|
TÜSİAD Erdoğan'ın elini rahatlattı
CHP lideri Deniz Baykal, TÜSİAD ve benzeri kuruluşların erken seçim talebinde bulunmalarını istemişti. Baykal, "sine-i millet" önerisinden önce muhalefet partileriyle birlikte sivil toplum kuruluşlarının da iktidarı seçime zorlamaları gerektiğini savunmuştu.
TÜSİAD, görüşünü açıkladı.
Ömer Sabancı, seçimlerin zamanında yapılmasını, cumhurbaşkanının ise uzlaşmayla seçilmesinin uygun olacağını belirterek TÜSİAD'ın saffını ilan etmiş oldu.
Bu, CHP lideri Baykal'ın sivil toplum kuruluşlarını davet ettiği saf değildi.
TÜSİAD, Baykal ve CHP'nin aksine, seçimlerin Kasım 2007'de yapılmasını öneriyordu. Ömer Sabancı'nın konuşmasında muhalefete yaptığı eleştiri de dikkate alınırsa TÜSİAD'ın, Baykal'a değil Erdoğan'a yakın durduğu söylenebilir.
Bu duruş ve öneri yeni de değil. TÜSİAD daha önce yaptığı açıklamada da erken seçim istemediklerini, ancak cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçilmesi gerektiğini vurgulamıştı.
TÜSİAD, seçim konusunda Başbakan Erdoğan'ın ve hükümetin elini rahatlattı, güçlendirdi.
Uzlaşma
TÜSİAD, "Seçim zamanında yapılmalı" açıklamasıyla hükümetle aynı görüşü paylaşırken, "Cumhurbaşkanı uzlaşmayla seçilmeli" diyerek de, "Erdoğan Çankaya'ya çıkmasın" mesajı veriyor.
Hükümet, TÜSİAD'ın zamanında seçim önerisinden memnun ama cumhurbaşkanı önerisinden memnun olmayacaktır.
"Cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçilmesi" demek, "Başbakan Çankaya'ya çıkmasın" demekle eşanlamlıdır. TÜSİAD'ın Erdoğan'a verdiği mesaj budur.
"Çankaya'ya çıkma, Başbakan olarak devam et."
Erdoğan, TÜSİAD'ın zamanında seçim önerisine fazlasıyla sahip çıkacaktır ama Çankaya önerisine sıcak yaklaşmayacaktır.
Seçim önerisini memnuniyetle karşılayan hükümet, Nisan 2007 geldiğinde "Çankaya TÜSİAD'ın işi değil" diyebilir.
5 yılın nedeni
Türkiye ilk kez, 4 yılı geride bıraktığı halde seçime gitmedi. Bunun nedeni Anayasa'da seçimlerin 5 yılda bir yapılacağının yazılı olması değil. Bu hüküm hep oradaydı ama seçimler 4 yıl veya daha kısa sürede yapıldı.
Bu kez 5 yıla taşmasının nedeni kuşku yok ki, cumhurbaşkanlığı seçimi.
Eğer cumhurbaşkanlığı seçimi Kasım 2007'den sonraki bir tarihe denk gelseydi, hükümet kendini en güçlü hissettiği dönemde erken seçime giderdi.
Bu da gösteriyor ki, Erdoğan ve AKP'nin öncelikli hedefi Çankaya...
CHP'nin durumu
AKP istemedikçe, CHP'nin Meclis'teki sayısıyla ülkeyi seçime götürme gücü yok. Meclis dışındaki muhalefetin ve sivil toplum kuruluşlarının ısrarlı talepleriyle AKP'ye seçim kararı aldırma şansı da bugün için yüksek görünmüyor. Seçim isteyen olabileceği gibi, TÜSİAD örneği, istemeyenler de olacaktır.
Seçime zorlanmayan bir iktidarın Çankaya için uzlaşmaya zorlanması ne kadar etkili olur?
"Çok etkili olur" demek mümkün değil.
fbila@milliyet.com.tr
|
|