Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Ocak 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Milliyetçilik ve cinayet


HRANT Dink'in katili Ogün Samast, Trabzon'daki Yasin Hayal'e telefon açıyor, Agos gazetesinde Dink'i bulamadığını, başkalarının bulunduğunu söylüyor ve soruyor:
- Abi, burada birkaç Ermeni var, onları öldürüp geleyim mi?!
Yasin Hayal, Dink'i öldürmesini tekrarlıyor; öyle de oluyor.
Samast ve Hayal'in ifadelerinde benzer cümleler:
- Gizli saklımız yok! İlan edecektik zaten!..
Çünkü kendi çevrelerinden alkış bekliyorlar!
Psikiyatrlar bu şekildeki ifadelerin, mariz bir "kahramanlık" duygusunu yansıttığını, cinayeti işlerken takdir edilmeyi beklediklerini belirtiyor!
Ve eskiden beri çetleştikleri 17 yaşındaki Bursalı genç, Samast'a mail çekiyor; "kahramanlığını" kutluyor!
Bunlar fevkalade önemli psikolojik ve sosyopolitik verilerdir.

Hapishane makamı!
Samast ve Hayal, aynı mariz psikoloji sebebiyle, "hapishane"yi adeta bir kahramanlık beratı gibi görüyorlar! Tutuklanmaya götürülürken yeni tehditler savurması da 'korkmadığını' cümle âleme "göstermek" içindir!
"Dava uğruna hapis yatmış olmak"; sağlı sollu çok aşina olduğumuz bir kültür değil midir?!
Dün sabah değerli tarihçimiz Prof. Halil İnalcık aradı. ABD Başkanı Reagan'a 1981'de yapılan suikast teşebbüsünü hatırlattı:
- Kendisinin nasıl korkusuz, yiğit bir erkek olduğunu kız arkadaşına kanıtlamak için Reagan'a suikast girişiminde bulunmuştu!
Eylemcilerin resim ve görüntülerini ölçüsüz şekilde yayımlamanın onlardaki bu tür mariz duyguları tahrik edebileceğini, başkalarını özendirmesinin bile mümkün olduğunu söyledi, uyardı.
Haklı... İletişim teknolojisi, herkesi aynı şekilde etkilemiyor.
Milyonlarca normal insana göre, bunlar hem Dink'e kıydılar, ailesini, dostlarını acıya boğdular, Türkiye'ye kara çaldılar... Hem de kendi hayatlarını yaktılar!
Ama mariz psikoloji onların kendilerini kahraman gibi, hapishaneyi de kahramanlık beratı gibi görmelerine yol açıyor!

Gerilimden sakınmak
Bu mariz psikolojiyi "milliyetçilik" diye nitelemek, hem onların kendilerinin hem karşıtlarından bazı kimselerin yaptığı müşterek bir hatadır!
Türkiye, 1960'ların ortalarında başlayan 'münferit' cinayetler için genelleyici nitelemeler yapmanın kitleleri nasıl kamplaştırdığını yaşamış bir ülkedir!
Kaldı ki, milliyetçiliğin kitaplarda tek anlamı olmadığı gibi, bu kavram altında Türkiye'de çok farklı duygular vardır. Dink'in katilleri kendilerini milliyetçi sayıyordu muhakkak! Ama "Katil vatan haini" manşeti de, bu cinayet lekesinden vatanı uzak tutmaya çalışan milliyetçi bir manşetti.
Duyarlı kavramlar üzerinden kamplaşma yaratmak çatışmayı ve mariz duyguları besler! Şehirleşmenin bu en sorunlu 'çözülme' aşamasında aidiyet ve takdir arayan, kendini kanıtlamak için tutuşan işsiz ve lümpen genç yığınların içinden böyle mariz sözde kahramanlar çıkması şaşırtıcı değildir! Türkiye'deki siyasal şiddet ve terör akımlarına bir bakın, hepsi böyle tabanlardan beslenmiştir!
Türkiye kimliklerde yükselme ve sertleşme döneminden geçiyor! Çatışmaya, cinayete, teröre çok müsait sosyal ve politik bir süreç!
Vatanseverliğin de insanseverliğin de ilk şartı gerilimi düşürmek, farklılıklara saygıyı geliştirmektir. Hele de Türk kavramı etrafında bir gerilim yaratmaktan herkes dikkatle sakınmalıdır!

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik ve cinayet
HRANT Dink'in katili Ogün Samast, Trabzon'dak...
Çetin ALTAN
İsmail Cem 23 yaşındayken...
Sokak ortasında psikopat cinayetleri, görkeml...
Melih AŞIK
Katil ulusalcı mı?
Hrant Dink cinayetinden istifade bir kavram k...
Fikret BİLA
Wilson'dan üç mesaj
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, ASAM'...
Hasan CEMAL
TÜSİAD'ın derin demokrasi çağrısı!
Bazen öyle olur. Bir anda o kadar konu biriki...
Güneri CIVAOĞLU
TÜSİAD'da devrim
TÜSİAD'ın önerisi "Kürtçenin seçimlik ders ol...
Abbas GÜÇLÜ
Mahkemeden YÖK'e hukuk dersi
Hatırlanacağı gibi, Ankara Üniversitesi Tıp F...
Hurşit GÜNEŞ
TÜSİAD'ın önündeki zorlu görev
Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği'nin 37...
Metin MÜNİR
Halk Bankası ve sorular
Bu yıl satılmak üzere özelleştirilme programı...
Faik ÖZTRAK
Hükümetin hatalarını saklayan para politikası
Merkez Bankası'nın 2006'da enflasyon hedefind...
Hasan PULUR
Vefa nedir, ne değildir?..
VEFA nedir?
Derya SAZAK
Cem ve güler yüzlü sol
Ömrünü sosyal demokrasiye adamış bir düşün ve...
Meral TAMER
Asyalı Müslümanlardan, Batı'nın İslam diskuruna isyan
Kürsüde Filipinler Dışişleri Bakanı Alberto R...
Ece TEMELKURAN
Beyaz bereliler
Şöyle yapalım diyorum: Düşünen, kafası çalışa...
Osman ULAGAY
Türkiye'nin önemi ve dünya ekonomisi
Dünya Ekonomik Forumu'nun bu yıl oluşturduğu ...
Güngör URAS
İşadamlarına işkadını başkan oldu
TÜSİAD'ın ilk kadın üyesi Güler Sabancı'dır. ...
M. Ali BİRAND
Türkiye, Ermeni önerisine "hayır" dememeli
Ermenistan daha önce yaptığı bir öneriyi yeni...

© 2006 Milliyet