Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Ocak 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hiçbir 'özür' yetmez!

"Oy" dediğin "vicdan" ve "çıkar" muhasebesi.
"İmza", namus sigortası.
Her ikisi de son derece "kişisel" yani.
Lakin konu Futbol Federasyonu tercihi olunca, "vicdandan muhasebeyi çıkarıyor" bazıları; "namusa imza değil takla" attırıyor...
Hepimizin sigortaları atıyor.
Bu yüzden genel kurul üyesi olan her vatandaş, verdiği oyu da attığı imzayı da "gerekçelendirmeli".
"Şu imzayı atıyorum; çünkü şuna inanıyorum"...
"Şu adayı tercih ediyorum; şu yüzden"...
Neden?..
Verdikleri oylar, her ergen vatandaşın doğal olarak sahip olduğu türden hak ve sorumluluk değil... Attıkları imzalar, babalarından kalan malları satmak için hiç değil; bir camiayı temsilen.
Camianın vicdanı. Camianın çıkarı. Camianın namusu.
O camiaların toplamı da biziz... Hepimiz.
Bir adamın oyu beleş gezilerle, pohpohla, kişisel menfaatle veya korkuyla değişiyorsa bilmeliyiz.
Dün seçtiğine bugün "git" diye imza atıyorsa, hem minnet hem ihanet içindeyse, işin içinde baskı mı var, çıkar mı, bu çıkar camianın mı, o adamın mı, yoksa vatan ve millet aşkı mı ağır bastı; çıksın açıklasın.
* * *
Bakın size bir hikaye anlatayım:

Bir demeç, bir kurul
Başlangıç tarihi 19 Ocak 2006... O gün Futbol Federasyonu olağanüstü toplantısında kürsüye çıkan Haluk Ulusoy, "Engelli futboluna her türlü katkıda bulunacağız" diyor.
Ne demeçler dinlemişiz biz kürsülerden... Ama bu laf, bir seçim vaadi olarak kalmıyor.
Ulusoy'un son dönemindeki ilk (ve ender) icraatlarından biri, Engelliler Futbol Koordinasyon Kurulu'nu kurmak oluyor.
"Kurul" narkoz gibi bir şeydir bizde. Hafızaları zaman aşımına uğratmak için kurulur...
Ama o da ne!.. Bu kurul, kağıt üzerinde kalmıyor.
"Türkiye Futbol Oynuyor" projesini üretiyor, proje futbol tarihimizin engellilere yönelik ilk ve en büyük sosyal içerikli atılımı oluyor.

Ağlatan maç
Ardından "Futbol Sevgisi Engel Tanımaz" sloganıyla kanatlanan projenin somut adımları arasına Galatasaray-Kayserispor maçından önceki 100 engelli futbolcunun gösterisi ekleniyor. Olay Lig TV'den canlı yayınlanıyor.
Milyonlarca vatandaş, belki de ilk kez şahit oluyor engellilerin yaşama nasıl tutunmaya çalıştığına.
Sonra, 4 Ağustos 2006 tarihinde Ankara'da Süper Lig açılış maçından önceki kamuoyunu alt üst eden organizasyon geliyor.
Büyük bölümü gazilerden oluşan "Ampute Milli Takım"ın maçı, özürlüler açısından sosyal bir milat oluyor.
O kadar mı?.. Ülkeye bir vatanseverlik kokusu siniyor ki yeşil çimenden, coşan yorumcular yeni Kurmay Başkanı'na "Kodun mu oturt" tavsiyelerine kadar götürüyorlar işi.

Duy - gör - anla
Bu arada sahne arkasında çalışmalar durmuyor. Özürlü futbolculara kamplar açılıyor. Federasyon'un tüm kampları kullanımlarına veriliyor. Ulusal ve uluslar arası futbol turnuvalarına, şampiyonalarına gidip geliyor özürlü futbolcular.
Örneğin, ilk kez bir Türkiye Şampiyonası düzenleniyor zihinsel engelliler için. Denizli'deki şampiyonaya katılan 600'den fazla engelli, federasyonun hazırladığı özel formaları ile göz kamaştırıyor. Federasyon, 30 Eylül'de başlayan Roma'daki Avrupa Gençlik Oyunlarına katılan 14 zihinsel engelli sporcunun kamp ve sayahat giderlerini karşılıyor.
İşitme Engelliler'in 1. ve 2. ligi ile terfi maçlarının tüm hakem giderleri Futbol Federasyonu tarafından karşılanıyor. Milli takım oluşturulması, Moskova'daki Avrupa Şampiyonası'na katılım, hep federasyonun katkılarıyla.
Görme Engelliler futboluna ivme kazandırılıyor. Federasyon Diyarbakır'da bir Türkiye Şampiyonası düzenliyor. 20 takımın tüm seyahat ve konaklama giderlerini karşılıyor. Kasım 2006'da Fransa'da yapılan Görme Engelliler Hakem Semineri'ne 7 kişilik bir kafile gönderiliyor.

