|
 |
|
|
Sosyal güvenliğe ikinci erteleme
Bakan Babacan, yürürlüğü 1 Temmuz'a ertelenen sosyal güvenlik reformunun 'içlerine sinmeyen maddelerinin' ikinci kez ertelenebileceğini belirterek, "Seçim sonrasına kalacak" dedi
EKONOMİ SERVİSİ
Devlet Bakanı Ali Babacan, yürürlüğü 1 Temmuz'a ertelenen sosyal güvenlik reformunun ikinci kez erteleneceğini, ikinci ertelemenin kısmi olacağını açıkladı. NTV'de soruları yanıtlayan Babacan, sosyal güvenlik reformu için Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karara dikkat çekerek şöyle dedi:
"Biz artık Türkiye'de memur, çiftçi, işçi ve esnaf ayrımı olmasın, çalışan herkes sosyal güvenlik açısından eşit muameleye tabi olsun istiyorduk. İptal gerekçelerine baktık ki, bizden memurların ayrı bir muameleye tabi tutulması bekleniyor. Bir insan aynı ülkede çalışıyor ve yaşıyorsa sosyal güvenlik açısından da aynı haklara sahip olması gerektiği görüşündeyiz.
Sağlık ve emeklilik hakları açısından bir farklılık olmasın istiyorduk. Bunun uygulanması imkânsız olduğu için, 1 Temmuz'a kadar erteleme kararı aldık. Niyetimiz 1 Temmuz'dan itibaren mümkün olduğunca geniş şekilde uygulamaya başlamak.
1 Temmuz'a kadar şu andaki Meclis görevinin başında. 1 Temmuz'a kadar bazı düzenlemeler için elimizde bir 'fırsat penceresi' var. İçimize sindiremediğimiz maddelerde 1 Temmuz'a kadar bir formül bulamazsak kısmen, bir miktar daha erteleme olabilir. Zaten Meclis'in hazirandan sonra çalışması mümkün değil. Mecburen seçim sonrasına kalacak. Yeni Meclis yapacak."
Merkez Bankası'na sıcak selam!
Babacan reel faizlerle ilgili bir soruyu yanıtlarken Merkez Bankası ile hükümet arasında yaşanan faiz tartışmasında bankayı destekleyen bir tutum sergiledi ve şunları söyledi:
"Faizlerin ilelebet bu noktalarda kalmayacağı beklentisi güçlü ama bu yıl, iç ve dış siyasi gelişmeler açısından, faizlerin bir miktar yüksek kalması gerekiyor. Merkez Bankası, Hazine yüksek faiz ödemek istemez ancak istikrar ve ülke ekonomisinin uzun vadede sıhhati için kısa vadede faizlerin yüksek kalması gerekiyorsa bu maliyete katlanmalıyız. Bu bir bakıma istikrarın sigorta primi. Merkez Bankası'ndaki arkadaşlarımız, ülkeyi seven kişiler, ülkeye daha yüksek bedel ödetme gibi bir kasıtları olamaz."
'Cari açık gerileyecek'
Cari açığın yükselmesinin bir numaralı sebebinin enerji fiyatlarının artması olduğuna dikkat çeken Babacan, 2002'de 9 milyar dolarlık enerji ithal eden Türkiye'nin 2006'da enerji ithalat tutarının, büyük oranda fiyat artışı sonucu, 29 milyar dolara çıktığını kaydetti. Makine teçhizatı ithalatının da aynı dönemde 8 milyar dolardan 23-24 milyar dolara çıktığını belirten Babacan şöyle konuştu:
"36 milyar dolarlık ithalat artışı sadece bu iki kalemden geliyor. 2006, 33-34 milyar dolar cari açıkla bitecek. Bunlar olmasaydı Türkiye cari fazla verecekti. 2007'de cari açıktaki artışın yavaşlamasını ve büyük ihtimalle geri dönmeye başlamasını bekliyoruz. Uluslararası kuruluşların yaptığı çalışmalar da bu sene cari açığın daha düşük olacağı yönünde."
'Hedefe inanıyoruz'
Petrol fiyatlarındaki gerilemenin, 2007'nin hem cari açık hem enflasyon konusunda daha uygun bir yıl olacağına işaret ettiğini belirten Babacan şöyle devam etti:
"Biz 2007 için ortalama petrol fiyatını 59.4 dolar koyduk. Ne kadar altında gelirse hem enflasyon hem cari açığa katkı sağlayacak. Ocakta bunun altında seyrediyor. Tüm emtia fiyatları geriledi. Türkiye hammadde ithal eden bir ülke haline geldiği için emtiada düşüş, enflasyon ve cari açığa yardımcı olacak.
Yüzde 4 enflasyon hedefimizin gerçekçi olduğunu düşünüyoruz. İnanmasak koymazdık, niye kendimizi sıkıntıya sokalım ki? Doğru politikalar uygulanırsa 2007'de yüzde 4'lük hedef ve artı-eksi 2 puanlık bant ulaşılabilir bir hedef. Merkez Bankası'nın tahminlerine baktığımızda, yüzde 70 ihtimalle enflasyonun önümüzdeki yıl yüzde 3 ile 6.5 arasında bir seviyede çıkacağı görülüyor."
'Halkbank bonus olacak'
Finansman programında, TMSF ve özelleştirme geliri olarak 4.5 milyar dolar öngördüklerini ifade eden Babacan, bunun 3 milyar dolarının özelleştirmeden, 1.5 milyar dolarının TMSF'den geleceğini belirtti. Söz konusu 3 milyar doların yarısının da Telekom'un taksiti olacağını, erken ödeme üzerinde çalışıldığını söyleyen Babacan, şöyle dedi:
"4.5 milyar dolar ihtiyatlı bir yaklaşım. 4.5 milyar doların üzerine ne gelirse bonus olacak. Biz bu hesaba ne TEDAŞ'ı, ne Halkbank'ı koyduk. Yaz aylarında büyük ihtimalle Halk Bankası'nın özelleştirilmesinin tamamlanmasını bekliyoruz."
'Elektrik zammı siyasi karar'
Elektriğe zam konusunu değerlendiren Babacan, elektrik zammının siyasi bir karar olduğunun altını çizerek şunları söyledi:
"Bugün itibariyle verilmiş bir kararımız yok. Gerektiği zaman hangi ürün olursa olsun zam yaparız. Elektrikte 4 yıldır zam yapmayarak öyle bir noktaya geldik ki sanki hükümet zam yapmak istemiyor, dışarıdan baskı geliyor. Konu kontrol altında, zam yok ama bu demek değil ki böyle devam edecek. İster elektrik olsun, ister doğalgaz olsun, eğer gerekiyorsa yaparız."
|
|
|

|