Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Rum tacizi böldü

Kıbrıs'ta Rum yönetiminin güneye geçen Türklere karşı uyguladığı sistemli baskı ile ırkçı Rumların taciz ve şiddet eylemleri, iki halkın ortak bir devlet çatısı altında bir arada yaşaması umudunu sona erdirdi

Sefa Karahasan - Lefkoşa


Kıbrıs'ta 23 Nisan 2003'te sınır kapıları açıldığında dünyadaki genel beklenti; Kıbrıslı Türklerle Rumların zamanla kaynaşarak bir arada yaşamak için uygun ortamı yaratacakları yönündeydi. Ancak kapıların açılmasının ardından geçen 3 yıla rağmen umulan olmadı. Kıbrıslı Rumlar, hem devlet hem de halk olarak, güneye geçen Kıbrıslı Türklere karşı özellikle 2006'da düşmanca davranışlarını gözle görülür biçimde artırdılar. Taciz ve saldırılar, sonunda, birlikte yaşama yanlısı Kıbrıslı Türkleri bile bu görüşlerinden vazgeçme noktasına getirdi.
Kıbrıslı Rumların Türklere karşı düşmanca tavırları sınır kapılarından başladı. Güneye geçen Türkleri didik didik arayan Rum polisi, üzerinde harita, tapu veya emlakla ilgili belge bulunan Kıbrıslı Türkleri gözaltına aldı. Kıbrıslı Türklere ait araçlar ise güneyde saldırılara maruz kaldı. Rum Yönetimi ise Türklerin uğradığı taciz ve saldırıları, "önemsiz" veya "münferit" olaylar olarak niteleyerek bunların devamına zemin hazırlamış oldu.
Kıbrıslı Rumların Ocak 2006'dan Kasım 2006'ya kadar geçen sürede Kıbrıslı Türklere karşı eylemleri şöyle sıralanıyor:

1- 18 Ocak 2006: Rum ana muhalefet partisi DİSİ ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) tarafından Rum Kesimi'nde düzenlenen "Barış İçin Birlikte" adında iki toplumlu bir faaliyet, sahte bomba ihbarıyla engellenmeye çalışıldı. Konferansa katılanların araçlarının lastikleri parçalandı.
2- 13 Şubat 2006: İki toplumlu olarak düzenlenen Kıbrıs Edebiyat Konferansı'nda, ikisi Kıbrıslı Türke, biri Kıbrıslı Ruma ve bir diğeri de Bulgaristan Elçiliği'ne ait dört aracın lastikleri parçalandı.
3- 27 Haziran 2006: Kıbrıslı Türk mimar Osman Sarper, Metehan Sınır Kapısı'ndan güney Kıbrıs'a geçtiği sırada, üzerinde inşaat planları ve belgeler bulundurduğu gerekçesiyle Rum polisi tarafından tutuklandı. Sarper 15 gün hapiste tutuldu.
4- 21 Eylül 2006: Avrupa Parlamentosu üyesi Ozan Ceyhun, güneyde Kıbrıs Türk plakalı bir taksiyle seyahat ederken, sekiz Kıbrıslı Rum gencinin saldırısına uğradı. Rumlar Kıbrıslı Türk şoförün yüzüne de tükürdüler.
5- 15 Kasım 2006: Kıbrıslı Türk gazeteci Sevgül Uludağ, güneye geçerken, aşırı milliyetçi Altın Şafak örgütü üyelerinin saldırı ve hakaretine uğradı. Aynı grup, gazeteci Aziz Ener'in aracına hasar verdi.
6- 20 Kasım 2006: Rum Yönetimi lideri Papadopulos, KKTC'den gelen ezan sesleri üzerine, "Vatan uğruna hayatını kaybedenler için kahramanlık mesajları, imam sesleriyle bastırılamayacaktır" dedi.
7- 21 Kasım 2006: Rum Meclisi, 1974'ten sonra kuzeyde kalan Rum mallarını satan veya satın alan Kıbrıslı Türklerin de tutuklanması yönünde bir karar çıkardı. Bu durumdakiler 7 yıla kadar hapis cezası alabilecek.
8- 22 Kasım 2006: Aşırı milliyetçi bir Rum örgütü olan Elen Ruhlu Gençlerin Milli Sesi (EFEN) üyesi oldukları sanılan, maskeli ve sopalı 15-20 kadar Rum genci, güneydeki İngiliz Okulu'nda Kıbrıslı Türk öğrencileri dövdüler. Polis saldırganların ifadesini almakla yetindi. Okulda 30 Kıbrıslı Türk öğrenci okuyor.

Soyer: Rumların tavrı AB ile çatışıyor

KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Güney Kıbrıs'ta Kıbrıslı Türklere yönelik ırkçı eylemleri Milliyet'e şu sözlerle değerlendirdi:
"Güney Kıbrıs, genel olarak Türkiye'ye ve Kıbrıslı Türklere karşı ötekileştirme kampanyası başlattı. Rum Yönetimi, halkın içinde var olan milliyetçi duyguları ırkçılığa kadar kamçılayan siyasal bir zemin yarattı. Bunu ben 'Cini şişeden çıkardı, içine koyamıyor' diye yorumluyorum... Yükselen her milliyetçilik dalgası üzerinde sörf yapmaya kalkan her siyasetçi gibi Papadopulos'un bu davranışı da evrensel demokratik değerlerle çatışan bir noktadır. AB ile çatışan bir noktadır."
"Sınır kapıları açılırken Papadopulos ve ekibi, sınır kapılarının açılmaması ve Kıbrıslı Rumların kuzeye geçmemesi için bütün sınırlarda, kuzeye geçmeye çalışan halka siyasal baskı yapıyordu. Bunu başaramadı. Şimdi sınır kapılarının açık olmasına karşın bu durumu zehirleyebilmek için bir hayli siyasetler geliştiriyor... Mimarları tutukluyorlar. Örgüt mensuplarına göz yumuyorlar. Güneye geçen Kıbrıslı Türklerin arabalarına tecavüzler, en son Kıbrıslı Rum mallarını alıp satan Kıbrıslı Türklere yönelik 7 yıl tutuklama emirleri. İngiliz okulunda okuyan Kıbrıslı Türklere yönelik saldırılar. Papadopulos, gerginlikler yaratarak toplumlar arası gerginliği bireyselleştrirmeye çalışıyor. Biz ama ona bu fırsatı vermeyeceğiz."




DÜNYA
Rum tacizi böldü
Nükleer gaf İsrail'i karıştırdı
Fransa, kamyonlarını soykırıma tahsis etmiş
Bağdat'ta Şiilere intihar saldırısı: 71 ölü, 235 yaralı






Sami KOHEN
Latin rüzgârı
ESKİ Şili diktatörü Gen. Augusto Pinochet'nin...


© 2006 Milliyet