Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Kasım 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sahadaki yaratık!..


Dün akşam sahada gerçekten insanlıktan nasibini almamış yaratık vardı. Görüntüsü insana benziyordu ama, davranışları, yok etme isteği, insani duygulardan uzak, rakiplerine her türlü fiziksel kötülüğü yapmaya hazır, Alex adında bir yaratık vardı.
Hakem maalesef onun kötü niyetini üç tane öldüresiye girdiği pozisyonda farkedemedi, yakalayamadı. Yani bir Şampiyonlar Ligi maçında maç yorumuna bu şekilde girmek hiç doğal bir hadise değil. Ancak Arda'nın, Ümit Karan'ın ve Iliç'in herhangi bir yerlerinin kırılmadan bu maçı bitirmeleri gerçekten sevindiriciydi.
Bir insan bu kadar mı art niyetli, gaddar olur. Hakemin farkedemediğini Hollanda televizyonu bile farketti ve her gaddarlığından sonra yüz hatlarıyla, mimikleriyle onu milyonlara sundu.

Ah Tomas ah
Maça gelince, aslında Galatasaray'ın oyuna başlama düşüncesi ve yapmak istedikleri çok olumlu sinyallerdi. Taa ki, Tomas'ın hareketine kadar. Bir takım bu pozisyonlara hiç mi çalışmaz? Futbolcu, teknik adam, özellikle bu tip pozisyonların geleceğini hiç mi düşünemezler ?
Oyunun yaklaşık bir saatlik bölümü varken, Tomas'ın kontrolü nasıl kaybettiğini görünce, bu durumu ancak böyle bir hazırlıkları olmadıkları şeklinde yorumlayabilirim.
Yüzde yüz golle sonuçlanması dahi meçhul pozisyonda bırak gitsin, bırak gol olsun, onu telafi etme şansın var. Ama o hareketi yaparsan, maçı kurtarma şansın aza iniyor. Oyun orada koptu. O kopuşta Gerets'in devreye girmesi lazımdı.

Iliç neden çıktı?
Gerets'in, 66. dakikada yapacağı değişikliği o anda yapması lazımdı. Arda'yı da belkide takımı 9 kişi bırakmasına sebep olabilecek bir bölgede görevlendirdi. İkinci olarak da sabitleşmiş bir düşüncenin ürünü olan bir değişiklik yaptı. Yani o dakikalarda kanun gibi Iliç oyundan çıkıyor. Ben Iliç'in oyundan çıkmasını hiçbir şekilde olumlu bir tercih olarak görmüyorum. Şartlar ne olursa olsun, Iliç, Türkiye'de en iyi gol koşularını yapan bir futbolcu.
Bu arada Necati, fizik ve kafa olarak oyuna kesinlikle hazır olmadığını gösterdi. Sahadaki görüntüsü oyuna adapte olabilecek bir düşünceye ulaşmadığının kanıtıydı. Bence yapılması gereken Necati - Iliç değil, Ümit Karan - Hakan değişikliğiydi.

Gerçekten yazık oldu
Bütün bunlara baktığınız zaman belki sonucu normal değerlendirebiliriz, ama gerçekten yazık oldu. Galatasaray çok çok iyi mücadele etti. Ama Şampiyonlar Ligi'nde on kişi oyuna devam etmek kolay bir hadise değil.
Galatasaray bu sonuçla Avrupa şansını yitirmedi. Sadece Şampiyonlar Ligi'ne veda etti. Hâlâ da önünde devam edebileceği bir UEFA yolu var.
Sonuç olarak yine yazımın başına dönmek istiyorum. Çünkü dün akşam en fazla takıldığım şey bu oldu. Bu futbolda çok nadir zamanlarda görülmüş hadiselerden biridir. 21 futbolcu, bir hakem, 2 yardımcı hakem ve bir yaratığın mücadelesi! PSV'nin bundan sonra oynayacağı maçlarda rakipleri saha kenarına bir tabela asabilirler. Dikkat! Bu yaratık son derece tehlikelidir!..

mdenizli@milliyet.com.tr




SPOR
ACI HAYAT: 0-2
Beşiktaş'ta ikna turu
'Böyle devam'
Servet kaybetmiş
Kaos kapıyı çaldı!
Liverpool da turladı: 3-0
Alanya'da korkulu saatler
Kartal vuruldu: 76-65
Kayıp Sultanlar: 3-0
Haber turu...
Sahadaki yaratık!..
Kırmızı kart
Tavuğun adı: İddaa
Hayalleri zorlamayın
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mustafa DENİZLİ
Sahadaki yaratık!..
Dün akşam sahada gerçekten insanlıktan nasibi...
Rıdvan DİLMEN
Kırmızı kart
Artık tek şans kaldı, o da UEFA Kupası. Galat...
Atilla GÖKÇE
Tavuğun adı: İddaa
Kulüpler Birliği, yıllardır sürdürdüğü yayın ...
Halil ÖZER
Hayalleri zorlamayın
Bir Galatasaray düşünün. İlk yarıda topla yüz...


© 2006 Milliyet