Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Şubat 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
30 yıllık Atatürk Kültür Merkezi'ni "eskidi" diyerek yıkmak istiyorlar


İstanbul'da Taksim meydanında bulunan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) 1978 yılında hizmete açıldı. "Eskidi" diyerek yıkılmak isteniyor. Yurtdışında tiyatro, opera binaları ve kültür sarayları şehirlerin simgesi sayılır. Her biri en az yüz yıllık, görkemli yapıtlardır. (Avrupa şehirlerindeki bazı opera binalarının yapım yılları şöyle: Brüksel (1830), Prag (1883), Londra-Royal Opera House (1858), Paris-Palais Garnier (1875), Beyreuth-Festspielhaus (1876), Milano-Scala (1778), Viyana (1869). Biz yıllar sonra İstanbul'a zar zor bir opera binası yaptırabildik. 30 yılda yıkıyoruz.
Anlaşıldığı kadarıyla, Turizm Bakanı'mız, AKM binasının bitişiğindeki otopark alanını otel yapılması için birilerine tahsis etmek üzere. Sanılıyor ki, oteli yapacak olan, arsa karşılığı, otelin yanında bir de (bonus olarak) opera-konser salonu yapıverecek.

AKM'nin teknik donanımı önemli
Bilinmeyen, AKM'nin, bina değerinin 4 katı değeri olan teknik donanıma sahip olmasıdır. Salondan daha büyük ve de 40 metre yüksekliğinde sahnesi var. Sahne ve teknik donanımın tasarımcısı Frankfurt Operası'nın da sahne donanımını yapan dünyaca ünlü mimar Willi Ehle. Sahne bütünüyle iniyor, çıkıyor, tabanı mekanik olarak dalgalanıyor.
Opera-konser salonu yapmak o kadar kolay olsa ve de Kültür Bakanlığı kolayca para bulsa, yıllardır yarım kalan İstanbul'un Ayazağa semtindeki İKSV Opera-Tiyatro-Konser ve Kültür Merkezi inşaatı tamamlanır.
AKM'nin hikâyesi Tarih Vakfı'nın İstanbul Ansiklopedisi'nde anlatılır. "Dr. Lütfi Kırdar" İstanbul Belediye Başkanı iken, Batı türü sanat etkinlikleri için İstanbul'da tek bir mekân olmadığını söyleyerek, İl Genel Meclisi'nden Taksim'de bir opera binası ve Taşlık'ta bir açıkhava tiyatrosu yapımı için karar çıkardı.
O zamanın kafasıyla dünyanın en ünlü mimarlarıyla temasa geçildi. Uluslararası yarışmada kazanan proje, savaş nedeniyle uygulanamadı.1946'da proje küçültülerek temel atıldı. Belediye para bulamayınca proje yarım kaldı. 1953'te dünyaca ünlü mimarlar Prof. Bonatz ve Prof. Holzmeister İstanbul'a davet edilerek görüşleri alındı. 1956'da özel bir büro kuruldu. Başına rahmetli mimar Hayati Tabanlıoğlu getirildi. Yeni bir tasarıma dayalı bina 1969'da tamamlandı, 1970 yılında yandı. Onarımda Hayati Tabanlıoğlu'nun çizimiyle birçok şey değiştirildi. 1.300 kişilik büyük salon, 500 kişilik konser salonu ve 250 kişilik sinema, 200 kişilik oda tiyatrosu salonlarıyla AKM 1978 yılında tekrar hizmete açıldı.

Tamir parası bulamadılar...
Yapılması gerekli büyük onarım için 110 milyon dolar gerekiyor. Bu parayı bulamayanlar (çok komiktir!) yenisini yapacaklarını söyleyerek, 30 yıllık opera binasını teknik sahne donanımıyla birlikte yıkmak istiyorlar.
Ünlü mimar Doğan Tekeli diyor ki, "Hayati Tabanlıoğlu AKM binasını 17 yılda değişen 26 bakana dert anlatarak, para dilenerek bitirebildi. 2010 yılında "İstanbul Dünya Kültür Başkenti" olacak. Bugünkü binayı yıkarsak İstanbul, opera binası olmayan dünyanın tek büyük şehri haline gelecek."

"Yıkımcı"lardan ilginç haberler:
(1) Prof. Dr. Mete Tapan başkanlığında, Prof. Hale Çıracı, Sait Karabulut, Ömer Korman ve Habibe Silahtar'dan kurulu "Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu"nun, AKM'nin "kültür varlığı" olmadığı görüşünde birleştiği belirtiliyor.
(2) Milliyet'te dün yayımlanan Şakir Aydın'ın haberine göre, Kültür ve Turizm Bakanı, AKM'nin yıkılmasına ilişkin eleştiriler için, "Bir şey yaptırmak istemeyen gericilere ayıracak vaktim yok" demiş.

guras@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Çalkantılı bir yılı haber veren hızlı trampetler: Tırrrrr, tırrrrr, tırrrrr...
Yüzlerce yıl kimsenin adam yerine koymadığı e...
Melih AŞIK
Ahmakça okumak
Ellerinden kitap düşürmeyen, ağır, oturaklı, ...
Fikret BİLA
Büyükanıt'ın "ne" söylediği daha önemli
Her zaman olduğu gibi Genelkurmay Başkanı Org...
Hasan CEMAL
Yüreğimde bir kırıklık!
Orhan Pamuk'un bir sözü, yüreğimde bir kırıkl...
Güneri CIVAOĞLU
Ecnebide kafa karışık
Artık "görünmezler" arasındaki Metin Toker'in...
Can Dündar
Sevgili yazarımızın Eyüp'teki ölümü...
Biz vefakar mıyız gerçekten? Eğer vefakarsak...
Abbas GÜÇLÜ
Castro mu daha diktatör yoksa rektörler mi? (2)
Herhangi bir üniversitede öğrenim görüyorsunu...
Metin MÜNİR
Her şey yerli yerinde
Bugünlerde bana kıyametten bahsedenler çoğald...
Derya SAZAK
Kyoto'yu imzala
Türkiye Yeşilleri, küresel ısınmaya neden ola...
Meral TAMER
Müslüman ülkelerdeki Ar-Ge harcamaları
Dünyada devlet bütçesinden askeri harcamalara...
Ece TEMELKURAN
Demokrasiye adanmış yiğitler: Devrimci 'Kurt' Cephesi
"Ne olacak bu Kurtlar Vadisi'nin durumu?" mer...
Osman ULAGAY
Türkiye'ye dış kaynak akışının hikmeti
İstanbul, Ankara ve İzmir havaalanlarının işl...
Güngör URAS
30 yıllık Atatürk Kültür Merkezi'ni "eskidi" diyerek yıkmak istiyorlar
İstanbul'da Taksim meydanında bulunan Atatürk...
Serpil YILMAZ
Galatasaray hissedarı QVT: Birleşme olursa risk yükselir
Halka açılma oranı en yüksek kulüp olan Galat...

© 2006 Milliyet