Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Ocak 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bavul revizyonuyla açık düşürüldü


Cari açık kasım ayında da bir yıl önceye göre 526 milyon dolar artmış. Ancak bu artışa rağmen geçen ay 34.4 milyar dolar olan 12 aylık toplam açık kasımda 33.7 milyar dolara gerilemiş. Bunun nedeni ağustos-ekim dönemi bavul ticareti gelirlerinde yapılan yaklaşık 1.3 milyar dolarlık yukarı doğru düzeltme. Kalemin 12 aylık toplamının 5.5 milyar dolar olduğu dikkate alınırsa, bu oldukça radikal bir revizyon. Herhalde nedeni açıklanacaktır.
Nereden bakılırsa bakılsın 33.7 milyar dolarlık cari açık da Türkiye için çok yüksek. Yine kasım ayında özel fon girişlerinde bir azalma dikkati çekiyor. Buna bağlı olarak yıllık giriş ekime göre yaklaşık 3 milyar dolar düşmüş. Bunun üçte biri doğrudan yabancı sermaye girişindeki azalıştan kaynaklanmış.


Kasım ayında cari açıktaki artış ham petrol ve doğalgaz hariç ara malı ithalatında, üretim ve ihracattan çok daha hızlı bir artış olmasından kaynaklandı. Yine kasım ayında sanayi üretimindeki artış herkesi şaşırttı.
Beklenti sıkı para ve maliye politikalarının etkisiyle, mayıs ve haziranda belirginleşen ekonomideki yavaşlamanın sürmesi ve cari açığın düşmesiydi. Aslında bu gelişmede ekim ayında yurtdışından özel fon girişinde yaşanan sıçramanın iç talep üzerindeki gecikmeli etkisinin oldukça belirleyici olduğu kanaatindeyim.
Kasım ayında sermaye girişindeki azalmanın gecikmeli etkisini ise aralıkta görebiliriz. Bu, ekonominin sermaye hareketleri karşısında ne kadar kırılganlaştığını gösteriyor.
Dışarıdan özel fon girişiyle desteklenen iç talep artışına dayalı büyüme modeli yerli parayı aşırı değerlendirerek ticarete konu mal üreten sektörlerden yerli girdiyi kovalıyor. İthal girdi artarken istihdam ve kârlar geriliyor. Üretim artıyor ama sanayinin rekabet gücü sürekli düşüyor. Bunun sonu hüsran ama tüm dünyayla birlikte yaşadığımız bol likidite, az varlık sendromu varlık fiyatlarını şişirerek sahte cennet algılamasına yol açıyor. Artan şirket fiyatları sanayinin üretimde ortaya çıkan sıkıntıya tepkisini sınırlıyor, gerçek kırılganlığın görülmesini zorlaştırıyor.
Tüm yükselen piyasaların uluslararası rezervlerinin rekorlar kırmasının, Arjantin'in, Brezilya'nın Kore'nin ve son olarak da Tayland'ın sermaye girişine kontrol getirmeye çalışmasının arkasında yatan neden sanayilerinin rekabet gücünü korumak.
Son dönemde izlenen büyüme stratejisi bizim derdimize derman olamadı, sadece yabancı spekülatif yatırımcıyı ve varlık sahibini mutlu etti. Türk ekonomisini bize benzeyen ekonomiler arasında en kırılgan ekonomilerden biri haline getirdi. Bunun arkasında, hem piyasaların zafiyetini reddeden ve bunu gidermek için yapılabilecek piyasa dostu ve akılcı müdahaleleri dahi kabul etmeyen aşırı liberal bir ideolojinin hem de bir yönetme sıkıntısının olduğunu görmek gerekiyor.
Bu ülkenin insanı hâlâ benim en önemli sorunum işsizlik, yoksulluk ve dışlanmışlık diye bağırıyor. Ancak siyasette vatandaşı bu hale düşüren ideoloji, büyüme modeli, yönetememe olgusu inatla tartışılmıyor. Bu da iktidarın aslında en zayıf yönünü, en güçlü yönüymüş gibi göstermesine ortam hazırlıyor.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Irak'ta kördüğüm
ABD Başkanı Bush'un açıkladığı yeni "strateji...
Çetin ALTAN
Denizde yaşayan balıklar, bilmezler denizin ne olduğunu
"Onlar-biz" ayrımı üstüne alabildiğine abanan...
Melih AŞIK
Başbakanlık daveti
Başbakan Erdoğan, partisinden bu yıl hacca gi...
Fikret BİLA
İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri:ABD'ye yardımcı oluruz
İran'ın yeni Ankara Büyükelçisi Gholam Rıza B...
Hasan CEMAL
Sopa politikası!
Irak Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Kürt ...
Güneri CIVAOĞLU
Beş çayında 367
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, cumhurbaşkanl...
Abbas GÜÇLÜ
Radyo dinliyor musunuz?
Radyo dinlemek her geçen gün daha keyifli hal...
Hurşit GÜNEŞ
Faizlerin bu denli yüksek olması gerekli mi?
Dün Merkez Bankası (MB) Başkanı Durmuş Yılmaz...
Sami KOHEN
Bu mu "yeni strateji"?
BAŞKAN Bush'un Irak'a takviye asker göndermey...
Metin MÜNİR
Akbank - Citi ortaklığını kâra çevirme planları
Akbank, dünyanın en büyük finans topluluğu ol...
Faik ÖZTRAK
Bavul revizyonuyla açık düşürüldü
Cari açık kasım ayında da bir yıl önceye göre...
Hasan PULUR
Fotomontaj hikâyeleri...
GAZETECİLİK "Ayıpları ortaya çıkarıp yazma iş...
Derya SAZAK
Bush'un çıkmazı
ABD Başkanı George W. Bush, günlerdir beklene...
Meral TAMER
"Solda yenilenme sensiz olmaz!"
Prof. Dr. A. Osman Saatçi'den gelen e-postada...
Ece TEMELKURAN
Duvarın dışındakiler
İnsanlar ekmeklerini nasıl yiyorsa hayatı da ...
Güngör URAS
Cari açığı MB Başkanı önemsemiyor
Olağan döviz gelirleri ile olağan döviz gider...
M. Ali BİRAND
ABD, Türkiye'ye Irak'ta rol vermiyor
Başkan Bush'un açıkladığı yeni Irak politikas...

© 2006 Milliyet