Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sine-i millet tartışması


Bazı kesimlerden başta CHP olmak üzere muhalefet partilerine yöneltilen sine-i millet önerisinin gerçekleşme olasılığı düşük.
Öneriye muhatap olan CHP ve lideri Deniz Baykal'ın öncelikli konuları arasında sine-i millet yer almıyor. Sorulduğunda her ne kadar, "Her şeyi yaparız" diye yanıt veriyorsa da, CHP liderinin tercihi, TBMM'nin cumhurbaşkanlığı seçiminden önce genel seçim kararı alması. Baykal bu umudunu koruyor.

Olağandışı yollar
Ana muhalefet lideri Baykal, AKP'yi olağan yollarla seçim kararı almaya yöneltmek için, TÜSİAD gibi iş dünyasının etkili örgütleri dahil, bütün işveren ve çalışan örgütlerinden destek bekliyor. Bu örgütlerin erken seçim taleplerini kamuoyuna açıklamaları halinde, AKP'nin kulaklarını tıkayamayacağı kanaatine sahip.
Baykal'ın sine-i milleti olağan bir yol olarak görmeyişinin yanı sıra milletvekili istifalarının Genel Kurul onayına bağlı olması gerçeği de bu yöntemi zayıf kılıyor.

MHP ve DYP
MHP lideri Devlet Bahçeli de, sine-i millet yöntemine karşı olduğunu açıkça ifade etti. CHP'ye ve TBMM'de temsil edilen diğer partilere sine-i millete dönmeyi değil, Meclis çatısı altında AKP'yi yalnız bırakmayı önerdi. Muhalefetin Meclis çalışmalarına katılmayarak AKP'nin seçim kararı almasına zorlanmasını savundu. Bahçeli, seçim kararı alınması talebinde bulunurken, geçmişten örnekler verdi. Seçime ulaşamamanın veya seçimden kaçınmanın daha sonra "bahane" olarak kullanıldığını anımsattı.
Bir yandan Baykal, bir yandan Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ı cumhurbaşkanlığı seçiminden önce genel seçim kararı almaya zorluyorlar. Ancak Başbakan Erdoğan'da henüz bir değişiklik yok. Erdoğan, cumhurbaşkanlığı konusunda nisana kadar açıklama yapmayacağını söylemiş ve beklemeye geçmişti. Şimdi muhalefet son çağrılarıyla Erdoğan'ı harekete geçirmeye çalışıyor.

Çankaya yolu
CHP lideri Baykal ve MHP lideri Bahçeli'nin, ısrarlarına karşılık, Başbakan Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkma olasılığını da göz ardı etmedikleri anlaşılıyor.
Baykal, böyle bir durumda cumhurbaşkanı sıfatı kazanmış olsa bile Erdoğan'ın Meclis'teki dosyalarının yargıda açılabileceğini belirtiyor. Bahçeli ise parlamentodaki güçlerinin yetmesi halinde Erdoğan'ı Çankaya'dan indirip yargılayacaklarını vurguluyor. Ayrıca Erdoğan'ın aday olmadan önce Meclis'teki dosyalardan aklanması gerektiğini de ifade ediyor.

İki seçenek
Cumhurbaşkanlığı seçiminin yeni yılın başlangıcında da Türkiye gündeminin ilk sırasında yer alacağı bugünden görülüyor. Siyaset, cumhurbaşkanlığı tartışması ekseninde gergin bir ortama sürükleniyor.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin bir siyasi krize dönüşmeden aşılabilmesinin iki yolu var:
1- Genel seçimleri cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce yaparak yeni Meclis'in cumhurbaşkanını seçmesini sağlamak,
2- Cumhurbaşkanı adayını siyasal ve toplumsal uzlaşmayla belirlemek.
Bu iki seçenek de devre dışı kalırsa Türkiye, yeni yılın ilk aylarını tartışmalı ve gergin bir ortamda geçirecektir.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anayasa Mahkemesi ve bürokrasi
GÜNLERDİR Anayasa Mahkemesi'nin "memurlar leh...
Çetin ALTAN
'Şeb-i yelda' en uzun gece
Bu gece, saat 24.00'ten sonra yarının takvim ...
Melih AŞIK
Şekersiz konu!
Ülkede para eden ne varsa satmayı... Böylece ...
Fikret BİLA
Sine-i millet tartışması
Bazı kesimlerden başta CHP olmak üzere muhale...
Hasan CEMAL
Anayasa Mahkemesi ve bazı sorular!
Türkiye'de sosyal güvenlik sistemi çok uzun y...
Güneri CIVAOĞLU
'Bit' kriteri
Yuvacık Barajı sadece Kocaeli'ye değil, İstan...
Can Dündar
Evet Kenan Doğulu, biz eski kafalıyız biraz!
Eurovision'da Türkiye'yi temsil edecek olan ...
Hurşit GÜNEŞ
Tayland sıcak paraya "dur" dedi
Tayland'da gelişen olaylar bu hafta uluslarar...
Doğan HEPER
İşçi üvey evlat mı sayıldı?
BİR süre önce bu köşede şöyle demiştim:
Semih İDİZ
AB, Türkleri rencide etmekte ısrarlı görünüyor
AB Konseyi'nin geçen hafta aldığı karardan so...
Sami KOHEN
Irak için yeni yaklaşımlar
DAHA geçen ay Irak konusunda "Kesinlikle kaza...
Hasan PULUR
Hiç ibret alınsaydı...
GÜNGÖR Yerdeş bizim kuşağın Ankaralılarındand...
Derya SAZAK
Sine-i millet
2007'ye Çankaya ve erken seçim tartışmalarıyl...
Meral TAMER
Coca-Cola'dan her çalışana hediye bisiklet
Bazen büyük heyecan duyarak yazdığınız bir ya...
Yaman TÖRÜNER
Roche olayının perde arkası
Önceki günkü gazetelerde, "Savcıdan ikinci Ro...
Güngör URAS
Merkez "bir şeyler" pişirmeye çalışıyor
Tayland'a sıcak paranın girişi güçleştirildi....
Serpil YILMAZ
Beyoğlu'nun ışığını Tarlabaşı yakacak
Devlet ile halkı buluşturan "yerel" güç, yasa...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, köprüleri neden atmadı?
Avrupa Birliği ile ilişkilerin geldiği noktay...

© 2006 Milliyet