Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Aralık 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ankara sürprizi


AB halı sahasında 90 dakika bitti. Uzatmalar oynanıyor. "Altın golü" atan kazanır. AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn'in 'Türkiye'den altın gol bekliyoruz" söylemi şimdi anlaşılıyor. Türkiye'nin "bir limanını ve bir havaalanını Güney Kıbrıs gemilerine ve uçaklarına açabileceği" kartını masaya çakması acaba Olli Rehn'in beklentisi olabilir mi?
Görünüş öyle.
Herkes, 2007 cumhurbaşkanı seçimi ve genel seçimler nedeniyle Erdoğan'ın AB yolculuğunda boş vitese geçtiği kanısındayken bu öneri, gerçekten sürpriz oldu.
.........................
Gerçi ayrıntılar henüz tam aydınlanmış değil.
Karşılıklı ve eşzamanlı adımlar mı... Yoksa Güney Kıbrıs'a ve ambargonun kalkması için AB'ye bir süre tanıyarak koşulsuz adım atmak mı?
Bunlar ayrıca tartışılır.
Ama...
Önemli olan "Türkiye'nin AB üyeliği karşıtlarına, 'işte nihayet aradığımız fırsat' diyebilmek sevincini ve malzemesini" vermemektir. "Türkiye 2006 sonuna kadar limanlarını ve havaalanlarını açacaktı, tam üyelik görüşmeleri bu koşulla başlamıştı. Fakat Türkiye, imzasının arkasında durmuyor" ezberini bozmaktır.
Gerçekten...
Türkiye Başbakanı'nın "Türkiye değil, AB kaybeder" söylemi, katı tavrı sürdüreceği izlenimleri, AB'deki -adeta yeminli- Türkiye karşıtlarının ekmeklerine yağ sürmüştü.
Her şey onların etki alanına kayıyordu.
İşte böyle bir olumsuz süreçte karşıdan esmeye başlayan rüzgârlar Ankara'nın bu yeni önerisiyle yön değiştirebilir.
Haberin sızmasından sonra AB'den, Finlandiya'dan, İsveç'ten olumlu yankılar gelmeye başlaması bir işarettir.
............................
Atalette denge, yani hareketsiz kalarak durumu kurtarmak politikası yerine, aktif politika, çağımızın -genelde- geçerli olan yöntemidir.
Elbette riskleri var ama olayların sürüklediği "edilgen" politika yerine, olaylara ön alan "aktif" politikalar, özellikle kök salmış, kireçlenmiş kronik uluslararası sorunlarda zaman zaman gereklidir.
Örneğin...
Daha önce de "Annan Planı için referandum" kararı ve alınan sonuç, Güney Kıbrıs'ı köşeye sıkıştırmıştı.
Kendisini tanımayan Türkiye ile AB'ye tam üyelik müzakerelerinin başlamasına onay vermek Güney Kıbrıs'ın herhalde en son isteyeceği şeydi.
Ama... Referandum sonucu, AB'yi ve dünya kamuoyunu aldatmış gibi algılandı.
İmzayı atmak zorunda kaldı.
............................
Daha hemen böyle bir öneriyi kabul etmeyeceğini açıklaması bir anda Güney Kıbrıs'ı gene "uzlaşmayan/uzlaşmak istemeyen" görüntülere itiyor.
Başbakan Erdoğan, bir "B planı" olduğunu, o tutmazsa "C planı"nın varlığını söyledi.
Belki Türkiye bir öneri daha yapabilir.
Bu öneriler, atılan adımlarla amaç, Güney Kıbrıs'ın hareket alanını daraltırken, AB içinde Türkiye'yi destekleyen ülkelerin ellerini kuvvetlendirmek.
"Görüyorsunuz, Türkiye iyi niyetli girişimler yapıyor. Formüller üretiyor.
Uzlaşmaz ve katı değil.
Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinde daha olumlu mercekler kullanarak bakmalıyız.
Biz de Türkiye'ye verdiğimiz sözleri tutabildik mi?"
Son girişimlerle oluşabilecek psikolojik ortam, her şeyi çözmez elbette... Fakat liderler zirvesinden Türkiye için çok katı bir karar çıkmasını önleyebilir.
Hele TCK 301'de Türkiye yararlarıyla çatışmayacak ama AB değerleriyle de örtüşecek bir değişim de olursa...

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
"Fasarya" ile "Palavra"nın heykellerini yapmaya kalksak
İnsan yığınlarının binlerce yıllık, ahmaklık ...
Melih AŞIK
Altın golü attık!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın son günlerde AB'ye...
Fikret BİLA
Kıbrıs sorunu taksit taksit çözülür mü?
AB'nin, "Ek Protokol'ü uygula, limanları aç" ...
Hasan CEMAL
Bizim 13 Numara'ya Nobel!
Orhan Pamuk, yanında kızı Rüya, (Rüya Galatas...
Güneri CIVAOĞLU
Ankara sürprizi
AB halı sahasında 90 dakika bitti. Uzatmalar ...
Abbas GÜÇLÜ
Gazi aynı Gazi
Üniversiteler kıpır kıpır. En fazla fokurdaya...
Hurşit GÜNEŞ
Peygamberler şehri GAP başkenti oldu mu?
Önceki gün Gaziantep yoluyla Şanlıurfa'ya gel...
Sami KOHEN
Bush değişir mi?
'VAHİM... Korkunç... Dehşet verici..." Irak Ç...
Metin MÜNİR
Donmak mı, üşümek mi? Karar senin
Japona Japon olmak, Hintliye Hintli olmak yet...
Faik ÖZTRAK
Tek haneli enflasyon ve makro ekonomik istikrar
Kasım ayı enflasyon rakamları açıklandı. Piya...
Hasan PULUR
Hastaneye saldırmak nerede görülmüş?
AFERİN vatandaşa, ırz düşmanı katili linç ede...
Derya SAZAK
Nobel yazarı
Siyaset yazarı Nobel töreni izler mi?
Meral TAMER
Bob Geldof Topbaş'a neden oy vermez?
Önceki gün trafikle 1.5 saat boğuşup 5'i birk...
Ece TEMELKURAN
Hıristiyanlar, bombalar ve çocuklar
Almanya Başbakanı Merkel ve Fransa Cumhurbaşk...
Güngör URAS
Ödünün 'askıya' yararı olamaz
Türkiye'nin "bir limanını ve bir havaalanını ...
M. Ali BİRAND
Türkiye herkezin kafasını karıştırdı
Başbakan'ın " B-C planlarımız var" demesinin ...

© 2006 Milliyet