Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ocak 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sıdesutyun Paregamıs! (Elveda Dostum!)


Adam gibi adamdı.
Dağ gibi, ırmak gibi, çocuk gibi bir adamdı.
Özü sözü bir, yurtsever ve yiğit, dünyalar güzeli bir adamdı.
Bir sınır boyundaydık.
İkimiz yürüyorduk.
Omzuma sarılıp bir öykü anlatmıştı bana:
Sivas'tan Fransa'ya göçmüş yaşlı bir Ermeni kadın, "Toprağından yol geçecek. Gel" çağrısı üzerine Sivas'a, terk ettiği topraklara gelmiş yeniden...
80 yaşın yorgunluğuyla döndüğü topraklarda vefat etmiş.
Telefonla kızını aramışlar hemen; cenazeyi alması için...
Kızı "Bekletmeyin, toprağına gömün" demiş ve eklemiş:
"Su, çatlağını buldu."
Gözleri yaşarmıştı bunları anlatırken...
Sonra, "'Türkiye'nin toprağında gözünüz var' diyorlar ya" demişti:
"Evet, gözümüz var bu vatanın toprağında... Ama koparıp götürmek için değil, en dibine gömülmek için..."
***
İşte o gözünü diktiği yere, ölesiye sevdiği, terk etmediği için de kurban edildiği bu toprakların kanlı sinesine yatırıyoruz Hrant'ı...
Elbette bekliyordu o da bunu...
Sağlam bir siyasi geçmişi vardı; bu topraklarda farklı düşünmenin, muhalif olmanın, demokrasiyi, özgürlüğü savunmanın kimlerce, nasıl cezalandırıldığını biliyordu.
"Güvercinlere dokunmazlar" diye yazsa da ülkesini tanıyor, yaklaşan "mukadderat"ı seziyordu.
Tehdit edenler "git" diyordu; dostları gitmesini tavsiye ediyordu.
Gitse, bütün Batı'nın kapıları açılır; krallar gibi yaşatılırdı.
Ama gitmiyordu.
Bu ülkeyi belki hepimizden fazla sevdiğinden gitmiyordu.
Yeni dede olmuştu; kendisinin soluyamadığı demokrasiyi torununa miras bırakabilmek için gitmiyordu.
Gitmiyor ve tehditlerin, birbiri peşi sıra açılan davaların, mahkeme kapısında linç için bekleşen ve bu saldırının provasını yapan çapulcuların arasında, bir ateş çemberinin tam ortasında yapayalnız yaşıyordu.
Kendi cemaati içinde bile yapayalnız...
***
Tetiği çeken alçak biliyor muydu acaba bu ülkenin bölünmemesinin, halkların birbirine düşman kesilmemesinin en büyük garantilerinden birinin Hrant olduğunu...
Asıl onsuz bu mozaiğin çatırdayacağını, bu demokrasinin yaralanacağını... Türklerin aşağılanacağını...
Türkiye'nin onunla birlikte sadece cesur bir yurtseveri değil, kardeşçe bir arada yaşama umutlarını, barışı ve hoşgörü kültürünü de yitirdiğini...
Yoksa asıl amaç bu muydu?
***
Güzel dostum!
Dün, upuzun serildiğin bu sokaklarda ürkek bir güvercin gibi sağını solunu kollayarak yürümeyeceksin artık...
Seninle Erivan'da yaptığımız gibi ayrı dillerde Sarı Gelin'i söyleyip ağlaşamayacağız.
Ama senin yaşadıklarını torununun da yaşamasına, bu ülkenin halklarının birbirine düşürülmesine de izin vermeyeceğiz.
Bak, dün gece "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz" diye yürüdüler gazetenin önünde... Sırf bu manzarayı görebilmek için bir ömür vermiştin; göremeden gittin.
Hayattayken çabaladığını, ölümünle başardın.
Şimdi 301'i de kaldırır bunlar; belki dökülen kanın, Ermenistan'la kapıyı da aralar...
Belki o zaman diner, kardeş bildiklerince başından vurulmuş güvercinin acıları...
"Su, çatlağını buldu" diye yazmak zor senin ardından...
Ama, dilerim gözünü diktiğin ve can pahasına kopmamakta direndiğin o toprak, huzurlu bir yatak olur sana...

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Hrant Dink'in katilleri
BÖYLE bir cinayeti tanımlayacak kelime bulmak...
Çetin ALTAN
Yavru kedi "Zibidi"nin kızıştığı sanıldı
Kediler, insanlara oranla özerk bir kimliğe s...
Melih AŞIK
Yine vurulduk...
Türkiye'yi şu anda en etkili şekilde karıştır...
Fikret BİLA
Anayasa değişebilir
Cevat Öneş, emekli MİT Müsteşar Yardımcısı. M...
Hasan CEMAL
Ezberler bozulurken (2)
Cevat Öneş'in, 41 yıl boyunca çalıştığı MİT'i...
Güneri CIVAOĞLU
Rezillik
Hrant Dink, 14 Şubat 2000 Sevgililer Günü'nde...
Can Dündar
Sıdesutyun Paregamıs! (Elveda Dostum!)
Adam gibi adamdı.
Abbas GÜÇLÜ
Sıradan bir cinayet mi?
Bir meslektaşın hunharca öldürülmesinden daha...
Semih İDİZ
Hrant'ın katili, damarlarımıza karışan zehirli kandır
Hrant Dink çok sevdiğim bir arkadaşımdı. Kend...
Metin MÜNİR
Müşteri ulus
Avrupa Birliği ve Amerika'da küresel ısınma ü...
Hasan PULUR
Kerkük üzerine...
YİNE ham hayaller peşinde koşmayalım. Diyelim...
Derya SAZAK
Hrant'a kıymak
Fuat Keyman'ın telefonuyla acı haberi aldım: ...
Meral TAMER
Başbakan'ın genelgesine kim inanır?
Önceki gün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürür...
Yaman TÖRÜNER
Neyi, nasıl anlatmalı?
İnsanlar ne söyledikleri ve nasıl söyledikler...
Güngör URAS
Hrant'ın Agos'u
Hrant Dink'in genel yayın yönetmeni olduğu "h...
M. Ali BİRAND
Hırant'ı Türk düşmanları öldürdü
Bugün ben kendimi Hırant Dink'in yerine koyuy...

© 2006 Milliyet