Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ocak 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ezberler bozulurken (1)


Adı Cevat Öneş, 1942 doğumlu. 41 yıl, kısa adı MİT olan Milli İstihbarat Teşkilatı'nda çalışmış, 2005'te Müsteşar Yardımcılığı'ndan emekli olmuş.
Güneydoğu'nun güç yıllarında Diyarbakır Bölge Başkanlığı yapmış, Van'dan Hakkâri'ye uzanan çatışmalı coğrafyada çalışmış.
Kısacası:
Cevat Öneş Güneydoğu'yu, Kürt sorununu, PKK'yı bilen, tecrübeli ve sıradan olmayan bir istihbaratçı. İki gündür Milliyet'te değerlendirmeleri çıkıyor.
Okudunuz mu?
Okumadınızsa, mutlaka okuyun.
Belma Akçura'nın gazetemizdeki röportajında Cevat Öneş, Türkiye'yi bugüne kadar maddi ve manevi bakımdan fena halde kanatmış olan Kürt sorunu konusunda çok önemli noktalara parmak basıyor.
Söyledikleri hiç kuşkusuz ilk kez söylenmiyor. Ama bunların MİT'te Müsteşar Yardımcılığı'na kadar yükselmiş ve bölgede görev yapmış en üst düzeyde bir istihbarat yetkilisi tarafından kamuoyu önünde söyleniyor olması önemlidir.
Hem de çok...
Türkiye'nin önünü tıkayan temel sorunlarla ilgili olarak devletin önde gelen kurumlarında da son yıllarda bir zihniyet değişimi yaşanıyor.
Bunun tüm işaretleri var.
Kürt sorunu ya da Kıbrıs sorunuyla ilgili olsun, eski ezberler bozuluyor. Birtakım klişeleri sorgulayan bakış açıları su yüzüne çıkıyor.
Bu durum, yani değişim (Cevat Öneş değişme yerine gelişme deyişini tercih etmiş, olabilir), yalnız MİT'te değil, örneğin Dışişleri Bakanlığı'nda da, yargı erkinin kendi içinde de dikkati çekiyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde de, dışa çok fazla kendini belli etmese de, temel sorunlarla ilgili yerleşik düşünce kalıplarının alttan alta, usul usul kırılmaya başladığını sanıyorum. Farklı düşüncelerin uç verdiğine ilişkin sinyaller kendini ele veriyor bazen...
Bir başka deyişle:
Türkiye'nin dışa açılması ve AB yoluna oturması, demokratikleşme ihtiyacının kendini daha fazla dayatması, hiç kuşkusuz küreselleşme olgusu, ister istemez, ezberlerin, slogancı yaklaşımların Türkiye'de de aşılmasını gündeme getiriyor. Eski ile yeni arasındaki çekişmeyi, çatışmayı sahneye çıkarıyor.
Devletin önde gelen kurumlarındaki bu zihniyet değişimi, eğer sivil siyasal irade ile de bütünleşirse, siyasal irade de sahneye ağırlığını koyabilirse, Türkiye'nin önü daha zahmetsiz, daha hızlı açılır diye düşünüyorum.
İşte bu nedenlerle önemsiyorum, Cevat Öneş'in gazetemizde iki gündür yayımlanan değerlendirmelerini.
Bakın ne diyor:
"Adına ister Kürt sorunu, ister Güneydoğu sorunu deyin; bir sorunumuz var ama çözemiyoruz... Ve bu sorunu cumhuriyet tarihi içinde incelersek, 80 yıllık bir sorun var olduğuna ve tartışıldığına göre ve bu sorun bizim sınırlarımızı aşarak uluslararası bir boyut kazandığına göre, demek ki çözülmemiş ve bugüne kadar uygulanan politikalar başarısız olmuştur."
Bakın ne diyor:
"Bu durumda devletimizin yeni politikalara ihtiyacının olmadığını söylemek mümkün değil."
Bakın ne diyor:
"Tarihsel Kürt sorununun sonucu olarak ortaya çıkan PKK terörünü ortadan kaldırabilme konusundaki yaklaşımımız demek ki yeterli olmamış. Geçmişte yapılan hataları ortadan kaldırmak durumundayız."
