Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kala kala Kosova kaldı...


Sırbistan'daki referandum, Balkanlar'da yeni bir krizin -veya eski bir krizin yeniden- patlak vermesine yol açabilir mi?
Mümkün. İlk bakışta, Sırbistan'ın 200 maddelik yeni anayasası, devletin demokratik esaslar üzerinde yeniden şekillenmesini amaçlıyor. Anayasa, insan hak ve özgürlüklerini, azınlık haklarını garantiliyor, idam cezasını kaldırıyor, ama aynı zamanda milliyetçi bir anlayışla, "Sırbistan'ın Sırpların anavatanı" olduğunu belirtiyor ve bu arada Kosova'yı da "Sırbistan'ın kurucu bir unsuru" olarak nitelendiriyor...
Referandum Kosova'da da yapıldı. Bu bölgede 2 milyona yakın Arnavut ile onun onda biri kadar bir Sırp azınlığı yaşıyor. Ancak bu Arnavutlara daha önceki seçimlere katılmayı reddettikleri için halkoylamasına katılma olanağı verilmedi. Zaten verilseydi de herhalde hiçbiri sandık başına gitmeyecekti. Dolayısıyla referandumun sonucunu, ülke çapında nüfusu 6.5 milyonu bulan etnik Sırplar (o da sadece yüzde 51.5'lik bir oranla) belirlemiş oldu.

Büyük derken ufak kaldı
Belgrad'ın Kosova'yı Sırbistan'ın bir parçası olarak saymasına ve referandumla bunu anayasal bir dayanak noktası haline getirme çabasına şaşmamak lazım. Sırplar bir zamanlar "Büyük Sırbistan" hayalini gerçekleştirmek isterken, Yugoslavya federasyonu içinde yer alan "cumhuriyetleri" tek tek kaybettiler ve giderek "ufaldılar". O kadar ki, geçen ocak ayında Karadağ'ın da Belgrad'dan koptuğunu ve bağımsızlığına kavuştuğunu gördüler. Şimdi kala kala Kosova (bir de Voyvodina Özerk Bölgesi) kaldı... Sırplar bunu da kaybetmek istemiyorlar. Ama yeni anayasayla bunu sağlamaları mümkün mü?
Aslında uluslararası camia açısından Kosova'nın statüsü henüz belirlenmiş değil. Bölge BM'nin kontrolü altında. Burada 16 bin kişilik bir NATO Barış Gücü görevde. Uluslararası "temas grubu" da, bir yıldır Priştina'daki Arnavut yönetimi ile Belgrad arasında bir uzlaşma sağlamaya çalışıyor ve Arnavutların bağımsızlık talebinin nasıl veya ne ölçüde karşılanabileceğini araştırıyor.
Kosovalı Arnavutların bağımsızlık isteği çok eskilere dayanır. Nitekim bu bölgede etnik Arnavutlar, Sırp yönetimine her fırsatta karşı çıktılar. Tito zamanında kendilerine verilen otonom bölge statüsüyle de yetinmediler. Yugoslavya'nın dağılması sürecinde, Arnavutlar Belgrad'a karşı başkaldırdılar, "Arnavut Kurtuluş Ordusu" adlı örgüt direnişe geçince, çok kan döküldü, binlerce insan öldü, on binlerce Arnavut ülkeden kaçmak zorunda kaldı... Sonunda NATO müdahale etti, ardından BM bölgeyi kontrolü altına aldı. Kasım 2005'ten itibaren de bağımsızlığa götürebilecek bir statü için müzakereler başladı...

Sakin iken geriliyor
Şimdi referandumla kabul edilen yeni anayasa, soruna "Sırp modeli" bir çözüm getiriyor. Ama bu, Arnavutların reddettiği bir "çözüm" şekli.
O halde ne olabilir? Anayasa'yı kale almayan ve bağımsızlık üzerinde ısrar eden Arnavutlar direnirse (ki bu büyük bir olasılık), Sırplar zora mı başvuracak? Bunu yapabilirler mi? Krizi ve kanlı çatışmaları göze alabilirler mi?
Öte yandan referandum sonucu karşısında BM müzakerelerin devamında ısrar edecek mi ve Arnavutların beklentilerini karşılayabilecek mi?
Görünen o ki, bir süredir nispi bir sükûnetin hüküm sürdüğü Balkanlar'ın bu hassas bölgesi, şimdi yeni çekişmelere ve gerginliklere sahne olmaya namzet...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Şehir ve tarih
DÜN ilk defa Ankara'nın yeni havaalanından ge...
Melih AŞIK
Son resepsiyon...
Cumhurbaşkanı Sezer'in 29 Ekim davetindeyiz.....
Fikret BİLA
Çankaya'dan siyaset dışı notlar
Cumhurbaşkanı'nın 29 Ekim, TBMM Başkanı'nın 2...
Hasan CEMAL
Aşk, ekmek, demokrasi!
Böyle bir başlık ilgi çekebilir. Ama yazıyı i...
Güneri CIVAOĞLU
Yüz dili
Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkması sorunu, klasik ...
Can Dündar
Sakıncalı bir destan
Bayramda şeytana uydum; sakıncalı bir destan ...
Abbas GÜÇLÜ
Mülakat olsun mu, olmasın mı?
Mülakat, giriş sınavları için de olabilir, me...
Hurşit GÜNEŞ
2007 bütçesi talebi frenler mi?
2007 bütçesine ilişkin en önemli konu talebin...
Sami KOHEN
Kala kala Kosova kaldı...
Sırbistan'daki referandum, Balkanlar'da yeni ...
Metin MÜNİR
Neden satıyorlar da almıyorlar?
Neden yabancılar Türk şirketlerini satın alıy...
Derya SAZAK
Deprem analizi
Bayramda İstanbul'dan da hissedilen 5.2 büyük...
Meral TAMER
Çiçek, Yozgat'ı avucunun içi gibi bilir
Hafta sonu evde kitaplarımı yerleştirirken Nu...
Güngör URAS
Sezer'in davetinde kadınlar ekonomi konuştu
Cumhuriyetin 83'üncü yılını kutlamak için Çan...
Serpil YILMAZ
Türkiye'nin en pahalı köyü
Antalya'da, Kekova'dan geçerken varılan Üçağı...
M. Ali BİRAND
Son iki haftanın perde arkası...
Bayram dahil, son iki hafta Türkiye'nin Avru...

© 2006 Milliyet