|
 |
|
|
Bukalemun!
Pazar akşamı futbol proframlarından geçilmese de ekran, Telegol hep bir adım önde, hep bir adım önde... Şimdi bu deli dolu, kavgacı ekibe bir de Cem Papila katıldı. Performansıyla Ahmet Çakar'ı ve Erman Toroğlu'nu zorlayabilecek mi, ileriki haftalarda göreceğiz...
Bu haftanın anket konusu: Hangi teknik direktör önce gider? Zico, Gerets ya da Tigana yaz, 3004'e gönder...
Galatasaray konuşulurken ve Gökmen Özdenak yönetimin yanlış transferlerine vurgu yaparken "Herkes mini eteğin görünen kısmını tartışıyor, görünmeyen kısmı futbolcular" dedi de, ben ne demek istedi anlamadım!
Özdenak Galatasaray futbolcularını yerden yere vuruyordu ki, zorla rolünü çaldılar:
Adnan Aybaba: Hakan Şükür de enterasan Gökmen Abi.Hakan Şükür'e baksana, Milli Takım'da devre arasında mesaj atıyor. Abi, böyle bir şey olabilir mi? Demek Galatasaray takımı hakikaten bitmiş, başta Hakan Şükür bitmiş.
Serhat Ulueren: Hakan Şükür'ün milli takımda mesaj atmasıyla Galatasaray takımının bitmesi arasında nasıl bir bağlantı var?
AA: Ordan oraya yansıyor her şey. Birbiriyle bağlantılı bunlar...
Gökmen Özdenak: Geçen hafta sen Hakan Şükür'ü methediyordun. Bu hafta ne diyon?
AA: Abi Milli Takım'da 4 tane gol attı diye, hep Hakan Şükür'ü mü konuşacak bu ülke?
GÖ: Ya sende bir hafta methediyorsun, öbür hafta eleştiriyorsun...
AA: Ben bir kere methettim, o da en kötü denilen Macaristan maçından sonra.
GÖ: Hakan Şükür hala oynar. Daha 2-3 sene oynar.
AA: Abi 4 tane gol atmadı mı, niye bırakmıyor? Niye gençlerin önünü açmıyor?..
Ziya Şengül: Sen bukalemun gibi olmak zorunda değilsin. Ya kardeşim 5 gün evvel, sen çıkıp burada Hakan'ı öyle bir anlattın ki; "muhteşem" dedin. Hakan hakkında yazı yazdın.
AA: Abi 4 gol.....
ZŞ: Müsaade etmiyorsun ki, hep konuşuyorsun çata pata... Gündem değiştirmek için, ya da kendini oturtmak için herkesin dediğinin tersini söyleyip, saçmalıyorsun. İnsanın fikrinin bir hafta sonra bu kadar büyük değişikliğe uğraması garip... Herkes onu eleştirirken, "Ben Hakan'sız Milli Takım düşünemiyorum. Hakan çok iyi oynuyor" dedin. Şimdi "Hep onu mu konuşacağız, bıraksın" diyorsun. Dalga mı geçiyorsun?
Sonra konu uzadı da uzadı:
- Kardeşim o Milli Takım'ın kaptanı...
- 4 gol atmış, daha ne istiyor...
- O kararını kendi verir. Sen ona karışamazsın...
- Gençlerin önünü açmıyor...
Vıdı vıdı bıdı bıdı vıdı bıdı...
Bunlar bizimle gerçekten dalga geçiyor. Biz de gecenin 2'sinde hala bu zat-ı şahanelerini dinliyoruz... Ey seyirci, titre ve kendine gel!
Not: Programın ortalarındaki anket sonucuna göre: Yüzde 80 Zico, yüzde 14 Gerets, yüzde 6 Tigana önce gidermiş. Sonucu ise bilmiyorum, bünyem programı daha fazla kaldıramamış, televizyon karşısında uyumuşum...
Bütün çocuklara spor yaptırmalıyız. Ama çocuklarımıza tek çıkış yolu olarak futbolu göstermemeliyiz. Hepsinin profesyonel olmasına olanak yok.
18 yaşına geldiğinde futbolla ilişkisi kesilmiş ve yapacak başka hiçbir şeyi olmayan bir dolu genç hem kendileri hem de toplum için sorun demektir.
Şenol Güneş
Haberiniz var mı?
Birinci Lig'de puantaj olarak en çekişmeli sezonlardan birisi 1980-81 oldu. Takımların galibiyet sayıları birbirlerine o kadar yakın oldu ki, ligi 2. sırada tamamlayan Adanaspor 34 puan toplarken, düşen Rizespor'un ise 29 puanı vardı.
Kötü çocuk Samet!
