|
Biz kadınlar dünyanın kız kardeşleriyiz
Önce kitabın kapağının sıra dışılığı dikkatimi çekti. Sonra baktım ki kitabın kendisi de, en az kapağı kadar sıra dışı...
Ve önceki gün TV kanalları arasında dolaşırken Latife Tekin, CNBC-e'de kanlı-canlı karşıma çıkınca fark ettim ki, o artık Muinar olmuş. 10 bin yaşındaki bilge kocakarı, başka kadınların ruhuna girse de onunkinden hiç çıkmayacak ve çıkmamakla da pek isabet edecek!
Belki bencilce düşünüyorum ama, Latife Tekin sanırım bundan böyle çevreyi hoyratça katledenlere, dünyayı savaşa boğanlara, nükleer santraller kuranlara, kadınları örtenlere, satanlara, aşağılayanlara karşı isyan edenlerin sesi olacak. O, hepimiz adına konuşacak; hatta konuşmaya başladı bile. CNBC-e'deki söyleşisinden aktarıyorum:
Muinar bir çığlık
"Muinar aslında bir çığlık! Daha yüksek sesle konuşma gereğini duydum; çünkü ülkemizi çok yönlü kaybediyoruz.
Dünyayı bu hale kadınlar getirmedi. Baltaları biz yapmadık. Savaşları biz çıkarmadık. Hiçbir destan ya da masal, dağları eritmiş kadınlardan söz etmiyor. Kadınlar doğaya zarar vermediler, ırmakların yerini değiştirmediler.
Muinar erkekleri dünya suçlusu ilan ediyor; dünyaya tecavüzden tutuklanmalarını istiyor.
Muinar insanlardan ümitsiz, ama hayatın kendisinden değil. Çünkü hayat kendisini onarıyor, ama insanlar yok oluyor. Kıyamet kopuyor, dünya üzerindekileri silkeliyor ve yoluna devam ediyor.
Kadın içinde bir şey saklıyor. Çıkarttığında dünyayı düzeltebilir. Kadınlar isterlerse çok şeyi değiştirebilirler."
Tekin'in kadınlığa adanmış son kitabı Muinar'da zaman yok, mekân yok, hatta kahraman bile yok. Edebiyat türü olarak "Roman" denmiş, ama daha ziyade "Konuşma". Hatta çok kişisel bir haykırış, içini dökme... Tüm kadınların altına imza atacağı türden...
Bush da var, Evren de...
Bir yanıyla çok gerilerde kalmış destanlara gidiyor, diğer yanıyla uzay çağına uzanıyor. Günümüz siyasi anlayışının dünyayı öldürdüğüne vurgu yapıyor. Çevreye yaptığımız tahribat için "Başımıza gökten kuş gagası yağacak" diye uyarıyor (Nitekim Avustralya ve ABD'de gökten kuş ölüleri yağdı bile!). Duran kayaya bakmak yerine gözlerimizi yuvarlanan kayaya çevirmemizi istiyor.
Askerler, Kenan Evren, Deniz Baykal, Tansu Çiller, Süleyman Demirel, Mehmet Ağar, George W. Bush, Irak'ın işgali... Adları zikredilmemekle birlikte hepsi Tekin'in sivri dilinden nasibini alıyor.
Latife Tekin'in 50. yaş kitabı bu. Hem kendine, hem de yaşlanmakta olan tüm kadınlara armağanı. Bir sabah uyandığında, dünyada varolmuş ilk kadınla aynı yaştaymış gibi hissediyor kendini; sanki dünya onun eline doğmuş ve o da dünyanın eline doğmuş gibi...
Bilge kocakarı tanrıça Muinar'a göre dünya canlıdır ve dişidir. Topraktan hayat fışkırırken, bitkiler-ağaçlar ve biz insanlar canlıyken, toprağın cansız olması mümkün müdür?
Tekin'e göre erkekler doğaya saldırmış, gezegeni yağmalamaya başlamış ve saldırganlığını meşru kılmak için de kafasında "Ben canlıyım, dünya cansız" diye bir ayırım yaparak dünyamızı felakete sürüklemiştir.
Biz kadınlar, dünyanın kız kardeşleri olarak yarından tezi yok, dünyamızı kurtarmak için kolları sıvamalıyız.
Ben Latife Tekin'in peşinden gitmeye varım. Ya siz?
mtamer@milliyet.com.tr
|
|