Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sezer fırtınası


Siyaset takviminde "AB fırtınası" nispeten az hasarla atlatıldı. Şimdi de takvimde yazmayan "Sezer fırtınası" esiyor.
Şiddetini artırabilir.
Cumhurbaşkanı Sezer'in "nisanda erken seçim yapılması, cumhurbaşkanını yeni Meclis'in seçmesi gerektiği" ve "siyasi partiler için barajın yüzde 10'un altına düşürülmesi" söylemi, siyaset atmosferine yoğun elektrik yüklemekte.
Bu elektrik yüklemesinin süreceği sezilmekte.
Sezer neden böyle bir konuşma yaptı?
Herhalde... Boş laf etmek için değil.
.......................
İlk olasılık, 7 yıllık görev süresinin sonuna gelen bir cumhurbaşkanının kendince doğru bildiği şeyleri, henüz zaman varken dile getirmesidir. Bir beklentisi olmaksızın ulusuna, devletinin doruğundan yapabileceği son hizmeti, vicdan rahatlığıyla vermek istemesidir.
Buna, cumhurbaşkanının hukukçu kimliğini de eklemek gerekir.
Gerçi yazılı hukuk, ilk ve öncelikli kaynaktır.
Anayasa ve yasalar gereği bu Meclis, cumhurbaşkanını seçebilir. Sonbaharda, yani, yasal 5 yıllık dönem sonunda da genel seçimler yapılır ama "kanunların ruhu" da önemlidir.
Cumhurbaşkanı Sezer, seçmen sayısının sadece yüzde 25'ini temsil eden, buna karşılık, Meclis'teki oranı yüzde 60'ı aşan AKP'yi "kanunların ruhu" ilkesiyle sorguluyor olabilir.
"AKP'nin oylarının daha da düştüğünü" kamuoyu araştırmaları bir yana bizzat AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan söyledi.
Yani... AKP'nin seçmen/milletvekili oranındaki çarpıklığın daha da büyüdüğü AKP liderinin gözlemi. O halde nisan ayında cumhurbaşkanını bu Meclis'in, daha doğrusu temsil oranı daha da düşmüş AKP grubunun seçmesi olasılığını Sezer'in sakıncalı gördüğü anlaşılıyor.
.......................
İkinci olasılık, bu çok önemli siyaset gündeminde, doğrudan söz söylemeyi sakıncalı bulan duyarlı kurumların, görüşlerini Cumhurbaşkanı Sezer'e sunmuş olduklarıdır.
Aynı kaygıyı paylaştığı anlaşılan Sezer tarafından dile getirilmesidir.
Bir süredir Çankaya ile duyarlı kurumların, hükümetle farklı çizgilerde oldukları zaten gözlenmekte.
"AB'ye sürpriz öneri" karşısında tepkileri bunun son örneği...
Böyle bir durum varsa, "nisanda genel seçim" görüşünün değişik ortamlarda vurgulanacağı da öngörülebilir.
.......................
AKP, Meclis çoğunluğuna dayanarak, "erken seçim kararı" almaz, kendi adayını cumhurbaşkanı seçebilir.
Ama...
Böylece seçilen kişi ulusun tamamını kucaklayacak "tarafsız" cumhurbaşkanı tanımına uygun olur mu?
"Tarafsızlık" da bir Anayasa maddesi...
Sezer'in cumhurbaşkanı seçilmesi sürecinde dönemin "gölgedeki gücü" olan Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, hükümetin 3 ortağının yanı sıra muhalefetteki DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in de imzasını almıştı.
Sezer'in seçimine, Meclis'in neredeyse tamamının ve ulusun büyük çoğunluğunun iradesi yansımıştı.
Demirel'in DYP'si onu tek başına cumhurbaşkanı seçecek Meclis çoğunluğuna sahip değildi, fakat hükümet ortağı CHP'nin de oylarıyla hem Meclis'in hem de ulusun adayı olarak gösterildi ve seçildi.
Merhum Özal'ın cumhurbaşkanı seçilmesi çok tepki çekmişti. Seçmen tabanı ve Meclis'te tek başına cumhurbaşkanı seçecek çoğunluğuyla ANAP, bugünkü AKP durumundaydı. Oran çarpıktı.
Özal dinlemedi, seçildi.
Tepkiler için "alışırlar, alışırlar" diyordu.
Ama... Kendisi bile "alışamadı."
Cumhurbaşkanlığının en güçsüz olduğu dönemdi denilebilir.
O kadar ki... Yakınlarına göre, Özal yaşasaydı, Çankaya'yı bırakacak ve yeni bir parti kurarak aktif siyasete geçecekti.
.........................
Son olasılık... "Cumhurbaşkanı Sezer, aktif siyaset için hazırlık yapıyor" iddiaları...
Bence "hayır" . Öyle bir hayır ki, yukarıdaki bütün olasılıklarda yanılabilirim ama bu sonuncusunda değil.

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kıbrıs'ta hareket zamanı
ABBakanlar Konseyi'nin Kıbrıs konusundaki kar...
Çetin ALTAN
'Ahmak ıslatan' tatavaları
Yağmur çeşitleri içinde, "bardaktan boşanırca...
Melih AŞIK
Acarantalya!
Acarkent ve Acaristanbul'daki orman cinayetle...
Fikret BİLA
Baykal: Başbakan, Sezer'e kulak versin
CHP lideri Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın ...
Hasan CEMAL
Kuliste Büyükanıt Paşa!
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'ın ge...
Güneri CIVAOĞLU
Sezer fırtınası
Siyaset takviminde "AB fırtınası" nispeten az...
Can Dündar
Deve
Bir de bana dedirtir insanoğlu, "Nerem doğru...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyonun sorumlusu belli. Ya cari açığın?
Bu ara Merkez Bankası (MB) Başkanı'nın her aç...
Doğan HEPER
Türkiye kuş mu, deve mi?
AB'de kavga sürüyor. Türkiye kavgası. Avustur...
Semih İDİZ
AB'ye alternatifler geliştirilmeli
AB dışişleri bakanları, kendi içlerindeki böl...
Sami KOHEN
Tren kalkış sinyali bekliyor
NİHAYET "finiş" çizgisine gelindi... Uzun mar...
Hasan PULUR
Avrupalının da vicdanı vardır...
ZAMAN zaman isyan ederiz: "Şu Avrupa'da vicda...
Derya SAZAK
Çankaya, Sezer, Baykal
Milliyet'te dün Önder Yılmaz'ın "atlatma" hab...
Meral TAMER
Adalet Ağaoğlu'nun gönderdiği Mercedes yıldızı
Değerli romancımız Adalet Ağaoğlu'dan telefon...
Yaman TÖRÜNER
Bütün tapular iptal edilebilir
Acarkent ve Beykoz Konakları ile ilgili tartı...
Güngör URAS
İyi ise Merkez'den, kötü ise başkalarından
Merkez Bankası Başkanı son günlerde fazlaca k...
M. Ali BİRAND
Papadopulos yine kaybetti...
Şu sıralarda hiçbir lider, Kıbrıs Cumhurbaşka...

© 2006 Milliyet