Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Ocak 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Güneşte otlara uzanmış


OZANKÖY

Güneşte otlara uzanmış, atkım başımın altında yastık, bulutları seyrediyorum. Mavi bir merada küçük bir koyun sürüsü. Bulutlar öbek öbek batıdan doğuya gidiyorlar. Aynı anda şekil değiştiriyorlar. Bazıları, oklavanın altındaki hamur gibi, her yöne doğru genişliyor. Bazılarından parçalar kopuyor, dağılıp yavaş yavaş kayboluyor. Bazılarının ucunda küçük girdaplar dönüyor.
"Öğrendin artık bunu" diyorlar bana. "Her şey, her zaman değişim içindedir. Bunu kabul et. Buna teslim ol."
Kışın en soğuk günlerinde bile adada güneşli, kuytu yerler sıcacıktır. Lisedeyken, havanın açık olduğu kış günlerinde, bazen sandalyeyi sokağa çıkarır, evimizin önünde veya yanında, rüzgâr almayan bir yerde oturarak güneşin keyfini çıkarırdım. Sandalyeyi iki arka ayağının üzerinde duvara dayar, başımı yukarı çevirir, şimdi yaptığım gibi bulutları seyrederdim.
İlkbaharda, oluklarda ve kiremitlerde biriken toprağın içinden yağmur suyu içerek çıkmış çiçekler olurdu.
Kardeşim Ziya, o yıllarda Lefkoşa'nın özelliklerinden biri olan bu dam çiçeklerini âşık olduğu kıza benzeten bir şiir yazmış, adını Kelebekler Eksilmesin Başından koymuştu. Dün onu gördüğümde bu şiiri hatırlattım ve yeniden okumak istediğimi söyledim. "Kayboldu" dedi.
Güneşin önüne bulut geldi mi gölgesi üstüme düşer, anında soğuk içime işlerdi. Bulut tutamı ufak olunca serinlik birkaç dakika sürerdi. Büyük ve yavaş hareket eden bir bulut gelince sandalyeyi sırtlayıp içeri girmek zorunda kalırdım. Evler ısıtılmadığı için içerisi de dışarısı kadar soğuktu, o ayrı hikâye.
Bazen uzun süre güneşin önünden bulut geçmezdi. O zaman önce kazağımı, sonra gömleğimi, sonra da atletimi çıkarıp sıska ve kılsız göğsümü güneşe teslim ederdim.
Şimdi olduğu gibi.
Vaktin çok ama çok bol olduğu o günlerde hoşuma giden başka bir şey bulutlarda insan veya hayvan şekilleri aramaktı. Şimdi aradığım gibi. Yanımda olsaydınız parmağımı uzatıp size balık iskeletini gösterebilirdim.
Dünya o kadar güzel ki bazen neden doğayı seyretmekten başka bir iş yaptığıma şaşıyorum. Başka herhangi bir uğraş vaktin boşa harcanması gibi geliyor bana. Saatlerce bulutları, ağaçları, çiçekleri, kayaları, dağları, denizi seyredebilirim.
Burada olduğum zaman, her gün bu bahçede bazen dolaşır, bazen deniz kenarından getirdiğim yassı çakıl taşının üzerine oturur -mantarın üzerine tünemiş masal cücesi gibi- çevreyi seyrederim. Ayaklarım bahçede patikalar meydana getirdi.
Uzandığım yer bahçenin en hoşuma giden köşelerinden biri. Sağımda sıra halinde ağaç haline gelmiş mısır incirleri, solumda sahte kavaklar var. Mısır incirlerinin arasından oraya kendi kendini ekmiş sarmaşık, servi, keçiboynuzu, çitlembik ve mersin çıkıyor. Üzerinde yattığım otlar kısa, sık ve yumuşacık. Şanslı olduğumun farkında olmadığımı sanmayın. Güneş battaniye gibi üstümde, doğa yüklü havayı içime çekerken bana bu dakikaları verdiği için kâinata teşekkürlerimi yolluyorum.

mmunir@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
"O da yalan bu da yalan, var biraz da sen oyalan"
Henüz ABD'li karikatüristlerin yapmadıkları b...
Melih AŞIK
Osmanlı Saati...
Meksika'nın başkenti Mexico City'de, Bolivar ...
Fikret BİLA
ABD neden endişe ediyor?
ABD Dışişleri Bakanı Rice ve Savunma Bakanı G...
Hasan CEMAL
Barcelona çarşısında mastika, mastika!
Biri, Katalunya Özerk Bölgesi'nin halkoyuyla ...
Güneri CIVAOĞLU
Sezen'le kamera arkası
Sezen Aksu ile söyleşimizin -kamera arkası da...
Can Dündar
Sahra Çölü'nde bir bayram
Hollywood'un lanetli ülkesi Fas... Bowles "Ç...
Abbas GÜÇLÜ
Kadife pantolon ve edebiyat öğretmenleri
Her gün yüzlerce elektronik mektup geliyor. H...
Metin MÜNİR
Güneşte otlara uzanmış
Güneşte otlara uzanmış, atkım başımın altında...
Hasan PULUR
Pazar fıkraları...
FIKRA denilince akla Karadenizliler gelir, ha...
Derya SAZAK
Akdeniz'e veda
Küresel ısınmanın insanlığı 'kıyamet'e götüre...
Meral TAMER
Biz kadınlar dünyanın kız kardeşleriyiz
Önce kitabın kapağının sıra dışılığı dikkatim...
Ece TEMELKURAN
Delikanlı kadınlar örgütü
"Annem taraf boylu boyunca, dik duruşlu Çerke...
Osman ULAGAY
Küreselleşme hızlandıkça karşıtları da güçleniyor
Küreselleşmenin dünya ekonomisinde muazzam bi...
Güngör URAS
Venezuela'da çocukların yaşamı müzikle değişti
Güney Amerika kıtasının çalkantılı ülkelerind...
Serpil YILMAZ
Şener: Erdoğan'ın adaylığı istikrarı pekiştirir
Kalkınma öncelikli yöreler, GAP İdaresi, DOKA...

© 2006 Milliyet