Futbolmania, 3 ahbabın bir kahvede ya da içki masasında yaptığı sohbetten öteye gitmeyince, programda en çok duyduğumuz sesler: Ha ha ha, sonra da hih ho hih ho hih ho oluyor.
Faik Gürses: Beşiktaş'ı karşı alanda tutacak olan kim?
Ömer Çavuşoğlu: Sen!
Faik Gürses: Haşa, o şeref size ait! (Ha ha ha)
Ömer Çavuşoğlu: Sana bir şey soracağım Aziz!
Aziz Üstel: Buyur.
Ömer Çavuşoğlu: Faik'in Beşiktaşlı olduğunu nereden anlıyorsun?
Aziz Üstel: Nereden anlıyorum?
Ömer Çavuşoğlu: Saçı yok. Çünkü saçını başını yoluyor devamlı.... (Hih ho hih ho hih)
İşte bu ve buna benzer sepeblerden dolayı, programın tanıtımında da "Pazar akşamının en güzel futbol sohbeti..." denilmiş, demek ki "futbol programı" demeye gönül elvermemiş.
Suçlu ayağa kalk!
Haftalardır Zico gönderilsin diye yapmadığını bırakmayan güzeller güzeli medyamızın ileri gelenleri, "Zico gitmiyorsa başkasını gönderelim" diye düşünmüş olacak ki, Faik Gürses tercihini Zico'nun tercümanı Samet'ten yana kullanmış: "Zico'nun yanındaki çocuk! Çocuk ya, o çacuğu kim dinler? Zico'nun yanına ağırlığı olan, yaşını başını almış birisi lazım!"
Sorunun esas sebebi 10 haftalık köşe bucak aramasından sonra bulundu: Tercüman Samet.
Kötü çocuk Samet, Fenerbahçe'nin şampiyonluğunun baş düşmanı... Onu gidi onu!..
***
Ne olacak bu köylünün hali?
Erman Toroğlu: Türk köylüsü banka borçları yüzünden traktörlerini satıyor. Satacak tabii, ne yapacak?
Şansal Büyüka: Köylü perişan hocam...
Erman Toroğlu: Gübreye zam, ilaca her sene zam...
(Maraton - Lig TV)
Çok doğru diyosun!
MACARİSTAN maçında dedik ki, 'Hakan Şükür sahanın en iyisi...' Kıyamet koptu!.. Herkes bu oyuncuyu yerden yere vurdu. Moldova maçında dediler ki, 'Bu Moldova, Macaristan'dan daha iyi takım...' 'Fark olur...' dedim, fark oldu. Hep mütevazı olmayacaksın, ara sıra futbolu fazla bildiğini hatırlatacaksın bazı insanlara...
(Adnan Aybaba - Star)
Daha 66 senesi var!
Kazım Kanat: Rüştü Reçber, alternatifsiz kaleci olduğunu kanıtladı.
Ahmet Çakar: Ama daha ne kadar, 100 yaşına geldi, 100...
Gürcan Bilgiç: 34 yaşında daha hocam ya!
(Santra - ATV)
Anlarız!
Arda bir başka... Kimse kim!.. Top ayağında mı, 'Yangınlar var!' diye bağırtır karşısındakileri. Abartı yapmadan. Bence Brezilya tarzı. Romario vardı bir zamanlar. Ben ona benzetiyorum. Takım oyunumuzun kurgusu da ondaydı, oyunumuzu yönlendiren ve düzenleyen de oydu. Arda'ya benden bu kadar. Onun adına erken öten horoz olmak istemediğimden... (Anlarsınız!)
(Ziya Şengül - Star)
Bildiğin Zico nasıldı?
Bazen düşünüyorum acaba bu Zico, bizim bildiğimiz, tanıdığımız Zico mu diye.. Öyle ya, Brezilya'da binlerce aynı ismi taşıyan kişi olabiliyor.(!)
(Altan Tanrıkulu - Hürriyet)
Yeter ki sen iste!
Nebil Evren: Az sonra burada milli takımı kuracağız.
Ömer Çavuşoğlu: Beni de milli takım teknik direktörü yapacak mısınız?
(Futbolmania - CNNTürk)
Arda'yı tanıyalım:
Müthiş bir taklit yeteneği olan genç futbolcu, özellikle hocalarının taklitleriyle arkadaşlarını kırıp geçiriyor. Takımda en çok Hakan Şükür ve Okan Buruk'la anlaşan Arda'nın bir diğer özelliği çiğköfteyi çok sevmesi. Genç futbolcu, sabah akşam demeden çifköfte yiyor.
(Ali Nail Küçük - Hürriyet)
yakantop@gmail.com
|
|
|

|