Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB günleri (2)
AB'ye düşen nedir?

BRÜKSEL

Evet, Başbakan Erdoğan'ın belirttiği gibi AB, Türkiye'ye haksızlık yaptı. Evet, Dışişleri Bakanı Gül'ün dediği gibi bu karar, AB'den kaynaklanan vizyonsuzluğun ya da stratejik körlüğün bir ürünüdür.
Her iki tespit de doğru.
Erdoğan-Gül ikilisi, AB'ye dönük bu haklı eleştirileriyle birlikte iki noktayı bir kez daha açıklığa kavuşturdular:
AB ile yola devam!
Reformlara devam!
Peki, AB ne yaptı?
Güney Kıbrıs'a limanlarını açmayan, yani malların serbest dolaşımıyla ilgili yükümlülüğünü yerine getirmeyen Türkiye'ye bir ceza kesti.
Ama, bu ceza çok ağır kaçtı.
Konuyla ilgili ilgisiz sekiz faslın askıya alınması, geri kalanların da kapatılmasının bile 'Kıbrıs koşulu'na bağlanması çok ağır, çok orantısız bir yaptırım oldu.
Buna karşı AB'de şöyle deniyor:
"Unutmayın! Türkiye, AB üyesi olan Kıbrıs'ı tanımıyor; ama buna rağmen müzakereler açıldı. Yine, AB'ye karşı anlaşmalardan, yani Gümrük Birliği'nden kaynaklanan çok önemli bir yükümlülüğünü Türkiye yerine getirmiyor. Ama buna rağmen müzakereler tümüyle kesilmedi. Daha ne istiyorsunuz?.."
Kuzey Kıbrıs'a ilişkin ambargoyu kaldırma sözünü tutmayan AB'nin bize dönük bu bakış açısında gerçek payı yok mu? Var tabii.
Türkiye'nin büyüklüğü ve stratejik ağırlığı, -ve son Kıbrıs hamlesi dahil hükümetin bastırması- AB içinde Türkiye'ye karşı daha kötü bir şeyler yapmak isteyen ülkelerin yolunu şimdilik kesmiş oldu.
Kısacası:
Yaşanabilir bir durum var!
Ancak, trenin rayında bugünlük gidebilmesi ya da havanın düzelmesi için AB tarafının öncelikle yapması gerekenler gündeme gelmiş durumda.
Bunlar üç noktada toplanıyor:
(1) Müzakereye hazır olan, ancak Güney Kıbrıs'ın engellemesi yüzünden açılamayan dört faslın (aslında üç fasıl) hemen müzakereye açılması...
(2) Papadopulos yönetiminin herhangi bir yeni oyununa fırsat tanınmaması...
(3) Kuzey Kıbrıs'a yönelik izolasyonların kaldırılması konusundaki 'doğrudan ticaret tüzüğü'nün ocak ayında ele alınarak, AB ile gerçek anlamda doğrudan ticarete -yani Rumlar üzerinden değil- kapıyı açacak biçimde çıkarılması...
Bu üç nokta önemli.
AB eğer iyi niyetli olduğunu göstermek istiyorsa, bu üç noktada hiç vakit geçirmeksizin harekete geçmelidir.
Çünkü Ankara kızgın!
Hükümette, Dışişleri'nde, kapalı kapılar arkasında AB'ye karşı esen hava son derece olumsuz. Bu havanın demeçlerle dışarıya yansıtılmasından kaçınılıyor.
Ama eski deyişle 'hal'de, yani Ankara'nın davranışlarında da bu durum devam edebilir mi? Yani AB ile değişik işbirliği alanlarında Türkiye, bugün hissettiği hayal kırıklıklarını yansıtıp bazen AB'ye mesafe koyabilir mi?
Ne kadar etkili olur olmaz ayrı konu. Ama bu ihtimal var.
İşbirliğinin devamı, öncelikle AB'nin demin belirttiğim üç noktada iyi niyetini belli etmesine bağlı...
Bu arada belirtmekte yarar var. Türkiye'nin de 301'i değiştirmesi, AB'deki gelişmeleri olumlu etkiler.
Evet, tren çok yavaşlıyor.
Ama rayda kalıyor!
Her şey 2007'ye, bizim seçimlere endekslenmiş durumda. Cumhurbaşkanı kim olacak? Genel seçimler nasıl sonuçlanacak?
Başta Türkiye'nin siyasal istikrarı dahil çok şey bu iki soruda düğümleniyor. Bu düğümler nasıl çözülecek, AB dahil önce herkes bunu görmek istiyor.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Top, Merkel'de
HIRİSTİYAN Demokrat Şansölye Merkel, gazeteci...
Çetin ALTAN
Akyaka'nın İskele Koyu ve Otello
Çağdaşlıkla, çağdışılığın birlikte fokurdayıp...
Melih AŞIK
Artık hep Kıbrıs
Golü attık.. Ters köşeye yatırdık... Rumları ...
Fikret BİLA
Türkiye direndiği alanda güçlü değil
Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları Topla...
Hasan CEMAL
AB'ye düşen nedir?
Evet, Başbakan Erdoğan'ın belirttiği gibi AB,...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya güzergâhı
AB'den "devam" kararı ile düğmeye Brüksel'den...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitimin amacı ne?
Temel Eğitim Kanunu'na baktığınızda eğitimin ...
Hurşit GÜNEŞ
Talep, politikalarla mı frenlendi?
Dün, şaşırtan büyüme rakamlarının ardından bi...
Nail GÜRELİ
Cevat Abbas'tan günümüze
İçinden Yeşilırmak'ın geçtiği Amasya'da, kent...
Sami KOHEN
Latin rüzgârı
ESKİ Şili diktatörü Gen. Augusto Pinochet'nin...
Metin MÜNİR
Rum tarafı yabancı bir ülkedir
Hayatımın ilk dört yılını babamın ormancılık ...
Hasan PULUR
Takva sahibi...
GÜNLERDİR, sinema afişlerinde, gazete ilanlar...
Erdoğan SAĞLAM
Orhan Pamuk'un Nobel Ödülü'ne vergi olmaz
Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan yazar Orhan P...
Meral TAMER
Bakanlar, lüks Mercedes olmadan görev yapamıyor!
Önümde 28 kasım tarihli TBMM Plan ve Bütçe Ko...
Ece TEMELKURAN
Uzun bir gece...
Dilerim bütün diktatörler, öte dünyaya inanıy...
Güngör URAS
Üretimde büyükler kazanıyor, küçükler ağlıyor
Hisse senetleri borsada işlem gören 220 büyük...
M. Ali BİRAND
AB, Türkiye'den vaz geçemedi...
Avrupa Birliği'nin son kararını birkaç açıdan...

© 2006 Milliyet