|
 |
|
|
Seçim ekonomisinin önündeki engeller kalkıyor
2006 yılının aralık ayına ilişkin imalat sanayii kapasite kullanım oranı belli oldu. Aralık ayında kapasite kullanımı bir yıl önceye göre 1.1 puan artarak yüzde 81.8'e ulaşmış.
2005 yılı ile 2006 yılının kapasite kullanım oranlarını karşılaştırdığımızda yılın üçüncü üç aylık döneminde yavaşlayan kapasite kullanımındaki artışın son üç ayda önemli ölçüde hızlandığını görüyoruz. Bu, son üç ayda imalat sanayii üretiminin de yeniden hızlandığını ortaya koyuyor.
Nitekim Merkez Bankası'nın faiz oranlarıyla ilgili son açıklamasında bir önceki ayda yer alan toplam talebin yavaşladığına ilişkin ifade çıkmış. Onun yerine talep koşullarının enflasyona destek verdiği ifadesi girmiş. Bu, bankanın da taleple ilgili öngörülerindeki belirliliğin aralık ayına göre azaldığını ortaya koyuyor. Ancak banka son çeyrekteki toparlanmayı tamamen dış talebe bağlıyor.
Oysa geçen yılın son çeyreğinde yeniden hızlanan imalat sanayii üretim artışını tamamen ihracat ve dış talep artışına bağlamak oldukça güç. Çünkü kasımda ithalatta da önemli bir artış var. Bu nedenle son üç ayda iç talepte yavaş da olsa yeniden bir canlanma olduğunu görmek şaşırtıcı olmayacak.
Bu da politika faizlerinde bir indirimin çok daha geç gerçekleşebileceğini gösteriyor. Ancak ekonomiden sorumlu bakanın son açıklamaları, hükümetin bu durumdan çok da rahatsız olmadığını ortaya koyuyor.
Aslında bu son yıllarda oynanan oyunun devamı. Hükümetin son birkaç yıldır yükselen piyasalara ve tabii ki bize de büyük bir iştahla gelen sermaye hareketlerini seyreden yaklaşımı, enflasyon hedeflemesi uygulayan ve faizleri enflasyonla mücadele etmek için kullanan Merkez Bankası'nın ihtiyatlı tavrıyla birleşince gelen sermaye hızlanıyor.
İç talep ve üretim artıyor
Bu da borçlanma yoluyla iç talebi canlandırarak mali disiplinin neden olduğu talep daralmasını fazlasıyla telafi ediyor. Dövizin bolluğu da TL'yi değerlendiriyor ve dış ticarete açık sektörlerde fiyat artışını sınırlıyor. Sonuçta enflasyon düşerken iç talep ve üretim artıyor.
Bu da hükümeti memnun ediyor. Bu oyunun sonunda artan cari açık, düşmeyen işsiz sayıları, tarım dışında artan kayıtdışılık, düşen kâr marjları hükümet için sorun değilmiş gibi görünüyor. Vatandaş nasılsa işsizliği kader olarak kabul etmiş. Buradaki marjinal düzelmeleri nimet görüyor. Yitirilen fırsatları fark etmiyor.
IMF Başkanı Rato'nun son basın toplantısında hem küresel ekonominin üç ay öncesine göre daha iyi olduğu, hem de hükümetin seçim nedeniyle aldığı bazı kararların çok da abartılmaması yönündeki sözleri hükümeti yüreklendirmiş görünüyor. Nitekim Rato'nun bu sözlerinin hemen ardından hükümetin IMF'nin önemle üzerinde durduğu sosyal güvenlik yasası değişikliklerinin bu yıla yetişmeyebileceğini açıklaması da oldukça ilginç.
Küresel sermayenin risk iştahında bir değişme olmazsa hükümetin önünde tam bir seçim ekonomisi uygulamak için herhangi bir engel kalmamış görünüyor.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|