Tarihi karar
Bedensel Engellilerin kamp ve şampiyona organizasyonları Türk Silahlı Kuvvetleri ile Türkiye Futbol Federasyonu'nun ortak çalışması sonucu zirveye vuruyor. Federasyon Yönetim Kurulu bir karar alıyor ki, tarihi:
"Ülkemizde ampute takım kuracak tüm takımlara malzeme yardımı ve antrenör desteği federasyonumuz tarafından karşılanacaktır".
Karşılıksız kalmıyor elbet bu çabalar!..
Engelli federasyonlarının başkanları üç hafta önce yapılan toplantıda, Haluk Ulusoy ve yönetimine minnettarlıklarını ifade ediyorlar açıkça.
Medyada defalarca dile getirdikleri gibi.

Mutsuz son
Ve hikayenin sonu:
Levent Kızıl'ın Ulusoy'u devirmek için topladığı imzalara, Futbol Federasyonu Genel Kurulu'nda birer delege sahibi İşitme, Görme ve Zihinsel Engelliler Federasyonları balıklama atlıyorlar.
Sadece Bedensel Engelli Federasyonu Başkanı Demirhan Şerefhan katılmıyor.
* * *
İnsanın aklına bazı sorular takılıyor tabi...
Hani, Fenerbahçe Futbol Federasyonu'ndan memnun değilmiş, Beşiktaş çok seviyormuş, Galatasaray rüzgara yelken açıyormuş, Anadolu takımları çıkar kovalıyormuş; bir dereceye kadar anlarım.
Çünkü yaşadığımız süreç, gelecekte "yüz karası" olarak yırtılıp atılacak bir futbol sayfası. Siyaset kullanıyor mu, kullanılıyor mu zaman gösterecek.
Bu süreçte kanun, orman kanunu...
Ortada vıcık vıcık bir futbol topu ve yaşamsal damarları santradan geçen camialar, ezilmemek için "ezen" tarafında olmaya çalışıyorlar.
Kızamıyorsun kimseye...
Varlıkları buna bağlı.

Engelliler neyi beğenmedi
Peki, Cumhuriyet tarihinde hiçbir futbol federasyonundan görmedikleri imkanlara Ulusoy'un bu duygusal sürecinde kavuşan Engelli Federasyonlar...
Onlar neyi beğenmiyorlar acaba?
Yoksa kendi sporcularından önce Türk Futbolu'nu düşünecek kadar büyük bir yüreğe mi sahip oldular birden bire.
Üç hafta önce minnet, üç gün önce imza...
İşte size, oyunu camiasının çıkarı ve vicdanının sesine aykırı bir şekilde değerlendirenlere somut örnek.
Dedikodulara göre, "birileri" basın imzayı demiş basmışlar.
Bu doğruysa, daha da beter... Örnek, "satılmış, korkmuş, kokuşmuş" oya kadar gider maazallah.
İmzanın namusu temsil ettiği bile şüpheye düşer.
Hiçbir "özür" telafi edemez bu durumu.
İşitme Engelliler Federasyonu Başkanı Oktay Aktaş, Görme Engelliler Federasyonu Başkanı Mesut Dedeoğlu, Zihinsel Engelliler Federasyonu Başkanı Tarık Bitlis, çıkıp açıklasınlar imzaların gerekçesini.
Bir kere daha ve açıkça yazıyorum.
Bu işlerin içindekiler sayesinde, iki seçim sonra mafya karar verecek kimin başkan olacağına.
Onlar gerekçeyi başka türlü sorarlar sonra.
NOT: Her Federasyon yazısının altına eklemem zorunlu oluyor, bazı embesiller "yalaka", "satılmış" ve buna benzer beş on sıfattan oluşan küçük kelime haznelerini zorlayıp elektronik posta zahmetine girmesin diye. Ben Ulusoycu değilim. Futbolu Ayhan Bermek'in temize çıkaracağını düşünmüştüm, hâlâ düşünmekteyim.

eguven@milliyet.com.tr



SPOR
Kartal usulü zafer: 7-6
Her şey Fener için
Cim Bom'un kâbusu
Fabiano Eller kamptan ayrıldı
Gökçek'ten Doğan resti
'Dimdik ayaktayız'
Dakar'da çıkışa geçtik
Efes'e Türk darbesi: 84-78
Utah Jazz, Dallas'ı aşamadı: 108-105
Eczacı bileti aldı: 3-0
Erzik'e büyük onur
Haber turu...
Beşiktaş ne yapabilir?
Arada fark var!
Hiçbir 'özür' yetmez!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Beşiktaş ne yapabilir?
Arda'nın artık yorulduğu 50. dakikaya kadar a...
Atilla GÖKÇE
Arada fark var!
İlk yarı sonundaki sıralamaya göre Galatasar...
Ercan GÜVEN
Hiçbir 'özür' yetmez!
"Oy" dediğin "vicdan" ve "çıkar" muhasebesi. ...


© 2006 Milliyet