Bakın ne diyor:
"Ölen, şehit olan askerimiz bizim vatandaşımız, ölen, dağdaki PKK'lı bizim vatandaşımız, kardeşimiz. Kimliği ne olursa olsun, -kendisine terörist diyelim, başka şekilde adlandıralım- bizim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşımız. O zaman her ölüm, ne olursa olsun acı duyulan bir olay. Olay tabii ki bir sistem işi. Bir sistemin uygulanmasının sonucu. Yanlış işleyen bir sistem varsa, bu sistem sonunda bu acılar ortaya çıkıyor."
Bakın ne diyor:
"Geçmişten mutlaka ders alacağız. Mutlaka eleştireceğiz, özeleştiri yapacağız. Ama ortak dil yaratarak, o çerçevede konuşup, o çerçevede eleştirip, yani mağduriyet üzerinden bir sonuca varma alışkanlığını terk edip doğruyu bulmaya çalışacağız."
Bakın ne diyor:
"Başarabilecek miyiz? Demokratik yapısını güçlendiren ve hukukun üstünlüğüyle şekillenen Türkiye'de bu irade var. Bu irade gelişecek. Bu konuda geriye dönüş mümkün değil. Çünkü toplum bunu istiyor. Temennimiz, bu çözümün gecikmemesi. Artık bekle-gör anlayışının terk edilerek çözüm iradesinin ortaya konulabilmesi ve bu iradenin şekillendirdiği politikaların hayata geçirilebilmesi, toplumsal taleplerle devletin bütünleşmesi lazım."
Cevat Öneş'in açıklamalarıyla ilgili ikinci yazı yarın.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ordu Kerkük'e!
1 Mart 2003 tezkeresi tartışmalarını hatırlay...
Çetin ALTAN
Bir telefon: 'Ben Gülseren Sadak'...
KKTC'deki kumarhanelerde, birtakım garip adam...
Melih AŞIK
Arapların Arapçası
Resmi Gazete'de birkaç gün önce yayımlanan "Y...
Fikret BİLA
Türkmen lider Ergeç: Kerkük patlarsa iç savaş durdurulamaz
Irak Türkmen Cephesi lideri ve milletvekili S...
Hasan CEMAL
Ezberler bozulurken (1)
Adı Cevat Öneş, 1942 doğumlu. 41 yıl, kısa ad...
Güneri CIVAOĞLU
İşkadınının adı yok
Eski başkanlar, TÜSİAD'a yeni başkan olarak A...
Abbas GÜÇLÜ
Baykal ile ülkücülerin 'milliyetçilik' kavgası!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, başbakan olma...
Hurşit GÜNEŞ
İletişimde yeni fiyat rekabeti
İletişim teknolojisinde Türkiye'nin gelişmiş ...
Metin MÜNİR
Ilısu: İlerlememe raporu
Başbakan'ın neredeyse altı ay önce temelini a...
Faik ÖZTRAK
Seçim ekonomisinin önündeki engeller kalkıyor
2006 yılının aralık ayına ilişkin imalat sana...
Hasan PULUR
Yanlışı yanlış götürmez, doğru götürür...
BU hep böyle oluyor...
Derya SAZAK
Kerkük tuzağı
Türkiye'de Kuzey Irak'a müdahalenin tartışıld...
Meral TAMER
Ev adresiniz, nüfus kâğıdınızda...
Türkiye'yi soya ile tanıştıran Dr. Nusret Ars...
Ece TEMELKURAN
MİT ve "ben"
Kullandığımız sözcüklerin bulunduğumuz tarafı...
Güngör URAS
Mısır'ı 49 teşvikli ilin başına oturttular
Anlaşıldığı kadarıyla Türkiye'nin yatırım, is...
M. Ali BİRAND
Mahmur kampını kapatmak çok güçtür
Yıllar önceydi, Kuzey Irak'taki Mahmur Kampı'...

© 2006 Milliyet