|
 |
|
|
Yatağan metal yorgunu!
24 yaşındaki Yatağan Termik Santralı'nın yıllanmış boruları bir ay içinde dört kez patlayınca dört ay önce devreye giren filtre sistemi de dört kez devre dışı kaldı. Yetkililere göre, boru patlağı termik santrallarda yaşanan rutin arızalardan...
SERHAT OĞUZ Yatağan - FOTOĞRAFLAR: Yurttaş Tümer
Türkiye'nin elektrik enerjisi ihtiyacının yüzde 1.6'sını karşılayan, ancak baca gazı arıtma sistemi yılan hikâyesine dönen Yatağan Termik Santralı'nın ilk filtre ünitesi 15 Kasım'da devreye girdi. Ancak 24 yaşındaki santralın yaşlanmış boruları bir ay içinde dört kez patlayınca filtre sistemi de dört kez devre dışı kaldı.
Santral yetkilileri, toplam 250 kilometre boru bulunan santralda bu tür boru patlaklarının normal olduğunu, santralın metal yorgunu olduğunu söylüyorlar.
Yıllardır kül ve atık suların boşaltıldığı kül barajına artık kireç sütü de boşaltılıyor. 475 metre yüksekliğe ulaşana kadar atık ve küllerle doldurulacak olan baraj, çevredeki ağaçları da yutmaya başladı. Betonlaşan küller, birçok ağacın boyunu aşmak üzere...
3 yeni tesis geliyor
Çevreye zarar verdiği gerekçesiyle Yatağan halkının tepkisini çeken Yatağan Termik Santralı'nda üç ünitede baca gazı arıtma tesisi kurulması planlanıyor. Santralda bir ay önce devreye giren ilk filtrenin bulunduğu birinci ünitede bir ay içinde 4 kez boru patlayınca sistem devre dışı kaldı. Diğer iki arıtma tesisinin şubat ve mart aylarında devreye girmesi planlanıyor.
Santralın kapılarını Milliyet'e açan Genel Müdür Nuri Şerefoğlu ve İşletme Müdürü Aziz Tığ, arızaların filtre sisteminden değil, 540 santigrat derecede buhar ve su taşıyan borulardaki patlaklardan meydana geldiğini söylediler.
24 yıl önce devreye giren santralda artık metal yorgunluğunun yaşandığını, her geçen gün daha fazla borunun patladığını belirten Şerefoğlu, bunu önlemek için her yıl boruları bölüm bölüm yenilediklerini söyledi.
Şerefoğlu'na göre, Türkiye'deki 12 santralda da patlamalar sıklıkla yaşanıyor, ancak Yatağan'daki arızalar çok ses getiriyor.
Ekinlerimiz mahvoluyor
Santralın tamamen kapatılmasına karşı olan, ancak çevreye verdiği zararın önlenmesini isteyen çevre halkı, sadece bacalardan çıkan dumanın değil, kömür ve kül tozlarının da uçuşarak ekinlere zarar verdiğini belirtiyor.
Santrala komşu olan Şahinler köyünde yaşayan Adil Kaplan, ağaçlardaki zeytinlerin olgunlaşmadan döküldüğünü, eskiden 50 kilogramlık bir zeytin çuvalından 13 kilogram yağ alınabilirken, bu miktarın 6-7 kilograma düştüğünü söylüyor.
Köyün muhtarı Nurol Katı ise, "İki yılda bir zeytin daha verimli olur. Bu yıl verimli olması gerekirken, bekleneni alamadık. Kahrını biz çekiyoruz, ama faydalanan biz olmuyoruz" diye konuşuyor.
ŞİMDİLİK DERİNLİK 100 METRE, AMA 475 METREYE KADAR YÜKSELECEK
Kül barajı, ağaçları canavar gibi yutuyor
Santralla ilgili en çok eleştiri konusu olan kül barajı ise doğayı yutmaya devam ediyor. Santralda günde ortalama 18 bin ton kömür yakılıyor. Bu kömürden çıkan kül, kül barajına atılıyor. Son zamanlarda, külün betonlaşma etkisi nedeniyle DSİ, barajlarda kullanmak üzere küllerden alıyor.
Santral yetkilileri, çok geniş bir alana yıllarca atılan kül ve atıklarla oluşan barajın yeraltı sularına karışmadığını iddia ediyor, ancak artık 100 metre derinliğe ulaşan ve betonlaşan kül dağları, bulunduğu alandaki ağaçları canavar gibi yutuyor.
Kül atıkları bazı ağaçları neredeyse tamamen içine alırken, birçoğu da gözden kaybolmak üzere. Yapılan planlamaya göre, kül barajı 475 metre yüksekliğe kadar ulaşacak ve bu yükseklikte bulunan tüm ağaçları yok edecek.
Filtrenin devreye girmesiyle, atık barajına bırakılanlar arasına, arıtma sisteminde kullanılan kireç sütü de katıldı. Kömürün yanmasıyla oluşan kükürtdioksitin arıtmasında kullanılan sarı renkteki kireç sütü atıkları da artık aynı alana bırakılıyor.
Betonlaşan kül kütlesinin ovayı baraj haline getirmesiyle biriken yağış suları da ilk bakışta masmavi görüntüsüyle şaşkınlık yaratıyor. Santral yetkilileri, hiçbir canlının yaşamadığı bu sulak alanın rengini ise santralda kullanılan suyun arıtılmasında kullanılan kalsiyum sülfattan aldığını söylüyor.
Arıza trafiği
Birinci ünitede baca gazı arıtma tesisi devreye girdikten sonra aynı ünitede yaşanan arıza trafiği şöyle:
Sistemin devreye girmesinin hemen ardından 16 Kasım'da yaşanan boru patlağı nedeniyle sistem iki gün devre dışı kaldı. 21 Kasım'da kazandaki su seviyesi boru patlağı nedeniyle düşünce, sistem devre dışı kaldı. Arıza aynı gün giderildi. 21 Kasım'da yardımcı buhar istasyonunda su kaçağı meydana gelince sistem durdu, arıza ertesi gün giderildi. 11 Aralık'ta başka bir boruda yaşanan patlak nedeniyle sistem ve ünite yeniden devre dışı kaldı, arıza 13 Aralık'ta giderildi.
|
|
|

|