|
 |
|
|
Zana'nın telefonu
Papa'nın ziyareti Güneydoğu'ya ilişkin iki önemli tartışmayı gölgeledi. Bunlardan ilki TESEV'in 'Doğu ve Güneydoğu'da Sosyal ve Ekonomik Öncelikler' konulu raporuydu. Bölgede işsizlik, yoksulluk ve zorunlu göçten kaynaklanan entegrasyon sorunları artarken Kuzey Irak'taki siyasi ve ekonomik gelişmelerin Kürtler için yeni bir 'aidiyet ve tahayyül malzemesi oluşturduğu' saptaması yapılmakta. Böyle bir ortamda, bölgede yaşayan insanların kendilerini 'adil bir toplumun eşit vatandaşları gibi hissetmeleri, devlete güven hissiyle bağlanabilmeleri' büyük önem kazanıyor.
Eşitsizliğin en büyük göstergesi,Doğu ve Güneydoğu'da kişi başına ulusal gelirin Türkiye ortalamasının üçte biri olması ve insanların yüzde 60'ının yoksulluk sınırının altında yaşamasıdır.
TESEV raporunun yayımlandığı günlerde Ankara'da Feridun Yazar'ın başkanı olduğu Kürt Demokrasi Forumu tarafından bir konferans düzenlendi.
'Kürtler, Kürt Sorununa Nasıl Bakıyor?' başlıklı toplantıya Demokratik Toplum Partisi (DTP) de çağrılmış, ancak katılmamıştı.
Toplantı medyaya bazı konuşmacıların 'federasyon' istedikleri şeklinde yansıdı.
Hafta başında DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Sakık'ın Milliyet'e ziyaretlerinde de bu konu gündeme geldi.
Türk, toplantıya niye katılmadıklarını anlatırken 'federasyon' tartışmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Leyla Zana'nın da kendisini arayarak, 'Niye karşı çıkmadınız?' diye serzenişte bulunduğunu aktardı. DTP'nin, Kürt sorununun Türkiye'nin bütünlüğü içinde çözümlenmesini istediğini ve Zana'nın tepkisinin çok önemli olduğunu vurguladı.
Ertesi gün bunları Milliyet'te yazdım.
Cuma gecesi Diyarbakır'dan Leyla Zana aradı; Ahmet Türk'ün söylediklerinin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Aralarında böyle bir konuşma geçmemişti! Zana, Kürtlerin birliğini savunduğunu söylemekle yetindi.
Oysa Zana, 2005 Mayıs'ında Avrupa basınına verilen ilanda Kıbrıs benzetmesi yapılması üzerine, 'federasyon' çağrışımı yapan metinden DTP üyeleriyle birlikte imzasını çekmişti.
Edindiğim bilgiler, 'kendisini aramadım' diyen Leyla Zana'nın Ahmet Türk'le Diyarbakır'da görüştüğü yönündedir. Feridun Yazar'ın konferansı orada gündeme gelmiş olabilir.
Keşke bu denli hassasiyet, Kürt sorununun siyasi yönü kadar, 'insani' boyutunda, yoksulluk ve sosyal politikalar alanında da gösterilebilse.
Nüfusun yüzde 60'ının yoksulluk sınırının altında yaşadığı Güneydoğu'da Kürtleri temsil etme iddiasındaki partiler barajı aşamıyorsa siyaset üretmekte sorun var demektir.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|