Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sepetlilerin dönüşü

Altın çağını II.Dünya Savaşı'nda ve sonrasında yaşayan sepetli motosikletler yeniden ilgi görmeye başladı


mozel@milliyet.com.tr




Motosiklete binsin binmesin, "Ne buluyorlar bu iki tekerleklilerde... Ben tekerlerimi yere sağlam basarım" desin; birçok insanın yollarda görmeyi sevdiği, kullanmayı istediği bir ulaşım aracıdır sepetli (sidecar) motosikletler. Geçenlerde Milliyet Dış Haberler Servisi'nden bisiklete binmeyi bilmeyen, motosikletçilere de önyargıyla yaklaşan şefim Kadri Gürsel de sordu "Türkiye'de sepetli motosiklet satılıyor mu?" diye. Bulsa eminim alacak...
Dünyada altın çağını II. Dünya Savaşı sırasında ve takip eden yıllarda yaşayan sepetli motosikletler, Türkiye'de de 1960'lı, 70'li yıllarda popüler bir ulaşım aracıydı. Bugün ise her gün birbirinin kopyası modelleri olan yeni motosiklet firmalarının kurulduğu Türkiye'de, henüz daha kimse sepetli motosiklet getirmeyi akıl etmedi. Oysa Rus efsanesi Ural'ın çok şık modelleri (tercihim retro) ABD ve Avrupa'da 8-10 bin dolar arasında değişen fiyatlarla büyük ilgi görüyor.

Biraz da tarih
Uralların hikayesi de ilginç. II. Dünya Savaşı'nda Almanlar BMW'nin sepetli R71 modelini cephede etkin şekilde kullanmaktadır. Almanya'nın Rusya'yı işgali kaçınılmaz, Rus ordusunun envanteriyse hantaldır.
Stalin bir grup ajanını 1940'te İsveç'e gönderir. Sovyet ajanları İsveç'ten beş tane BMW R71 (bu motosikletlerden biri hâlâ "hayatta" ve bir müzede sergileniyor) satın alıp ülkeye getirir. Motosikletler bir fabrikada parçalanır, birleştirilir. Rus mühendisler R71'in çalışma prensibini hatmeder ve 1941'de yaklaşan Alman birliklerinin menzili dışında, Urallar'da bir fabrikada M72 adıyla üretime geçerler. 1942 Ekim'inde motosikletler cepheye sürülür. Sovyetler savaş bitene kadar cepheye 9 bin 799 tane M72 gönderir.
Urallar'daki fabrika savaştan sonra da üretimi sürdürür. Ural adı artık SSCB'nin Almanlar üzerindeki zaferiyle özdeşleşmiş bir semboldür. Bugüne dek çoğu sepetli 3 milyonun üzerinde motosiklet üreten Ural, 21'inci yüzyıldan umutlu, birçok insanı daha motosiklet tutkunu yapmak için pusuda bekliyor.
Bu arada BMW'nin R71 modelini savaşta Amerikan Harley Davidson'un yanı sıra Japonların da kopyaladığını hatırlatalım. Hatta Harley Davidson fabrikasında üretilen 1000 Harley Davidson XA (Experimental Army-Deneysel Ordu) modeli cepheye bile sürüldü.

Ölen motosikletçilerin ruhuna...

Motosiklet fuarları İstanbul dahil dünyanın her yerinde en heyecanla beklenen organizasyonlardır. Güncellenen, makyaj yapılan, yepyeni veya konsept motorlar yollardan önce fuarlarda podyuma çıkar. Intermot gibi dev motosiklet organizasyonlarıysa, motosikletçiler için kaynaşma ortamı sağlar. Köln'deki fuarda da Avrupa'nın dört bir yanından motorlarıyla gelen motosikletçiler tanışma fırsatı buldu.
Geçenlerde Almanya'nın önemli simgelerinden Köln Katedrali'nde düzenlenen bir ayin, motosikletçilerin birbirlerini önceden tanımasalar bile bağlılıkla, ortak hareket edebildiklerini gösteren bir kanıttı. Yaklaşık 3 bin motosikletçi, trafik kazalarında ölen arkadaşları için katedralde dua etti, rahip onların motorlarını kutsadı. Ayinden sonra 3 bin motosikletçi, trafikte hiçbir kaosa neden olmadan kongre merkezinin yolunu tuttu.



CUMARTESİ
Çizme üzerine çeşitlemeler
Kahkaha attıran filmler
Prenses Diana'nın mobilyaları evinizde
Kasım ayında caz cenneti
ne var, ne yok
En moda En yeni
"Küçük mutfak"ta levrek salata
Çocuğunuza mutlaka sebze yedirin
Nasıl bir hamilelik tasarlıyordunuz?
Yemek haftası





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Menderes Özel
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet