Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yüksek faiz gelir transferi demektir


Yüksek faiz, ucuz döviz uygulaması Türkiye'de fakirden varlıklıya, içeriden dışarıya gelir ve servet transferini hızlandırdı. Zaten bozuk olan gelir dağılımının daha da rezil hale gelmesine yol açtı.
Yüksek faiz, ucuz döviz uygulaması ülkede faiz konusunda iki farklı oluşuma yol açtı.
(1) Bankalar, özel sektör kuruluşları finansman ihtiyaçlarını döviz kredisiyle karşılar hale geldi. Döviz kredisi kullananlar, döviz kurunun değişmeyeceği varsayımıyla, dünyada geçerli faiz oranlarının biraz üzerinde (risk primi eklemesiyle) borçlanabiliyor.
(2) Merkez Bankası dünyada geçerli faiz oranlarıyla borçlananların dövizlerini Türk parasına çeviriyor. Ve de bu dövizlerin karşılığı Türk parasına Hazine yüzde 10-yüzde 12 dolayında reel (enflasyondan arındırılmış) faiz ödüyor.
Bu iki farklı uygulama sonucunda özel sektörün faiz yükü azalırken Hazine'nin faiz yükü giderek büyüyor.

Bütçenin % 30 - % 40'ı faize
Hazine'nin faiz yükünü ülkede yaşayanlar (halk) taşıyor. Hazine'nin faiz ödemeleri devlet bütçesinden yapılıyor. Bütçenin ana gelir kaynağı vergidir. Türkiye'de vergilerin yüzde 70'i dolaylı vergilerdir. Dolaylı vergiler, fakir-zengin farkı olmadan herkesin eşit olarak ödediği KDV-ÖTV gibi vergilerdir. Ülkede nüfusun (halkın) çoğunluğu alt gelir grubunda olduğu için bu tür vergileri fakirler öder.
Devlet fakirlerin ödediği vergileri, Hazine bonosu ve devlet tahvili alanlara faiz geliri olarak aktardığında, fakirden aldığını varlıklıya vermiş olur. Yüksek faizden yararlanmak için Türkiye'ye döviz getirenlere, gönderenlere, faiz ödemesi yapıldığında, içeriden dışarıya gelir-varlık aktarılmış olur.
Bu ülkede üretilen mal ve hizmetlerin parasal (katma) değerinin toplamı milli geliri oluşturur. Milli gelir, bu ülkede yaşayanların toplam üretimleri karşılığı elde ettikleri toplam gelirdir.

Fakir giderek fakirleşiyor
Devlet bu gelirin yaklaşık yüzde 30'unu vergi geliri ve vergi dışı gelir olarak toplayarak, bütçeyle birilerine aktarır. Önemli olan milli gelirin bütçeyle harcanan yüzde 30'luk bölümünün halkın refahı için, kalkınma için harcanmasıdır. Ama bizde bu yapılamıyor.
Devletimiz yüksek faiz ödediği için vergi ve vergi dışı yollardan milli gelirden aldığı bu yüzde 30 payın yüzde 40 dolayındaki kısmını faiz olarak Hazine bonosu ve devlet tahvili satın alan varlıklı kesime ve yabancılara aktarıyor.
Bütçenin yüzde 55 dolayındaki kısmı faiz ve faiz dışı fazlaya ayrılıyor. Devletin fakirden alarak, aldığını hizmet için kullanacak yerde, varlıklıya aktarması, dışarıya çıkaracaklara teslim etmesi gelir dağılımının giderek bozulmasına, fakirin daha fakir hale gelmesine yol açıyor.

Milli gelirin ve bütçe harcamalarının ne kadarı faize gidiyor?
200320042005
GSMH (milli gelir)356.680428.932486.401
Genel bütçe harcamaları140.455141.021144.562
Faiz ödemeleri58.60956.48545.679
Faiz dışı fazla18.40426.18835.936
Bütçe harc./(GSMH) milli gelir% 39.4% 32.9% 29.7
Faiz/bütçe harc.% 41.7% 40.0% 31.6
Faiz dışı fazla/bütçe harc.% 13.1% 18.5% 24.4
Faiz+faiz dışı fazla/bütçe h.% 54.8% 58.5% 55.0
Faiz ödemeleri/(GSMH) milli gelir% 16.4% 13.2% 9.4
Faiz dışı fazla/(GSMH) milli gelir% 5.2% 6.1% 7.4
Faiz+faiz dışı/(GSMH) milli gelir% 21.6% 19.3% 16.8

Kaynak: Maliye Bakanlığı

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Orduya güvenmek
TÜRKİYE'DE daima "en güvenilir kurum" ordudur...
Çetin ALTAN
Ekonomik şeffaflıktan yoksunluk, kutuplaşmaları keskinleştirirken...
Türkiye, neden bir türlü çözümlenemediğiyle h...
Melih AŞIK
Çaycuma'da okul
İrtica var mı, yok mu? Gözlerinizi kapatarak ...
Fikret BİLA
Baykal ve Çiçek'ten irtica yorumu
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın konuşma...
Hasan CEMAL
Siyaset mi, üniforma mı?
Siyaset mi, üniforma mı? Hangisi? Atatürk ne ...
Güneri CIVAOĞLU
1. yıl kavşağı
Papa'nın Türkiye gezisini protesto için uçak ...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSS'de 3. önkayıt açılır mı?
Üniversitelerdeki boş kontenjan sayısı, ikinc...
Hurşit GÜNEŞ
Sabancı ücretsiz mi okuyacak?
Dünkü yazımızda yükseköğrenimde ücretli siste...
Nail GÜRELİ
AB siyasi olmaktan çıktı
Belki yakıştıranlar olmuştur, ama doğrusu biz...
Metin MÜNİR
Uydu konusunu ambalajdan çıkaralım
Milliyetçilik ambalajına sarılan her şeyin Tü...
Hasan PULUR
İrtica var mı, yok mu?
İRTİCA ve mürteci...
Meral TAMER
Brüksel'den Türkiye farklı görünüyor!
TÜSİAD'ın Avrupa Birliği ile müzakere sürecin...
Ece TEMELKURAN
Platon ve Büyükanıt
"Bugün, aydınlar dünyası, 'yeni aydınlar', do...
Osman ULAGAY
AKP, TSK ve AB denklemi
Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ile tam üyeli...
Güngör URAS
Yüksek faiz gelir transferi demektir
Yüksek faiz, ucuz döviz uygulaması Türkiye'de...
M. Ali BİRAND
1 yıldır, AB ile müzakere değil, kavga ettik
Kendi kendimizi hiç aldatmayalım.

© 2006 Milliyet