Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Şubat 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Renkli bir ressam: Amadeo Preziosi

Akdeniz milletleri birbirini tanıyor ve onların sanatçıları da bu dünyayı daha yakından anlatabiliyor. Tıpkı İstanbul'a gelip yerleşen İtalyan ressam Amadeo Preziosi gibi

Fax: (0312) 427 20 64

19'uncu yüzyıl ressamları Osmanlı Türkiye'sini farklı bir konumda işlemeye başladılar. Bunların içinde İtalyanların yaklaşımı çok daha ustacadır ki, bu bir tesadüf değildir. Evvela bu topraklara yerleşen İtalyanlar vardı. Bu ırk Akdeniz'in doğusuna karşı daha yakındı ve bu yakınlık yerleşip hayat kuracak düzeydeydi. İstanbul'u resmeden Avrupalıların teknik kusurları dışında, hayata ve insanlara bakışlarındaki yabancılık onlarda yoktu. Ayrıca iyi ressamlardı. Müzisyenleri de öyleydi; Donizetti Paşa olsun Guatelli Paşa olsun evvela yerel müziği iyi etüt edip ona göre kendilerinden istenen marşları ve eserleri bestelemişlerdi. Ressamlar da resimledikleri çevrenin bir parçası olmayı bilmişlerdir.
Osmanlı'nın resim dünyası ve anlayışı, çevreyi ve portreyi resmetmekten çok olayları ve hikayeyi nakletmeye dayanır. Gerçi Osmanlı minyatür sanatında Matrakçı Nasuh gibi şehirleri resmedenler, Nigari gibi Kanuni Sultan Süleyman veya Barbaros Hayrettin Paşa'nın portrelerini çizenler de vardı.
Ama daha çok çiçek sevilirdi, hayvan sevilirdi ve Türk resmi bitkilerin dünyasını üsluplaştıran ölümsüz çinileri yaratan bir daldır. Türk resmi gündelik hayattan çok törenleri, portrelerden çok olayları sever.

İstanbul halkını resmetti
Fatih Sultan Mehmed'den beri portre yapmaya gelenler İtalyanlardır. Bir bakıma İtalyan resmini Türklerin niçin benimsemediği tartışılabilir. Bazı az düşünmeyi benimseyenlerin tekrarladığı gibi sebep portrenin dinen yasak olması mıdır? O zaman İstanbul'un fatihi niçin Bellini'nin karşısına oturmuştur? Vakıa Kanuni Sultan Süleyman ünlü Venedikli Tiziano'nun karşısına portre için oturmamıştır ama Tiziano'nun o portreyi yapması için raporlara dayanan padişah tasvirleri yetmez, birilerinin bakarak yaptığı portrelerin eline ulaşması gerekir.
Amadeo Preziosi 1816 yılında Malta'da doğdu. Korsikalı bir korsan aileden geliyormuş, Zeynep İnankur araştırmış. Korsanlık eskiden devletlerin destek olarak kullandığı meşru bir meşgaleydi.
Preziosi ailesi de Sicilya-Napoli Krallığı'nın bu yolla işine yaradığından olacak, Sicilya kralı aynı zamanda Savoy Dükü II. Vittorio Amadeo aileye kontluk rütbesi verdi. Artık pek de zengin olamayan kont hazretlerinin torunlarından Amadeo İstanbul'a geldi ve toplumumuzun 19'uncu asrının en renkli ressamı böylece ortaya çıktı.
1867'de Paris uluslararası sergisine Osmanlı-Türk ressamı olarak katıldı. Ömrünü geçirmek için Yeşilköy'e yerleşti, ta ki bir av kazasında kendini yaralayana kadar. 1882'de öldü. Evinin bahçesine gömüldü.
Preziosi suluboya resimlerde İstanbul halkını, çarşılarını, hayran olduğu mezarlıkları ve dergahları resmetti.

Buradaki hayata intibak etti
Bir başka İtalyan, Brindisi benzer bir görevi yerine getirmiştir, ondan çok eser kalmamıştır. Preziosi'nin bıraktığı yerden Fausto Zonaro (1854-1929) aynı iştiyakla devam etti. Kim ne derse desin, tarihçiler açısından bu resimler o dönemin fotoğrafçılarının çekimlerinden çok daha değerli çünkü hiçbir fotoğrafçı o resimlerdeki ruh halini yansıtamaz.
Nitekim Preziosi'nin resmettiği dükkanda oturup eskiciyle pazarlık eden esnafın yüzündeki tevazuyla karışık kendini beğenmişlik, kuşağına sokulu divitle gösterdiği okuryazarlık fotoğrafla değil, ancak fırçayla verilebilir. Hiç kimse İstanbul esnafını, çarşıda gezinen halkı ve gururla at üstünde dikilen süvariyi bu kadar iyi tasvir edemez.
Preziosi için kanaatler muhtelif. Hatta sergi defterine imza atan Emel hanım ("Panter" lakabıyla da tanınan Emel Yıldız), ressamın trajik sonuna değinerek "Bütün ava gidenler senin gibi av kazasında ölsünler" diye yazmış.
Sıradan ressam olduğunu iddia edenler, büyük sanatçı olduğuna değinenler, onu ekol olarak oryantalizme sokanlar, hatta bu tabiri onu küçümsemek için kullananlar var.
Ama Preziosi bir İtalyan ve on binlerce İtalyan gibi Osmanlı şehirlerine hayat kurmaya gelenlerden; Beyoğlu'nun taş binalarını yükselten duvar ustaları, limanda çalışanlar buraya nasıl intibak ettilerse o da etmiş. Ve Donizetti ve Guatelli paşalar nasıl önce halk türkülerini, Türk müziğini dinleyerek Avrupai tarzda eserlerini besteledilerse, Preziosi'nin de Türkiye'deki minyatürü, nakışı, çiniyi ve çarşıdaki kalabalığın renklerini adamakıllı inceleyerek resimlerini yaptığı anlaşılıyor.
Edmondo d'Amicis Türkiye'yi en iyi tasvir eden bir seyyahsa, İtalyan ressamlar, müzisyenler için de aynı şey söylenebilir. Akdeniz milletleri birbirini tanıyor ve onların sanatçıları da bu dünyayı daha yakından anlatabiliyor. n
Amadeo Preziosi resimlerinden oluşan bir sergi, 24 Şubat'a kadar Yapı Kredi Kültür Merkezi Kazım Taşkent Sanat Galerisi'nde izlenebilir. Tel: (0212) 252 47 00


PAZAR
Güney Kutbu'na yürüyüşün hikayesi
"Ne isimmiş bu Gönül Yazar... Sermayeden yiyorum bitmiyor"
"Köpeğime verdiğiniz bu ilacı ben de kullanıyorum"
"Hâlâ en kuvvetli okul ruhu bizde!"
Partilemenin yeni adı: Sexenbir
İstanbul'u çizdiler...
Yeni belgelerle Çanakkale'deki Atatürk
Amber kokulu şarkılar
Kentler ve heykeller
İpek raylar
Benim kuşağımın dizi kahramanları
Büyük değişimler dönemi: 2008-2012
Roma'nın lezzetli yüzü
Renkli bir ressam: Amadeo Preziosi
Duygusal açlık kilo aldırır
Kart kurt ve "Kurtlar Vadisi Terör"
Romantik bir tatil için rotalar
"İçki profesörü" Michael Jackson





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet