|
AB'nin oyuncağını elinden aldık
Büyükelçi Bozkır: AB Türkiye'ye ceza vermek istedi. Türkiye bunu umursamayınca, olayın "ceza" niteliği kayboldu
BRÜKSEL
Avrupa Parlamentosu (AP) Sosyalist Grubu, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TÜSİAD ve Kadın Girişimciler Derneği KAGİDER'in düzenlediği "Türk kadınının AB üyeliği yolunda ilerleyişi" konulu seminer için Brüksel'deyiz.
Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri çerçevesinde Avrupa Parlamentosu'nda yapılan seminerde istihdamdan eğitime, siyasete katılımdan insan haklarına Türkiye'de kadının durumu masaya yatırıldı.
AP Sosyalist Grup üyesi Emine Bozkurt, AKP Milletvekili Nükhet Hotar Göksel, TÜSİAD Cinsiyet Eşitliği Komitesi Başkanı Feryal Menemenli, KAGİDER'den Gülseren Onanç, Ankara Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi'nden Prof. Selma Acuner, KAMER'den Nebahat Akkoç ve BM'den Meltem Ağduk'un katıldığı oturumun ayrıntılarını, yarın sizlere aktaracağım.
İlişkiyi dinlendirmek
Brüksel'e her gelişimde olduğu gibi bu kez de, daha havaalanında karşıma çıkan ilk tanıdıktan başlayarak, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri üzerine fikir jimnastiğine koyuldum. TÜSİAD'ın Brüksel Temsilciliği'nde verilen davete katılan Türkiye'nin AB nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Volkan Bozkır'dan ise, Avrupalıların Türkiye ile ilgili psikolojileri üzerine ilginç ayrıntılar dinledim.
Biz Türkiye'de AB ile ilişkilerimizde "tıkanıklık"tan söz ediyoruz, Bozkır'ın kullandığı ifade ise "ilişkileri dinlendirmek". AB ülkelerinin kendi sorunlarını halletmeleri için böyle bir dinlenme süresine ihtiyaçları olduğunu hatırlatan Büyükelçi Bozkır diyor ki:
Türkiye dışarıda kalınca
"AB ülkeleri, gündemde Türkiye olduğu sürece tartışmayı Türkiye üzerinden yürütüyorlar, dolayısıyla da kendi sorunlarıyla yüzleşemiyorlardı. En iyisi ilişkileri bir süre karşılıklı dinlendirmek. AB de kendi sorunlarını halletsin bu arada. Türkiye dışarıda kalınca, giderek kendi gerçek sorunları su yüzüne çıkıyor.
Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'siz toplantıların rengi kaçtı. Adam Parlamento'da uyuklarken biri Türkiye deyince birden canlanıp söz alıyordu; Türkiye devreden çıkınca, heyecan verecek bir gündem kalmadı.
Türkiye'ye bir ceza vermek istediler. Türkiye, bunu umursamadı. O zaman da ceza, 'ceza' olmaktan çıktı. Türkiye ile ilişkilerini, bize baskı yaparak yürütemeyeceklerini yakında kendileri de görecekler."
Kaybedeceğimiz bir şey yok
Ben de Büyükelçi Bozkır gibi düşünüyorum. AB'de her zaman çıkar ilişkileri ön planda olmuştur ve bu olaydan dolayı zarara uğradıklarını görüp, geri adım atmak durumunda kalacaklar diye düşünüyorum.
Başmüzakereci Ali Babacan'ın da sık sık vurguladığı gibi, AB askıya almış olsa da biz fasılları kendimiz açıyoruz ve üzerinde çalışıyoruz. Müktesebat da 2003'ten beri elimizde, dolayısıyla eksik olan taraflarımızı tamamlamamız mümkün.
Bozkır'a göre "Bize kaybettirilmek istenen zamanı, biz kaybetmemiş olacağız. Keyifleri geldiğinde fasılları % 60 değil de % 90-95 hazırlıklı olarak açacağız. AB, oyunun kontrolündeki manivelayı kaybediyor; Türkiye ile ilişkileri götüremez böyle... Biz ise götürebiliriz. Fasıllarla ilgili hazırlıklarımızı nereye kadar götürürsek, o kadar fayda sağlarız. Bizim kaybedeceğimiz bir şey yok!"
mtamer@milliyet.com.tr
|
|