
Köyün en son çiti
Alkmaar'daki AZ-Fenerbahçe maçının 85'inci dakikası, durum henüz 2-1'di. AZ kalesine doğru bir atak sonuçsuz kalmış, top, amatör hareketleriyle dikkat çeken kaleci Waterman'in ellerine gelmişti. Hollanda ekibi 5 dakika daha gol bulamazsa elenecek, Van Gaal yönetiminde Avrupa'da başarıyı yakalamak için yapılan onca yatırım heba olacaktı. Koca kulüp tarihi boyunca Avrupa'da evinde hiç maç kaybetmemiş bir takım mağlup ayrılacaktı sahadan... Üstelik de tarihinde hiçbir Hollandalı'yı eleyememiş bir kulüp tarafından.
İşte bu kritik anda o tecrübesiz Waterman ne yaptı biliyor musunuz? Topu eliyle yerden yanındaki arkadaşına iletti. O da hemen yanındakine... Ve o da bir diğerine... Hiç kimse son 5 dakikada topu ileriye uzunca şişirmeyi ve (muhtemelen kendi dillerinde karşılığı olmayan) doldur-boşalt yapmayı düşünmediler. 85 dakika ne oynadılarsa, son 5 dakika da onu oynayacaklardı. Belki kısa vadede bu maçı ve turu kaybedeceklerdi, ama uzun vadede bir anlayış tesis ettikleri kesindi. O anlayış ki, temelleri daha 70'lerde Brian Clough tarafından "Allah futbolun havadan oynanmasını istese idi, kaleleri de havaya yapmamıza izin verirdi" aforizması ile atılmıştı...
Netice
Neticede Volkan bir adım gerideydi, Opdam bir adım öndeydi falan... Fenerbahçe 6 maçta geriden gelmesine, Avrupa'da ilk kez bir sezonda 12 maç yapmasına rağmen, turu küçük nüanslarla AZ Alkmaar geçti.
AZ'nin 4'üncü turda rakibi olan 150 milyon euroluk Newcastle'ın hocası Glenn Roeder, eşleşmenin çok zorlu olacağını "Ben bir teknik direktörüm, Van Gaal ise bir usta" sözleriyle özetledi. Aynı günlerde Türkiye'de oynanan bir başka lig maçında futbolcu İbrahim Üzülmez, önce bugünkü Lyon'un kurulmasında pay sahibi olan, sonra 1998'de Monaco'ya Şampiyonlar Ligi'nde yarı final oynatan teknik direktör Tigana'ya "Çizgi savunma oynamayalım, oyuncu değiştirelim" dedi.
AZ Alkmaar, bu arada ligde iki haftada 4 puan kaybetti ve zirvenin 8 puan gerisinde kaldı. Bazılarının saçlarını geriye taradığı gözlemlenen Alkmaar'lı futbolcuların maçtan sonra umursamaz bir şekilde evlerine gidip yattıklarına şahit olundu. Fenerbahçe'yse ligde 6 puan farkla liderliğini sürdürürken, kalecisi Volkan tesislerin önünde kendisini bekleyen taraftarlarla (!) karşılaşmamak için geceyi Samandıra'da geçirdi.
Sıra Manchester'da
Şampiyonlar Ligi'nde Arsenal'i yenerek çeyrek final için umutlanan PSV Teknik Direktörü Ronald Koeman, AZ'nin 3-4 yıl içindeki yükselişini kadrodaki Hollandalı oyuncu sayısının fazlalığına bağladı (AZ Alkmaar, Avrupa'da mücadeleye devam eden 32 takım içinde kadrosunun tamamı Avrupalı olan tek takım) ve yerli oyuncu transferine Zenden'le başlamaktan bahsetti.
Türkiye'deyse 2007'de Glasgow olmadı, 2008'de Manchester manşetleri hazırlanmaya başlandığı iddia edildi (!). O da olmazsa gerisi zaten kolaydı, UEFA finali 2009'da Şükrü Saracoğlu'ndaydı. Bu saha, köyün en son çitinin berisinde idi zaten...
35 yılGeçtiğimiz hafta sonu Atletico Madrid-Real Madrid maçında Salgado yerde kalıp nefes alma güçlüğü çektiğinde Mista'nın ona nasıl yardım ettiğini gördünüz mü? Yere boylu boyunca uzanıp, Salgado'nun vücut eksenine dik bir biçimde altına girdi ve rakibine ilk yardımı oracıkta yaptı.
Ardından Arsenal-Chelsea maçında yüzüne aldığı darbe ile bilincini kaybeden John Terry'ye rakip fizyoterapist Gary Lewin müdahale etti. Chelsea kaptanı Terry, "O olmasaydı, bugün hayatta olmayabilirdim" dedi, kendine geldiğinde...
Son 35 yılda Barcelona'da 4 başkan, 13 teknik direktör değişirken, takımın fizyoterapisti hiç değişmemiş... Barça TV'de izlemiş Attila ağabey (Gökçe) onu... Ben de kasedini edindim programın ve hayran kaldım 35 yıldır dünya devi bu kulübün fizyoterapistliğini yapan Angel Mur'a... Çalıştığı dönemde Barcelona'da görev yapmış oyuncuları sadece bacaklarını görerek tanıyabiliyor 60 yaşındaki Mur...
Geçtiğimiz hafta ajanslara düşen Diyarbakır'daki voleybol maçında "temizlik görevlisi doktor" hadisesini doğru okumak için... Bu Angel Mur'u bir tanımak lazım. Kanal A'nın bir tekrarını vereceğine eminim. Ben de umarım buradan paylaşacağım sizinle, röportaj yayın gününü ve saatini.
Mart'ı görmek
Mart'ta UEFA'da ve Şampiyonlar Ligi'nde 32 takım mücadeleyi sürdürecekler. İki kupada 158 İspanyol oyuncu devam ediyor yoluna... 124 Fransız, 96 da İngiliz... Mevzu Avrupa olmasına rağmen 89 Brezilyalı, 25 de Arjantinli son 32 takım içindeler. 2 Tunuslu, 4 Şilili, 1 Togolu, 4 Perulu, 1 Mozambikli, 2 Mısırlı, 5 Malili, 10 Fildişili, 1 Japon, 1 Kongolu, 2 Çinli, 5 de Avustralyalı sahaya çıkacak hafta içinde...
Tamam bizim takımlarımız elendi Avrupa'dan ama yere göğe koyamadığımız ve formalarını transfer ettiğimiz lejyonerlerimiz de yoklar sahnede. Emre'nin oynaması sanırız çok zor. Leverkusen'ın B listesindeki iki Türk, Tevfik Köse ve Ali Çamdalı'nın da henüz sahaya çıkacaklarını sanmıyoruz. Yani milletçe, Avrupa'da bir kez daha, Mart'ı görememiş durumdayız... Bilgimiz olsun.
umeleke@milliyet.com.tr

