Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ermeni tasarısına karşı...


PAZARTESİ günü bu sütunda "Üniversiteler niye susuyor?" diye yazmıştım; üzüntülüydüm. Şimdi mutlulukla görüyorum ki, 'konuşan' üniversitelerimiz var.
YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç, pazartesi günü Fransız Cumhurbaşkanı Chirac'a mektup yazıyor. Eski "Galatasaray Üniversitesi Rektörü" olduğunu belirten Teziç, Fransa'nın büyük kamu hukukçusu Georges Vedel'in 2003 yılında "Bu tür konuların kanunla düzenlenmesi anayasaya aykırıdır" şeklinde mütalaa verdiğini hatırlatıyor Chirac'a...
Dün bu satırlar baskıya girene kadar Galatasaray, İstanbul, Uludağ, Ege ve Atatürk üniversitelerinin senatoları tarafından mahut 'tasarı'ya karşı yayımlanan bildiriler geldi.
Fransız kültürüyle ilişkisi bakımından Galatasaray Üniversitesi Senatosu'nun Fransa Cumhurbaşkanı'na, Meclis Başkanı'na ve Dışişleri Bakanı'na mektup göndermesi bilhassa anlamlıdır. Mektup "Biz de size öğrenci göndermeyiz ha!" gibi çocuksu tepkilerle değil, akademik ağırbaşlılıkla, etkili bir nezaket diliyle kaleme alınmış. Tasarıyı "akademik özgürlükler" açısından eleştiriyor, Fransız tarihçilerinin de karşı çıktığını hatırlatıyor. Doğru tavır budur. Tasarının yumuşak karnı fikir, ifade özgürlüklerine ve akademik özgürlüklere karşı bir darbe olmasıdır.

Akademik özgürlükler
Üniversitelerimiz ses vermekte maalesef geciktiler; pazartesiyi, salıyı beklemek mi lazımdı?! Fransız Meclisi'ndeki oylama yarın! Bu konuda iş dünyasının çok daha erken ve aktif davrandığını kaydetmek gerekir.
Ermeni diasporasının yürüttüğü bu 'tasarı saldırısı'nı püskürtmenin yolu, meseleyi bir "fikir ve ifade hürriyeti" davası olarak ele almaktır.
Fransa'da da tasarıya karşı çıkanlar bu gerekçeye dayanıyor. Ermeni yanlısı Anayasa Profesörü Jack Lang, ifade özgürlüğüne ve akademik özgürlüğe aykırı olan bu tasarı yasalaşırsa Anayasa Mahkemesi'nde iptal edileceğini, kendisinin de aynı gerekçeyle ret oyu vereceğini söylüyor!
Hatta Fransız Anayasa Mahkemesi'nin 2001 tarihli "Ermeni soykırımını tanıma" yasasını da iptal edebileceğine dikkat çekiyor.
Oportünist ve ikbalperest Sarkozy'nin danışmanı Senatör François Fillion da aynı gerekçeyle tasarıya karşı çıkıyor, Fransız Meclisi'ne "Tasarıyı reddedin" diye çağrı yapıyor.
Olli Rehn günlerdir bunu söylüyor, Fransa'yı uyarıyor.

Misilleme yanlıştır
Türkiye'nin içinde Fransa'ya karşı "misilleme", hatta "kısas" duygusuyla "Cezayir soykırımı"nı tanıma ve Ermeni soykırımından bahsedenleri hapse atma amacıyla kanun teklifi hazırlamak gibi girişimler yanlıştır. 70 bin Ermenistanlıyı sınır dışı etme önerisi de yanlıştır.
Bunların hiçbiri Fransa'yı ırgalamaz, Türkiye'yi ise "öfkeyle kalkıp zararla oturan" durumuna düşürür. Ermeni tasarısına karşı "fikir özgürlüğü" tezimizi zaafa uğratır. Bu girişimlere Başbakan'ın karşı çıkması isabetli olmuştur.
Türkiye içeride ve dışarıda akademik özgürlüklere sahip çıktığı zaman, dünyada akademik özgürlükleri önemseyenler aynı safta olacaktır; Ermeni yanlısı Prof. Jack Lang'ın tasarıya karşı çıkması gibi.
Öyle bir serbest düşünce ve ifade çağında yaşıyoruz ki, tasarı yasalaşırsa kısa vadede bir ölçüde Türkiye'ye, ama uzun vadede ağır biçimde Fransa'ya zarar verecek, Fransa'nın alnında bir kara leke olacaktır.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ermeni tasarısına karşı...
PAZARTESİ günü bu sütunda "Üniversiteler niye...
Çetin ALTAN
Demode sloganlarla çıkmazlara doğru koşmak, yahut koşmamak
Öncelikle arapsaçına dönmüş gibi görünen iç v...
Melih AŞIK
Af çözüm mü?
Türkiye son 20 yılda PKK için doğrudan ya da ...
Fikret BİLA
Ağar: Oy içinse, Allah hiçbir şey nasip etmesin
"Dağda silahla gezeceğine ovada siyaset yapsı...
Hasan CEMAL
Darbe istemek, darbe yapmak!
Akıl tutulması ne demek? Türkiye'de darbe ist...
Güneri CIVAOĞLU
Zekâ testi
Asteriks Obeliks resimli romanlarında bir Fra...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSS, Çelik, Mumcu
Milli Eğitim Bakanı Çelik hakkında verilen ge...
Hurşit GÜNEŞ
Phelps'e Nobel: Makronun muhteşem dönüşü
Geçen hafta üniversitede öğrencilerime başlan...
Nail GÜRELİ
Yapanın yaptığı yanına kalıyor
Gazetecilikte "fikri takip" diye bir kural va...
Hasan PULUR
Osmanlı oyunu!!!
1980'li yılların ortalarında Yunanistan'a git...
Meral TAMER
Fransa, AKP ve ABD, hukuka ne kadar saygılı?
Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin açı...
Ece TEMELKURAN
Evin mi var arzun var!
"Tasarım" hadisesi çıkalıberi o havalı mekânl...
Osman ULAGAY
Nobel alan Phelps'in kapitalizme bakışı
Nobel Ekonomi Ödülü'nü alan Edmund Phelps son...
Güngör URAS
Toprak rantı
Kadıköy'deki Kenan Evren Lisesi'nin üzerinde ...
M. Ali BİRAND
Mehmet Ağar farklılaşıyor...
Herşey beklenebilirdi de, Mehmet Ağar'ın PKK ...

© 2006 Milliyet