Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Ocak 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Ermeni kardeşlerimiz bize emanettir'

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Hrant Dink suikastı ile milliyetçilik arasında bağlantı kurulmasına dönük çabalar ile bazı yetkililerin cinayetin 'milliyetçi duygularla' işlendiği yönündeki açıklamalarını haksız, yersiz, hatta kasıtlı buluyor


Hrant Dink suikastından "milliyetçiliği ve milliyetçileri" sorumlu tutan yaklaşımlar MHP lideri Devlet Bahçeli ve MHP'lileri rahatsız etmiş durumda.
Dink'in katil zanlısı Ogün Samast ve azmettiricisi olduğu öne sürülen isimlerin kamuoyuna "milliyetçilik ve ülkücü gençlik"le ilintili biçimde sunulması da bu rahatsızlığı tepkiye dönüştürmüş görünüyor.
MHP lideri Bahçeli, bu suikast ile milliyetçilik arasında bağlantı kurulmasına dönük çabalar ile bazı yetkililerin cinayetin "milliyetçi duygularla" işlendiğine dönük açıklamalarını haksız, yersiz, hatta kasıtlı buluyor.

Dink cinayeti
Bahçeli, bu konudaki sorularımı yanıtlarken, Hrant Dink cinayetinin çok üzücü olduğunu vurguladı ve şu yorumu yaptı:
"Ermeni kökenli bir vatandaşımızın öldürülmesi çok üzücü bir olaydı. Sadece Hrant Dink suikastının değil, hiçbir cinayetin tasvip edilmesi düşünülemez. Ancak bu menfur olaydan milliyetçiliği, Türk milliyetçiliğini sorumlu tutmaya çalışmak da çok büyük haksızlıktır. Hrant Dink cinayetinde Türkiye'nin hiçbir çıkarı yoktur. Bu olay vesilesiyle milliyetçiliği sorgulamaya yönelmek, onu suçlu ilan etmek de kabul edilemez."

'Hiçbir sorunumuz yok'
Bahçeli, Ermeni kökenli vatandaşlarımıza bakış açısını da şöyle özetledi:
"Ermeni kökenli vatandaşlarımızla bizim hiçbir sorunumuz olmamıştır. Osmanlı döneminde sadık tebaa, cumhuriyet döneminde ise azınlık statüsündeki kardeşlerimiz olmuşlardır. Onlar bize, Türk milletine emanettir. Böyle olduğu halde Hrant Dink suikastı nedeniyle milliyetçileri suçlu ilan etmek, yeni bir ayrışmanın tohumlarını ekecek şekilde milliyetçilik karşıtı eylem ve söylemde bulunmak doğru değildir."
MHP lideri Devlet Bahçeli, Türk milliyetçiliğinde "ırkçılık" aramanın da boş bir gayret olduğuna dikkat çekti ve MHP'nin milliyetçilik anlayışını şöyle özetledi:
"Türk milletinin tarihinde hiçbir zaman ırkçılık olmamıştır. Irkçılık Avrupa menşeli bir kavram ve olgudur. Türk milliyetçiliğinde ırkçılık arayanlar yanlış yere bakıyorlar, Avrupa'ya bakmaları gerekir. Irkçılık Avrupa'nın ayıbıdır, Türk milletinin böyle bir ayıbı yoktur. Bizim milliyetçilik çizgimizde hiçbir zaman kırıklık da olmamıştır. Bizim milliyetçilik anlayışımız bellidir. Bu 150 yıldır değişmemiştir. MHP'nin milliyetçilik anlayışı Atatürk'ün 'Ne mutlu Türküm diyene' özdeyişinde ifadesini bulur. Bu ifadede, bu anlayışta, ırkçılık yoktur."

Faşizm ve Nazizm
MHP lideri Bahçeli, Türk milliyetçilerini kolay yoldan suçlamanın kasıtlı olarak başvurulan bir yöntem olduğunu vurguladı ve şu değerlendirmeyi yaptı:
"Faşizmi ve Nazizmi savunacak hiçbir Türk milliyetçisi olamaz. Milliyetçiliği doğru algılamakta her kesim için yarar vardır. Bizim milliyetçilik anlayışımız hiçbir zaman ırkçı olmamıştır."

'Abartı olmamalı'
Bahçeli, Hrant Dink'in cenaze töreninde verilen tepkilerin abartılı olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Ermeni kökenli bir vatandaşımızın öldürülmesine elbette hepimiz üzüldük. Ancak tepkilerin de abartılı olmaması gerekirdi. Cenazede 'hepimiz Ermeniyiz' denilirken bir üst kimlik anlayışı sergilendi. Bu doğru bir yaklaşım değildi. Abartılı bir tutum ve söylemdi. Bu abartıdan rahatsızlık duyacak vatandaşlarımız olacağı da düşünülmeliydi. Ermeni kökenli Türk vatandaşı ifadesi hiç kullanılmadı."

'Sokakta olmayız'
Bahçeli, Dink suikastı ile ülkücü gençlik arasında bağlantı kurulmaya çalışılmasını da haksızlık olarak değerlendirdi ve ülkücü gençlikle ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ülkücü gençliği sokakta aramayın. Hiçbir şekilde kavgada, çatışmada, sokakta, cepheleşmede yer almayacağız. Ülkücü gençlik, cumhuriyetin 100. yılı olan 2023 yılında siyasette, bürokraside, ekonomide, bilim alanında faaliyetlerde bulunacak bir yaş olgunluğu içinde, lider konumdaki Türkiye'nin mimarları olacaktır. Türk gençliğini, sokaklarda çatışmaya itmek, sosyal şiddet ortamına doğru sokmak Türkiye'yi karanlığa gömmekle eşdeğerdir."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Arınç'tan Çankaya mesajları
TBMM Başkanı Bülent Arınç'la bir grup gazetec...
Çetin ALTAN
Abdi, benim dostumdu
Bayrağı sarılı tabut, caddeyi dolduran insan ...
Fikret BİLA
'Ermeni kardeşlerimiz bize emanettir'
Hrant Dink suikastından "milliyetçiliği ve mi...
Yasemin CONGAR
AKP'nin cesareti ve 301
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 25 Ocak'ta MES...
Can Dündar
Şimdi ittifak vaktidir!
Başbakan "derin devlet" gerçeğini kabul etti:...
Semih İDİZ
Saddam öldü ama hayaleti hâlâ ortada dolaşıyor
Rizgar Muhammed Amin ilk anda tanıdık bir isi...
Faik ÖZTRAK
Borç yükü hâlâ yüksek
Hazine Müsteşarlığı, merkezi yönetim borç ver...
Hasan PULUR
Ölene tabut, kalana zabıt, asayiş berkemal...
TAMAM, oldu, bitti değil mi?
Yaman TÖRÜNER
Gündemi kim yapıyor?
Gündemin büyük çoğunluğunu hükümet ve Tayyip ...
Osman ULAGAY
Dolar ve küresel mali sistem nereye? (1)
Amerikan dolarının değer kaybetmeye devam etm...
Güngör URAS
Hyundai'de yerli ortaklık sona eriyor
Toyota, Türkiye pazarına "Sabancı grubu" ile ...

© 2006 Milliyet