Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
28 Şubat


28ŞUBAT askeri müdahalesine karşı çıktım. Bugün de bunun doğru olduğuna inanıyorum.
Erbakan'ın Başbakanlık'ta yaptığı toplantılara davetli gazeteciler içinde yoktum; çünkü Erbakan'ın dünya görüşünü eleştiren "Medine'den Lozan'a" adlı kitabın yazarıydım... Genelkurmay brifinglerine davetli gazeteciler içinde de yoktum, çünkü kesin karşı tavır almıştım.
Tavır almamın iki sebebi vardı:
  • 28 Şubat, Silahlı Kuvvetler gücüyle yürütülen bir ideolojik harekâttı. Başta yargı olmak üzere devlet kurumlarını doğal ve yasal işlevlerinin ötesinde yönlendirmek istiyordu.
  • Askerin karışması, demokrasinin sorun çözme yeteneğinin gelişmesine daima engel olur. Müdahaleler demokrasimizi olgunlaşmaktan, sorun çözme yeteneğini geliştirmekten alıkoymaktadır.


  • İdeolojik düşünce
    28 Şubat'ın mimarlarından General Erol Özkasnak'ın sözleri:
    "Cumhuriyeti kurtarmak için arkadaşlarımız sabahlara kadar uykusuz çalışıyorlar..."
    Ben de bu köşede, sabaha kadar uyumalarını, sakin kafayla çalışmalarını öneren bir yazı yazmıştım. Çünkü ipin ucunu kaçırıyorlardı; sakin kafaya, analitik düşünceye çok ihtiyaçları vardı. Genelkurmay brifinglerinde söylenenlere bakın:
    "Bu böyle giderse, din eğitimli 6 milyon 506 bin ilave seçmenin katılmasıyla 2005 yılındaki genel seçimlerde oyların yüzde 66.94'ünü alarak her konuda mutlak çoğunluğu elde edeceklerdir."
    İnandırıcı olsun diye küsuratlarıyla uydurulmuş rakamlar!
    Ama "psikolojik harekât" teknikleriyle pek çok kimse inandırıldı!
    Sonra "1950 karşı devrimdir" hezeyanı!..
    Çevik Bir Paşa'nın "andıç"lardaki akıl almaz talimatı:
    "Amaca göre düzenlenmiş bilgiler..."
    Ne rasyonalist teorilerin "sebep-sonuç" bağlantısı, ne 'bilgi'lerin olgusal geçerliği! Bütün bu bilimsel ve akılcı dikkatleri berhava ederek 'bilgi'nin "amaca göre düzenlenmesi!.."
    Aynı şekilde, merhum Oramiral Güven Alpkaya'nın canlı yayınlarda dünya âleme yaptığı açıklama:
    "İrtica Türkiye'de İran türü halk ayaklanmaları yapacak!"
    Yahut "RP tabanı silahlanıyor" propagandası...
    Hepsi gerçek dışıydı bunların... Ama Türkiye'yi dünyaya nasıl gösteriyordu? Böyle bir ülkede siyasi ve ekonomik istikrar sağlanabilir miydi? Döviz, faiz, enflasyon nerelere tırmanacaktı?!

    Rejimin çözüm yeteneği
    28 Şubat, dikkatleri irtica paranoyasına kilitleyerek, Meclis kompozisyonunda yapay değişimler yaptırtarak, Türkiye'yi dünyaya halk ayaklanmalarının ve şeriatın eşiğinde bir ülkeymiş gibi göstererek, ta 2001 krizine kadar sürükleyecek istikrarsız bir gidişatı da hızlandırdı.
    En büyük tahribatından biri yargıda oldu. Yüksek yargı mensupları otobüslerle Genelkurmay'a taşındı, "yüzde 66.94..." türünden brifingler verildi, özgür içtihat imkânsız hale getirildi.
    Üniversite yeniden 'hiza'ya getirildi!
    Basında tasfiyeler yaptırıldı, komiserler tayin ettirildi! Buna sadece Aydın Doğan'ın direndiğini ahlaki bir borç olarak belirtmeliyim.
    Elbette Erbakan hükümeti çok kötü bir hükümetti. Uzun bir eleştiri listesi çıkarılabilir. Ama bu, bilinen askeri müdahaleye meşruiyet kazandırmaz.
    Zaten halk o hükümetin partilerini de 12 Şubat'ın siyasi rantiyesi politikacıları da tasfiye edecekti.
    Netice: "Yöneten demokrasi", krizleri kendisi çöze çöze oluşur; başkaları çomak sokmadan.

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    28 Şubat
    28ŞUBAT askeri müdahalesine karşı çıktım. Bug...
    Çetin ALTAN
    Politik sövüşmeler, sokakta dövüşmeler, çağın dışına düşmeler
    Türkiye'de evrensel kalitede bir meslek sahib...
    Melih AŞIK
    Ankara'nın gazı
    Ankara'dan çarpıcı bir gaz haberi... CHP Anka...
    Fikret BİLA
    Erdoğan'dan ve Gül'den Barzani'ye tepki
    Türkiye son birkaç haftadır KDP lideri Mesut ...
    Hasan CEMAL
    Kan davası!
    Erdoğan-Baykal kavgası gitgide sertleşiyor, t...
    Güneri CIVAOĞLU
    Silah son seçenek
    Türkiye Kuzey Irak'a çok kez girdi. Ancak sad...
    Hurşit GÜNEŞ
    Seçimler ve mali piyasalar
    Seçimler yaklaşıyor. Ana muhalefette olan CHP...
    Doğan HEPER
    Yarın geç olacak, Başbakan
    BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan bilsin ki, bir gün Tü...
    Semih İDİZ
    Irak petrol tasarısı çıkarlarımızla uyumludur
    Amerika'nın asıl amacının Irak'taki petrolü k...
    Sami KOHEN
    Irak için diplomasiye dönüş...
    ABD'nin Irak stratejisi, savaş alanından dipl...
    Hasan PULUR
    Vatan hainliği...
    "VATAN hainliği" kavramı bu kadar ucuzlamamal...
    Derya SAZAK
    28 Şubat
    Siyasi tarihimize 'postmodern darbe' diye geç...
    Meral TAMER
    İşle hayat iç içe geçince
    Başbakan Erdoğan, geçen hafta bir toplantıya ...
    Yaman TÖRÜNER
    Faizler
    Aşağıdaki tabloda, ekonomimizde yıllar itibar...
    Güngör URAS
    Piyasalar toz ve dumanın dağılmasını bekliyor
    Dün saat 17.30'da bankacı dostumu aradım. "Du...
    Serpil YILMAZ
    Medine'ye hızlı hac yolu
    Hafta sonunda siyaset ve iş dünyasının önemli...
    M. Ali BİRAND
    Kürt sorununda dönüm noktasındayız
    Başta Genelkurmay olmak üzere, Ankara'da sini...

    © 2006 Milliyet