Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Ocak 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
e - posta şifreleri vasiyetnameye...


Orhan Pamuk'un hazırladığı Radikal'i ilgiyle, uzun uzadıya okudum.
Fikir özgürlüğü, demokrasi, azınlık hakları, cinsiyet eşitliği ve çevre, Radikal'in zaten duyarlı olduğu alanlar; ancak aynı paralelde düşünen Pamuk'un, en duyarlı olduğu konuyu gazetenin manşetine taşımasını yine de yadırgadım. Galiba manşette gazetecilik bekliyormuşum; bana göre Pamuk'un attığı manşet, ilk sayfanın göbeğine daha çok yakışacaktı...
Pamuk'un Radikal'inde beni en derinden etkileyen, hatta yer yer tüylerimi ürperten satırlar ise, 3. sayfada karşıma çıkan Celal Salik imzalı köşe yazısıydı:

Pamuk'un köşe yazısı
"Beni gene okuyor olmanız büyük bir mutluluk. Tabii bu mutluluğu alışılagelmiş bir anlamda ne yazık ki yaşayamıyorum. Beyoğlu 7. Noteri Sulhi Bey'e Ocak 1980 tarihinde verdiğim bu 'son' yazılarım, ölümümden 25 yıl sonra zarfından çıkarılarak yayımlanabilecek. Siz bu satırları okurken, köşe yazarınız çoktan nehri geçmiş, ölüler âleminin kalabalığına karışmış olacak."
İlk anda Orhan Pamuk'un bir yazı yazıp, üzerine de Kara Kitap'ta yarattığı köşe yazarı kahramanı Celal Salik'in imzasını attığını düşünemedim nedense... Her gün yazı yazan bir gazeteci olarak derhal kendimi Celal Salik'in yerine koyup, dehşet içinde kalıverdim: 25 yıl sonra yayınlanacak bir köşe yazısını bugünden kaleme alacak olsam, neler derdim? O yazının yıllarca okurla buluşamayacak olmasını içime nasıl sindirirdim?
Pamuk, Celal Salik imzalı yazısında "Ölümün güzelliği, yaşarken pek az kimsenin onu düşünmeye cesaret edebilmesidir," diyor. Ancak günümüzde artık sadece yaşlıların ve zenginlerin değil, internet tutkunu gençlerin de ölümü düşünmesi gerekiyor.

Ölümden sonra e-posta
Asistanım Özlem Ertem, önüme Foreign Policy gibi ciddi bir derginin son sayısında bulduğu şu ilginç haberi koydu: "Öldükten sonra e - postalarınız ne olacak?
Amerika'da avukatlar, son dönemde müşterilerine bir telkinde bulunuyorlarmış: "Vasiyetnamenize e-posta şifrelerinizi de yazın ve siz öldükten sonra onları kimin kullanacağını belirtin."
Zira internet servis sağlayıcıları, bu şart vasiyette yer almazsa -aile üyeleri bile olsa- kişinin hem e-posta hem de internet ortamındaki diğer şifreli girişlerine kesinlikle izin vermiyorlarmış. Hatta aile bireyleriyle internet sağlayıcıları arasındaki bu tartışma, mahkemelere bile taşınmış. Gerçi Michigan'da bir hakim, Irak'ta ölen Amerikalı bir askerin ailesi ile çocuklarının, e-postalarına ulaşabilmeleri için Yahoo aleyhine, emsal teşkil edebilecek bir karar vermiş. Ama yine de avukatlar, müşterilerini uyarmakta yarar görüyorlar.
Bu arada insanların gerçek hayatları sona erdikten sonra, sanal hayatlarıyla ilgili düzenlemelerin yapılabilmesi için, sanal ortamda da çeşitli girişimler başlatılmış:
Örneğin mylastmail.com ve postexpression.com gibi siteler, yıllık 25 dolar üyelik aidatı karşılığında insanlara, öldükten sonra aileleri ya da arkadaşlarına gönderilmesi için son bir mesaj yazma hizmeti veriyorlar. Vasiyetname işine girişmeyenler, e-posta ya da dijital ortamda yer alan hesaplarının şifrelerini yazabilsin diye...

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Azınlık vakıfları
AİHM, Fener Rum Lisesi Vakfı'nın açtığı tapu ...
Çetin ALTAN
Perişanlık kafilesine aday bolluğu
Halk dilinde bir deyim vardır:
Melih AŞIK
Irak'ta iş ve ekmek
Okurumuz mektubuna, "Ben Irak'ta 16 ay kaldım...
Fikret BİLA
Büyükanıt'ın görüşü niye alındı?
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lokmacı ...
Hasan CEMAL
Alarm zilleri ama...
Kuzey Irak'a ilk kez 1974'te gitmiştim. Baasç...
Güneri CIVAOĞLU
Çakralarla yorum
İçimizdeki gökkuşağını ve 7 notayı yansıtayım...
Can Dündar
Türkiye Kürt devletiyle yaşamayı öğrenmeli
Herkes MİT'in açıklamasının şifrelerini çözme...
Hurşit GÜNEŞ
Para politikasının etkinliği sorgulanabilir
Yıl başında açıklanan veriler 2006 yılının so...
Doğan HEPER
Yalvarmak sizi üzmedi mi?
'BİR musibet bin nasihatten evladır."
Semih İDİZ
Talat'ı 'yalancı' ilan etmek neye yarar?
Kıbrıslı Türklerin seçilmiş liderini dünya ön...
Sami KOHEN
Bir yandan AB, diğer yandan Irak...
BAŞBAKAN Erdoğan'ın "Irak meselesi bizim için...
Hasan PULUR
Özel hayat neymiş!!!
BİR "Özel hayat!" lafıdır gidiyor, hatta kısa...
Derya SAZAK
MİT'in çıkışı
2007 başında Türkiye'nin stratejik vizyonuyla...
Meral TAMER
e - posta şifreleri vasiyetnameye...
Orhan Pamuk'un hazırladığı Radikal'i ilgiyle,...
Yaman TÖRÜNER
Franchising
Franchise, Türkçesi tam olarak oturmamış bir ...
Güngör URAS
726 baraj sırada
Devlet Su İşleri akarsularımız üzerinde inşa ...
Serpil YILMAZ
Abdullah Gül İstanbul'da işadamlarıyla buluşuyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dış politika ön...
M. Ali BİRAND
Kış aylarımı geri istiyorum (!)
Çok rahatsızım.

© 2006 Milliyet