|
 |
|
|
Bir diyeceğin var Türkiye!
Çocukların yüzünde bile aynı şey vardır. Bu memlekette daha şu kadarcık çocukların yüzlerinde bile uzun ve asla anlatılmayacak bir hikâyenin izleri vardır. Yüzleri erkenden yol yol olur, o yüz yollarından hikâyeler akar hep. Üstelik en efkârlı şey bu değildir yüzlerinde.
En efkârlısı, o yol yol olmuş yüzlerin ne kadar kolay gülebildiklerini görmektir. Yanakları kırılır gibi, aniden, kolayca. Koca adam gibi durmaya çalışan yeni yetme çocukların kasım kasım duruşlarının ani bir utanma duygusuyla kikirdeyerek yıkılması mesela...
Kızların, köy yollarında sert sert bakmaya çalışması ama el sallayınca, hemen ve kendiliğinden kalkması kollarının, evvelden tanışırmışsınız gibi, mesela...
Kapı önlerinde seni bekler gibidir ihtiyarlar, nicedir senin gelip bir soru sormanı bekler gibidirler. Satıcıların hep ceplerinde hazırdır işlerin eskisi gibi olmadığına dair dertli başlayıp şakalarla biten konuşmaları. Kadınların sert başlayan pazarlıkların sonuna sakladıkları gülmeleri hazırdır, başörtülerinin kenarına sıkıştırılmış durur.
Bu ülkenin, niye bilmiyorum, ağlaması değil de gülmesi hep beni hüzünlendirir. "Hep mi böyleydi?" diye düşünürüm. Düşünürdüm...
İstanbul Modern'de Magnum fotoğraf ajansının 60 yıldır Türkiye'de çekilmiş fotoğraflardan derlediği bir sergi var.
Çok özel ve önemli bir sergi. 1940'lardan beri memleketten ne geçmişse Magnum'un objektifinden geçmiş. Bilhassa gazeteciler, foto muhabirleri arasında bir efsane olan Magnum, Türkiye'ye "bakmış". Nasıl bakmış?
Bakmak, tarafsız bir şey değildir. Gazetecilik de objektif olabilir, ama asla nötr bir şey değildir. Çoğu kez aksi sanılır; oysa, taraf tutmak objektif olmaya engel değildir.
Gazetecilik bana sorarsanız hep insanın, insanca olanın tarafında olmaktır. Gazetecilik, ancak hayatın ve insanın tarafını tuttuğunda anlamlı ve yapılmaya değer bir şeydir. Magnum da işte böyle bakmış Türkiye'ye, insanın tarafında durarak. Öyle bakınca ne görmüş peki?
Yüzlerdeki giz
Dedim ya, yol yol olur insanların yüzü bu ülkede, nedense erkenden olur. Baktım o fotoğraflara, kırk yıl önce de böyleymiş yüzleri. Yol yol hikâye akıtan yüzlerde hep kederle, çaresizlikle resimler çizilmiş. Fotoğrafları çekenler bir merakla bakıp sonra daha yakından bakmak için yaklaşmışlar yüzlere. O yüzlerden o fotoğraf makineli gezginlere bir şey geçmiş. Bir şey... Ne olduklarını tam da bilememişler sanki. Ama hem fotoğrafçı olmanın hem de insan olmanın derin sezgisiyle durup o yüzlere bakmışlar, o yol yol yüzlerde takılı kalmışlar. Şimdi onların o zamanlar baktıkları yüzlere bakınca başka bir şey görüyorum. Buralı olduğum için görebildiğim bir şey bu.
Gülün!
Benim gördüğüm şey ciddi yüzlerin birazdan gülecekleri. Fotoğrafı çekenin yanına yavaş yavaş yaklaşıp makineye bakacaklarını görüyorum ben. Ne diyeceklerini bilemeyip "Abi ne kadar bu makine?" diye soracaklarını görüyorum.
Ellerini cebine sokmuş, boş gezen yeni yetmelerin fotoğrafçının peşinden gidişlerini görüyorum. O çocukların kendi mahallelerine girildiğinde kendiliğinden rehberliğe, mihmandarlığa soyunup insanlara fotoğrafçının ne yapmak istediğini anlattığını görüyorum.
Birkaç dakika sonra gülmeye, gülerek konuşmaya başladığını görüyorum, limonla yana yatırılmış saçlarıyla oynayarak, utangaç. Görüyorum yani işte bir sürü şey...
Magnum sergisi böyle bir şey işte. Memleketi sevdiğinizi yeniden anlıyorsunuz. Ülkeyi sevmek üzerinden yığınla yalanın söylendiği, vatanseverlik üzerinden vahşet ve dehşet dolu cümlelerin kurulduğu bugünlerde bu ülkeyi, bu ülkenin insanlarını sevmek ne demekti, bir kez daha hatırlıyorsunuz. İnsana iyi geliyor.
ecetem@hotmail.com
|
|
|


 | Çetin ALTAN | | Keskin sirke küpüne zararmış, laf ola; kodu mu oturtur Bazen insan kendinden de, hayattan da, o güze... | |  | Melih AŞIK | | Geceyarısı Ekspresi! Yıl 1999... Cannes'da, "Life is Beautiful" fi... | |  | Fikret BİLA | | MGK bildirisinin analizi Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) önceki günkü ... | |  | Hasan CEMAL | | Che'nin yolu... Herkes büyük umutlar besliyordu devrim konusu... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Konyak / Limoncello / Grappa Yaşamımda duyduğum en güzel "bis" cevabı... S... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Türkiye nasıl bilim ülkesi olmaz? (1) Günlerdir Türkiye nasıl bilim ülkesi olur diy... | |  | Metin MÜNİR | | Çay ve empati Empati kelimesinin Türkçe karşılığı yoktur. M... | |  | Hasan PULUR | | Bektaşi'den al kıssayı... ŞİMDİLİK işin pek farkında değiliz, ama haval... | |  | Derya SAZAK | | Masada çözüm Başbakan Erdoğan, Kuzey Irak'tan kaynaklanan ... | |  | Meral TAMER | | Ekonomi 1 büyüyorsa, havacılık 2 büyürmüş THY Genel Müdürü Temel Kotil'in, Uluslararası... | |  | Ece TEMELKURAN | | Bir diyeceğin var Türkiye! Çocukların yüzünde bile aynı şey vardır. Bu m... | |  | Osman ULAGAY | | Piyasaların senaryosu: Erdoğan Başbakan Yabancı Sermaye Derneği (YASED)'nin Finans Dü... | |  | Güngör URAS | | Önce yenisini yapalım, sonra AKM'yi yıkarız Kültür Bakanı'mız, "eskidi " diyerek, henüz o... | |  | Serpil YILMAZ | | Ağar'ın nikâhında tekstilci ağırlığı DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın oğlu Tolga A... | |
|
|