Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Ocak 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mahkemeden YÖK'e hukuk dersi


Hatırlanacağı gibi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi dekanlık seçimlerinde en fazla oyu alan Tümer Çorapçıoğlu YÖK'ten veto yemişti. Üstelik hiçbir gerekçe gösterilmeden. Seçime katılmadığı halde, üç kişilik yasal isim bildirme prosedürü nedeniyle YÖK'e bildirilen Erol Özdiller dekan olarak atanmış, o da YÖK'ün Çorapçıoğlu'na yaptığı haksızlığı protesto için istifa etmişti.
Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin Çorapçıoğlu lehine aldığı yürütmeyi durdurma kararına, YÖK'ün bir haftalık itiraz süresi var. Sonuç ne olur bilmiyoruz ama 15. Daire'nin yürütmeyi durdurma gerekçeleri çok çarpıcı. Adeta Anayasa Profesörü Teziç'e hukuk dersi verir gibi. İşte bu çarpıcı cümlelerden bazıları:
  • Anayasa'nın 125. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "İdarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemez" hükmünün, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin idari yargı denetimine tabi olmadığı şeklinde yorumlanmasının, Anayasa'nın 125. maddesinin i. fıkrasında yer alan "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" hükmünü anlamsız hale getireceği kuşkusuzdur.

  • Mevzuatta idarenin belli bir şey yapması ya da belli bir davranışta bulunması kesin bir biçimde öngörülmüş ise, "bağlı yetkiden", idareye belli bir davranışta bulunurken veya belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise "takdir yetkisinden" söz edilebilecek olup, ancak bu durumun varlığı halinde idare bu yetkiyi yasanın gösterdiği sınırlar içerisinde ve kamu yararı ile hizmet gerekleri doğrultusunda kullanmak zorundadır.
    Takdir yetkisi, belirli olguların varlığı halinde, idareye serbestçe ya da mevcut seçeneklerinden birini uygun gördüğünde tercih ederek karar alabilme imkânı vermektedir. Fakat takdir yetkisi keyfilik demek değildir.
    Bu nedenle idarenin takdir yetkisini kullanırken bazı ilkelere uymak zorunda bulunduğu bir hukuki gerçekliktir. Bu nedenlerle idarenin, takdir yetkisini kullanırken her şeyden önce, yasanın koyduğu sınırlar içerisinde kalması, eşitlik ilkesine önem vermesi, idarede istikrarı ve düzeni koruması, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun ve gerekçeli kullanması hukuka bağlı bir idarenin gereğidir.
  • İdari işlemlerin sebebe bağlı işlemler olmasının sonucu olarak, idare bir işlem yaptığında bu işlemi hangi sebeplere dayandırdığını açıklamak zorundadır. Her idari işlemin bir sebebi olmalı, bu sebep gerçek bir sebep olmalı ve sebebin hukuksal nitelendirilmesinde hata yapılmamış olmalıdır.
  • İdare, bu işlemini somut ve gerçek bir sebebe dayandırmalı, sebebi oluşturan önceki işlem ve olayların hukuki nitelendirmesini doğru yapmış olmalıdır. İşlemin gerekçesini sunmadan yalnızca takdir yetkisinin varlığından söz edilerek bu yetkinin denetlenemeyeceğini savunmak, işlemin hukuka uygun bir dayanağının ve temelinin olmadığını göstermektedir.
  • Kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararı çerçevesinde takdir yetkisinin hukuka uygun kullanıldığının kabul edilebilmesi için bu yetkinin keyfilikten, kişisel ve duygusal değerlendirmelerden kaçınılarak, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı kalınarak kullanılma zorunluluğu vardır.
  • Genel Kurul'ca kullanılan yetkinin hiçbir sebebe bağlı olmaksızın kullanılabilecek, mutlak bir takdir yetkisi olduğu anlamını doğurmadığı gibi, kullanılan takdir yetkisinin "hizmetin yararlı ve verimli olacağı kanaatinin oluşması" unsuru yönünden yargısal denetime tabi olduğu sonucunu doğurmaktadır

  • Genel Kurul kararında Ankara Üniversitesi Veteriner ve Diş Hekimliği fakültelerine atanan adayların bu atamalarının üçüncü döneme ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, aynı durumda olan davacının Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı'na atanmamasına ilişkin dava konusu işlemde, sebep unsuru yönünden hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk görülmemiştir.
    Özetin özeti: İyi ki hukuk var!..

    aguclu@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Milliyetçilik ve cinayet
    HRANT Dink'in katili Ogün Samast, Trabzon'dak...
    Çetin ALTAN
    İsmail Cem 23 yaşındayken...
    Sokak ortasında psikopat cinayetleri, görkeml...
    Melih AŞIK
    Katil ulusalcı mı?
    Hrant Dink cinayetinden istifade bir kavram k...
    Fikret BİLA
    Wilson'dan üç mesaj
    ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, ASAM'...
    Hasan CEMAL
    TÜSİAD'ın derin demokrasi çağrısı!
    Bazen öyle olur. Bir anda o kadar konu biriki...
    Güneri CIVAOĞLU
    TÜSİAD'da devrim
    TÜSİAD'ın önerisi "Kürtçenin seçimlik ders ol...
    Abbas GÜÇLÜ
    Mahkemeden YÖK'e hukuk dersi
    Hatırlanacağı gibi, Ankara Üniversitesi Tıp F...
    Hurşit GÜNEŞ
    TÜSİAD'ın önündeki zorlu görev
    Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği'nin 37...
    Metin MÜNİR
    Halk Bankası ve sorular
    Bu yıl satılmak üzere özelleştirilme programı...
    Faik ÖZTRAK
    Hükümetin hatalarını saklayan para politikası
    Merkez Bankası'nın 2006'da enflasyon hedefind...
    Hasan PULUR
    Vefa nedir, ne değildir?..
    VEFA nedir?
    Derya SAZAK
    Cem ve güler yüzlü sol
    Ömrünü sosyal demokrasiye adamış bir düşün ve...
    Meral TAMER
    Asyalı Müslümanlardan, Batı'nın İslam diskuruna isyan
    Kürsüde Filipinler Dışişleri Bakanı Alberto R...
    Ece TEMELKURAN
    Beyaz bereliler
    Şöyle yapalım diyorum: Düşünen, kafası çalışa...
    Osman ULAGAY
    Türkiye'nin önemi ve dünya ekonomisi
    Dünya Ekonomik Forumu'nun bu yıl oluşturduğu ...
    Güngör URAS
    İşadamlarına işkadını başkan oldu
    TÜSİAD'ın ilk kadın üyesi Güler Sabancı'dır. ...
    M. Ali BİRAND
    Türkiye, Ermeni önerisine "hayır" dememeli
    Ermenistan daha önce yaptığı bir öneriyi yeni...

    © 2006 Milliyet