|
 |
|
|
Umutsuz gençlerin mahallesi: Pelitli
Hrant Dink suikastından sonra basında "Trabzon'un Harlemi", "Kurtlar Vadisi" gibi ifadelerle adı geçen Pelitli beldesinde yaşlı kimseye rastlamak zor. Burada kültür merkezi, sinema ve sosyal tesis de yok
Belma Akçura
Çokkültürlü, zengin bir geçmişten gelen Trabzon herkesin ilgi odağında. Kent şu anda Hrant Dink cinayeti zanlıları Ogün Samast, Yasin Hayal, Erhan Tuncel ve arkadaşlarını araştırmak için şehre akın etmiş gazetecileri ağırlıyor.
Trabzon, son 5 yıldır basında, ekonomisinin sarsılması, limanının kullanılmaması, işsizliğin çoğalması, fuhuş sektörünün güçlenip mafya ilişkilerinin derinleşmesiyle birlikte, şike olayları, linç girişimleri ve cinayetlerle gündeme geliyor. Trabzonlu bu şekilde gündeme gelmekten rahatsız. Hrant Dink'in öldürülmesi de işin tuzu biberi olmuş.
Şimdilerde en çok adı geçen yer ise basında "Trabzon'un Harlemi", "Kurtlar Vadisi", "Uzun sokakta Beyaz Bereliler" gibi ifadelerle yer alan Pelitli.
Pelitli'nin yerlisi yok
Meraklı bakışlar altında Pelitli'yi dolaşıyoruz. Adını meşenin sert, kabuklu, yakılmak için kullanılan odunsu bir cins ağacından alan belde bir vadi gibi ikiye bölünmüş. Bir yanda yolsuz, sıvasız, imarsız, plansız, sanki bir gecede çıkılmış gibi duran, derme çatma, içi güneş görmeyen üç dört katlı evler, diğer yanda yükselen bloklar...
Beldeyi gezerken yaşlı birine rastlamak zor. Mahalle aralarında kadınlar ve çocuklar, internet kafelerinde ise gençleri görüyoruz. Pelitli, evler ve resmi binalardan oluşan, kültür merkezi, sineması, sosyal bir tesisi olmayan bir belde.
Pelitli yerlisi yok gibi... Belediye verilerine göre, her yüz kişiden sadece beşi Pelitli'nin yerlisi. 1990'lı yıllarda Sürmene, Karaçam, Vakfıkebir, Beşikdüzü, Akçaabat, Tonya, Maçka, Arsin, Of, Çaykara ve Yomra'yı vuran sel sonrası, burası afetzelerin "barındığı" bir bölge olmuş. Böylece 10 bin kişinin yaşadığı belde nüfusu ikiye katlanmış.
Cumhuriyet Mahallesi'nde yaşayan afetzedelere sağlanan tek şey konut. Çok çocuklu ailelerin çoğunun işi yok, eğitimi yok, parası yok. Beldenin diğer mahallelerinde oturanlar ise çoğunlukla memur aileleri. Onlara göre de, Cumhuriyet Mahallesi'nin yani "Öteki" mahallenin gençleri, daha çok işsizlik, eğitimsizlik ve parasızlıktan etkilendiği için bu yollara giriyor, kandırılıyor.
Erhan her duruşmaya geldi
Peki Dink cinayeti zanlıları Ogün Samast ve Yasin Hayal'in aileleri ne diyor? Cumhuriyet Mahallesi Mevlana Sokak'taki bir apartmanın üçüncü katı Dink'in katil zanlısı Ogün Samast'ın evi. Oğlunu ihbar eden baba Samast izne ayrılmış. Cep telefonu kapalı, kimi "Yurtdışına gitti" diyor, kimi "Bursa'ya", kimi de "köyüne." Anne ve kardeşler ise akrabalarında kalıyor.
Bunun üzerine Yasin Hayal'in evine gidiyoruz. Baba Bahattin Hayal, oğlunun suçsuz olduğunu söylüyor. Orhan Pamuk'u da tehdit ettiğini hatırlatıyoruz. Bu kez de "O da niye '1 milyon Ermeni öldürdük' diyor?" yanıtını veriyor. Anne Hayal daha sorgulayıcı. Oğlunu yönlendireni merak ediyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) okuyan Erhan Tuncel'le ilişkisini. Ardından devam ediyor: "Yasin'in McDonald's'ı bombalamasıyla ilgili davada her duruşmaya geldi. Dışarıdan izledi, ama duruşmalara girmedi. Çok şüphelendim, ama anlam veremedim."
'Siteden haberimiz yok'
Yasin Hayal'in futbol oynadığı Pelitlispor'un önündeyiz. Kapılar kapalı, içerisi boş. Yasin Hayal'i "topluma kazandırmak" için kucak açtıklarını söyleyen Başkan Alaattin Aydın, Pelitlispor'un internet sitesinin kendilerine ait olmadığını söylüyor. Yasin Hayal bir site kurmuş, ama kimse siteyi takip etmemiş.
Pelitli'nin AKP'li Belediye Başkanı Ömer Kayıkçı da önce Hrant Dink'in ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getiriyor. Pelitli'nin Türkiye'nin bir mozaiği olduğunu belirten Kayıkçı, "Buranın insanı Türkiye'nin insanıdır. 2 bin öğrenci dışarıdan geldi. Polis okulu öğrencilerimiz var, memurlarımız var. Evladını ihbar eden babanın da bir Trabzonlu olduğunu unutmamanız lazım" diyor.
Ruh halinde rahatsızlık
Trabzonsporlu yöneticiler, "Trabzon halkını ve yaşananları bu kadar içinden çıkılmaz hale getiren ne?" sorumuz üzerine, 1983 - 1984 yıllarından beri Trabzon'un şampiyon olamadığına dikkat çekerek şöyle diyor: "Trabzonlular şampiyonluğu bir daha yakalayamayınca, bu durum onların kimlik ve ruh halinde rahatsızlık yarattı. Özgüvenlerini kaybettiler. Kendiyle barışık olan Trabzon insanı bir boşluğa düştü."
|
|
|

|