Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Afyonlu' Sol


Eski CHP Milletvekili Ertuğrul Günay ve eski RP Milletvekili Mehmet Bekâroğlu, İslami Sol bir parti kurmayı düşünüyorlar. Bu yazı bu girişim üzerinedir:
Dünya muhaliflerinin yıllardır Dünya Sosyal Forumu adı altında toplanıp küresel muhalefeti örgütleme çabaları, sürecin kendi içinden ve dışarıdan eleştirildi. Söylenen şuydu:
"Toplaştınız toplaştınız, ee? Ne oldu yani şimdi?"

Yeni direniş dili
Sürecin "parti" gibi, "hareket" gibi geleneksel anlamda bir somut sonucu olmadığı için o büyük toplantıların hiçbir işe yaramadığı söylendi çoğu kez. Oysa bu eleştirileri getirenler, Lübnan'a gidip Nasrallah'ın konuşmalarını dinlemeli, İranlı lider Ahmedinecad'ın Bush'a yazdığı mektupları okumalı, Chavez'in BM Liderler Zirvesi'nde yaptığı konuşmaları duymalıydı. Bu üç metinde ve bütün dünyanın sokaklarındaki muhalefette aynı dil kullanılıyordu:
Dünya Sosyal Forumu süreciyle oluşan "yeni direniş dili". Forumda, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından önce kullanılan sol söylem yenilendi, zenginleşti, "imparatorluk karşıtı" bir lügat gelişti yeryüzünün muhalif ağzında. Bugün Nasrallah'ın Ortadoğu'ya, Ahmedinecad'ın İslam dünyasına ve Chavez'in önce Latin Amerika'ya, sonra da bütün dünyaya hitaben yaptıkları konuşmalar bu yeni dilden yararlanıyor.
Beyrut'ta Nasrallah-Ahmedinecad-Chavez üçlüsünün aynı afişte yer alması boşuna değil. İmparatorluğa karşı sözlerini birleştirenler saflarını da birleştirme arayışı içindeler. El yordamıyla.
Toprağı, suyu, havayı ve en çok insanoğlunu ezip geçen neo-liberal cehenneme karşı oluşan bu yeni direniş kültürüne Türkiye'de pek rağbet yok. Meclis kulislerinde duble paçalarıyla gezip delege kellesi hesabı yaparken yoksullarını unutan sosyal demokrasi, bu yeni dili "çocuksu" bulup tenezzül etmedi. Ulusal Sol, Misakımilli sınırları dışından gelen her şeyin "komplo" olduğunu düşündüğü için elini bile sürmedi.

Mülkiyet sorununa bakış
Özgürlükçü Sol, eski örgütlülük anlayışını tersyüz ettiği için bu yeni açılımı yeterince ilgiyle karşılamadı. Şimdi bu gözlem ve yorumlardan kalkarak, bilhassa parti fikrini ortaya atanlara sormak lazım:
2000'in başından beri tartışılmaya başlayan "İslami Sol" kavramının bugünkü partileşme gayreti, yeryüzünde gelişmeye başlayan bu yeni direniş kültürünün bir sonucu mudur? Bu yeni dilden ve tavırdan ne kadar yararlanmak niyetindedir?
Marks'ın "Din, kitlelerin afyonudur" sözünü kerteriz alan sol ideolojiyle yola çıkan yeni siyasi hareket, "afyonsuz" bir dini, muktedirlere "ayık" kalınan bir düzeni nasıl tasavvur etmektedir?
En temel anlamda mülkiyet sorununa nasıl bakılacaktır?
"Mülkün tek sahibi Allah'tır" diyen bir dünya görüşü ile "Mülk, kimsenin değildir. Öyleyse hepimizindir" diyen bir ideolojinin kesişim noktası neresidir?
İktidar sorunu nerede çözülecek?

Barışma çabası eski
"Tek muktedir Allah'tır" diyenlerle "Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz" diyenlerin sözü nerede çakışacaktır?
Cevaplara göre bu hareket, Şeyh Bedrettin'e yürüyebilir, Nasrallah'a da.
Açıklamada şöyle deniyor:
"Türkiye insanının çağdaş talepleriyle toplumun temel değerlerini bir araya getirmeye çalışıyoruz."
Türkiye'de solun "toplum değerleriyle barışma" çabası eskidir. Hatta solun bu değerlerle "bozuşma" cesareti gösterdiği bile şüphelidir. Daha "barışık" bir sol, sol kalabilir mi? Soldan daha fazla barışmasını isteyenler, solu istiyor olabilir mi?

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Yükselen Anadolu
TÜM tarihimizin en büyük değişim ve dönüşümün...
Çetin ALTAN
Sinsi uyuzluklar ve şeffaflık limanları
"Milli çıkarlar", "devlet çıkarları" türünden...
Melih AŞIK
Taşocağı cinayeti
Maden arama bahanesiyle Ege ve Akdeniz'de orm...
Fikret BİLA
Bahçeli'nin siyasi mücadele anlayışı
MHP lideri Devlet Bahçeli, dün düzenlediği ka...
Hasan CEMAL
Yazık değil mi?
Bağcılar Adliyesi'nde dün sabah vakti. İkinci...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya ve ötesi
Doğan Yayın Holding'in "Anadolu'daki Avrupa K...
Abbas GÜÇLÜ
Hangi vakıf üniversitesi ne kadar üretken?
Önceki hafta, devletten fon alan vakıf üniver...
Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'ye yatırım moda mı oldu?
Tayland sermaye girişlerine engel getirdi. Ta...
Nail GÜRELİ
Trafik nasıl çözümlenir?
İstanbul'da tam 103 geçit açıldı, ama trafik ...
Sami KOHEN
Kıbrıs için yeni strateji...
DÜNKÜ "Financial Times" gazetesinin yayımladı...
Metin MÜNİR
Davul tozu müzesi
Atatürk, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı...
Hasan PULUR
Emekli Korgeneral konuştukça biz hatırladık...
DÜNYANIN en büyük bilgisayarı insanın beyni.....
Meral TAMER
Kadıköy'e yeni bisiklet yolları
Kadıköy Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürl...
Ece TEMELKURAN
'Afyonlu' Sol
Eski CHP Milletvekili Ertuğrul Günay ve eski ...
Güngör URAS
Tayland, sıcak para girişini engelledi
Tayland'da hükümet önemli bir karar aldı. Ülk...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, muhalefeti memnun edecek mi?
Ankara'da heyecan yüksek, komplo teorileri ya...

© 2006 Milliyet