|
Gelir dağılımı iyiye gidiyormuş (Biz kötüye gidiyor sanıyorduk...)
TÜİK, "Hanehalkı Bütçe Araştırması" sonuçlarına göre 2005 yılı gelir dağılımıyla ilgili bilgileri yayımladı.
Sayın okuyucularıma gelir dağılımındaki değişimi anlatmadan neyin ne olduğu hakkında özet bilgi vereyim:
(1) Hanehalkı Bütçe Anketleri, hanelerin sosyoekonomik yapıları, yaşam düzeyleri ve tüketim kalıpları hakkında bilgi veren, kullanılabilir gelirin haneler ya da fertler arasında ne şekilde dağıldığını ortaya koyan önemli kaynaklardan biridir. 2002 yılından bu yana her yıl düzenli olarak uygulanmaktadır.
(2) Hanehalkı, akrabalık bağı bulunsun ya da bulunmasın aynı konutta veya konutlarda, aynı konutun bir bölümünde yaşayan, kazanç ve masraflarını ayırmayan, hanenin hizmet ve yönetimine katılan bir veya birden fazla kişiden oluşan topluluğa verilen isimdir.
(3) Hanehalkı kullanılabilir geliri, hanehalkı fertlerinden gelir getirenlerin çalıştıkları işlerden kazandıkları gelir, sermaye ve mülk (ücret, kâr, faiz, kira) geliri ile emekli maaşı, dul-yetim aylıkları ve yaşlılara yapılan ödemeler, karşılıksız burs , transfer gelirleri gibi parasal gelirlerin ve ayni gelirlerin toplamıdır.
(4) Hanehalkı kullanılabilir gelirine göre oluşturulan % 20'lik gruplar, anket kapsamında görüşme yapılan tüm hanelerin, son bir yılda elde ettiği toplam hanehalkı gelirlerinin küçükten büyüğe doğru sıralanması ve daha sonra, hanehalklarının 5 eşit gruba ayrılmasıyla oluşturulan gruplardır. Böylece toplam haneler en fakirden zengine yüzde 20'lik gruplara ayrılmış olmaktadır.
Uçurum kapanıyor görüntüsü var
(5) Gini katsayısı: Kişisel gelir dağılımını ölçmek ve gelir dağılımındaki eşitliği izlemek için en çok kullanılan göstergedir. Gelir adaletli olarak paylaşılmışsa Gini katsayısı "0"a eşit, toplumdaki gelirleri yalnız bir kişi almışsa Gini katsayısı "1"e eşit olmaktadır. Gini katsayısı sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımının iyiye gittiği varsayılır.
Bu açıklamalardan sonra gelelim 2005 yılı gelir dağılımıyla ilgili bilgilere:
En fakir yüzde 20'lik hanehalkı 2005 yılında toplam milli gelirin yüzde 6.1'ini, en zengin yüzde 20'lik hanehalkı milli gelirin yüzde 44.4'ünü paylaşmıştır. En fakir yüzde 20'lik hanehalkı ile en zengin yüzde 20'lik hanehalkı arasında 7.2 katlık bir fark vardır. 1994'te en fakir yüzde 20'lik dilim milli gelirin yüzde 5.3'ünü paylaşırken, en zengin yüzde 20, hanehalkı milli gelirden yüzde 54.9 pay alıyordu. En zengin ile en fakir yüzde 20'lik gruplar arasındaki fark 10.3 kat idi.
Rakamlara göre durum iyi
Gelir dağılımındaki eşitliğin göstergesi olan Gini katsayısı 1994 yılında 0.49, 2002 yılında 0.44, 2004 yılında 0.40 iken, 2005 yılında 0.38 olmuştur. Bütün bunlar gelir dağılımında iyileşmeyi işaret ediyor. Halbuki genel kanaat, özellikle 2000'den sonra gelir dağılımının bozulduğu şeklinde idi. Kırlarda, tarım kesiminde Gini katsayısı 1994'te 0.41, 2004'te 0.37, 2005'te 0.38 olarak görülüyor. Açık anlatımıyla, kırsal kesimde gelir dağılımı 2004'e göre 2005'te birazcık bozulmuş ama, 2002'ye göre çok çok iyi. Bu da tartışma yaratacak bir tespit. Bir başka önemli gösterge, 2005 yılında kullanılabilir fert gelirlerinin yüzde 39.2'sinin maaş ve ücret geliri, yüzde 28.8'inin müteşebbis geliri, yüzde 23'ünün transfer geliri, yüzde 5.6'sının mülk geliri yüzde 3.3'ünün yevmiye gelirinden oluşmasıdır. Bu rakamlar halkımız için maaş ve ücretin öneminin ne kadar büyük olduğunu ortaya koyuyor.
guras@milliyet.com.tr
|
|