Hrant Dink cinayeti gündemin ilk sırasındaki yerini koruyor. Suikast öncesinde yaşanan emniyet-istihbarat skandalında sorumlunun kim olduğu tartışılıyor. Sizce olayın 1 numaralı sorumlusu kim? İçişleri Bakanlığı'nın görevlendirdiği müfettişlerin raporuna göre, ihbarları değerlendiremeyen İstihbarat Daire Başkanı Akyürek’le Emniyet Müdürü Cerrah’ın da Dink suikastında ihmali var. İçişleri Bakanlığı’nın önümüzdeki hafta iki mülkiye başmüfettişini İstanbul’a göndereceği ve Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile diğer üst düzey emniyet yetkililerinin ifadesine başvuracağı öğrenildi. Başbakan’ın “Müfettişlerin çalışmasından sonra geçmişte ne gibi yazışmalar oldu, bakılacak. Bir başka ile sıçrayabilir'' sözleri de, İstanbul Emniyeti’nde bazı görevden almalar olabileceği yorumuna yol açtı. 11 AY ÖNCE GELEN UYARI 2006 Şubat ayında Yasin Hayal'in Hrant Dink'i öldürmek için plan yaptığı "polis muhbiri" Erhan Tuncel tarafından Trabzon Emniyeti'ne bildirildi. Trabzon Emniyeti de 19 Şubat'ta İstanbul Emniyeti'ni konuyla ilgili uyardı. İstanbul Emniyeti işte bu istihbarata rağmen Hrant Dink'i korumak için yeterli önlem almadığı için eleştiriliyor. ERDOĞAN: EMNİYET HATASINDAN DERS ÇIKARIR Başbakan Erdoğan, Hrant Dink cinayeti ile ilgili olarak "Bu konuda emniyet güçlerimiz varsa hatalarından da dersler çıkarararak üzerlerine düşeni yapma gayreti içindedirler" diye konuştu. "Nitekim çabuk, dikkatli ve kapsamlı hareket edilerek Hrant Dink cinayetinin zanlısı, olayın üstünden sadece 32 saat geçmişken yakalanmıştır "diyen Erdoğan sözlerine "Bununla yetinilmeyerek olayla ilgili bağlantıları olabilecek herkes incelemeye alınmış, cinayeti hazırlayan ilişkiler ağını çözmek için çalışmalar derinlemesine sürdürülmüştür, halen de sürdürülmektedir'' diye devam etti. Yazarımız Hasan Cemal de bugünkü yazısında konuyla ilgili şu satırları kaleme aldı: "..(1) Yasin Hayal, suikastın azmettiricisi. Katilin eline silah tutuşturan, birtakım gençlere atış talimleri yaptıran kişi. Tutuklananlardan birinin deyişiyle, Mehmet Ali Ağca ve Abdullah Çatlı olmak istiyormuş... Aynı zamanda bombacı! Trabzon'da McDonald's'ı bombaladığı için 6 yıl 8 ay hapse mahkûm olmuş. Ama mahkeme, bir süre sonra sürpriz bir kararla Yasin Hayal'i serbest bırakmış, Yargıtay'daki temyiz sürecini tutuksuz geçirmesi için... Tabii akla takılıyor: Yasin Hayal tutuklu kalsaydı, Hrant Dink bugün hayatta olabilirdi. (2) Yasin Hayal'in mahkûmiyet dosyası Yargıtay'da 8 ay bekliyor. Dosya vakitlice ele alınsaydı, karar onansaydı, bombacı hapse girebilecekti. Tabii akla takılıyor: Yargıtay gecikmese, Yasin Hayal cezasının kalan kısmını çekmek üzere hapse girse, Hrant Dink bugün hayatta olabilirdi. (3) Erhan Tuncel, Trabzon'da öğrenci. Aynı zamanda polis muhbiri. Yasin Hayal'i ve o çevreyi biliyor. Ve tam 11 ay önce Hrant Dink'in 'bombacı' Yasin Hayal tarafından öldürüleceğini Trabzon Emniyeti'ne bildiriyor. Üstelik, Yasin Hayal'in İstanbul'a gitmesi halinde kalacağı adres bile ihbarda belirtiliyor. Trabzon Emniyeti de bu suikast ihbarını, hem Emniyet Genel Müdürlüğü'ne, hem İstanbul Emniyeti'ne resmen bildiriyor. Tabii akla takılıyor: Emniyet, bu ihbarı ciddiye alarak gerekli önlemleri zamanında alsaydı, Hrant Dink bugün hayatta olabilirdi. (4) Trabzon Emniyet Müdürü bu arada değişiyor. Yeni gelen müdür, Erhan Tuncel'in muhbirliğini sona erdiriyor. Tabii akla takılıyor: 11 ay önce suikast ihbarı yapan, 'bombacı' Yasin Hayal'le çevresini tanıyan bir muhbirin -ya da polis ajanının- görevine son vermek yerine, kendisinden daha iyi yararlanılmış olsaydı, Hrant Dink bugün hayatta olabilirdi.."
|
|||||||||||||||||||||||||