Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB'nin oyuncağını elinden aldık

Büyükelçi Bozkır: AB Türkiye'ye ceza vermek istedi. Türkiye bunu umursamayınca, olayın "ceza" niteliği kayboldu

BRÜKSEL

Avrupa Parlamentosu (AP) Sosyalist Grubu, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TÜSİAD ve Kadın Girişimciler Derneği KAGİDER'in düzenlediği "Türk kadınının AB üyeliği yolunda ilerleyişi" konulu seminer için Brüksel'deyiz.
Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri çerçevesinde Avrupa Parlamentosu'nda yapılan seminerde istihdamdan eğitime, siyasete katılımdan insan haklarına Türkiye'de kadının durumu masaya yatırıldı.
AP Sosyalist Grup üyesi Emine Bozkurt, AKP Milletvekili Nükhet Hotar Göksel, TÜSİAD Cinsiyet Eşitliği Komitesi Başkanı Feryal Menemenli, KAGİDER'den Gülseren Onanç, Ankara Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi'nden Prof. Selma Acuner, KAMER'den Nebahat Akkoç ve BM'den Meltem Ağduk'un katıldığı oturumun ayrıntılarını, yarın sizlere aktaracağım.

İlişkiyi dinlendirmek
Brüksel'e her gelişimde olduğu gibi bu kez de, daha havaalanında karşıma çıkan ilk tanıdıktan başlayarak, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri üzerine fikir jimnastiğine koyuldum. TÜSİAD'ın Brüksel Temsilciliği'nde verilen davete katılan Türkiye'nin AB nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Volkan Bozkır'dan ise, Avrupalıların Türkiye ile ilgili psikolojileri üzerine ilginç ayrıntılar dinledim.
Biz Türkiye'de AB ile ilişkilerimizde "tıkanıklık"tan söz ediyoruz, Bozkır'ın kullandığı ifade ise "ilişkileri dinlendirmek". AB ülkelerinin kendi sorunlarını halletmeleri için böyle bir dinlenme süresine ihtiyaçları olduğunu hatırlatan Büyükelçi Bozkır diyor ki:

Türkiye dışarıda kalınca
"AB ülkeleri, gündemde Türkiye olduğu sürece tartışmayı Türkiye üzerinden yürütüyorlar, dolayısıyla da kendi sorunlarıyla yüzleşemiyorlardı. En iyisi ilişkileri bir süre karşılıklı dinlendirmek. AB de kendi sorunlarını halletsin bu arada. Türkiye dışarıda kalınca, giderek kendi gerçek sorunları su yüzüne çıkıyor.
Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'siz toplantıların rengi kaçtı. Adam Parlamento'da uyuklarken biri Türkiye deyince birden canlanıp söz alıyordu; Türkiye devreden çıkınca, heyecan verecek bir gündem kalmadı.
Türkiye'ye bir ceza vermek istediler. Türkiye, bunu umursamadı. O zaman da ceza, 'ceza' olmaktan çıktı. Türkiye ile ilişkilerini, bize baskı yaparak yürütemeyeceklerini yakında kendileri de görecekler."

Kaybedeceğimiz bir şey yok
Ben de Büyükelçi Bozkır gibi düşünüyorum. AB'de her zaman çıkar ilişkileri ön planda olmuştur ve bu olaydan dolayı zarara uğradıklarını görüp, geri adım atmak durumunda kalacaklar diye düşünüyorum.
Başmüzakereci Ali Babacan'ın da sık sık vurguladığı gibi, AB askıya almış olsa da biz fasılları kendimiz açıyoruz ve üzerinde çalışıyoruz. Müktesebat da 2003'ten beri elimizde, dolayısıyla eksik olan taraflarımızı tamamlamamız mümkün.
Bozkır'a göre "Bize kaybettirilmek istenen zamanı, biz kaybetmemiş olacağız. Keyifleri geldiğinde fasılları % 60 değil de % 90-95 hazırlıklı olarak açacağız. AB, oyunun kontrolündeki manivelayı kaybediyor; Türkiye ile ilişkileri götüremez böyle... Biz ise götürebiliriz. Fasıllarla ilgili hazırlıklarımızı nereye kadar götürürsek, o kadar fayda sağlarız. Bizim kaybedeceğimiz bir şey yok!"

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Çocuğum kitap okumuyor'
EVİNDE kütüphane bulunan ailelerden bile yakı...
Çetin ALTAN
Turşucu, manav ve çiçekçi vitrinleri; nutukçu kürsülerinden daha renkli
Makam sahipliği, meslek sahipliğine ağır bast...
Melih AŞIK
Ekşi'nin endişesi
Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi Çankaya sorunun...
Fikret BİLA
TÜSİAD'ın Ankara çıkarması
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve yön...
Hasan CEMAL
Tehlike ve uyarı!
Ekonomik kriz ister misiniz? Borsanın tepetak...
Güneri CIVAOĞLU
Protokol yolu
Cumhuriyet tarihinde Meclis'te yeterince oyu ...
Can Dündar
Bizim kadınlarımız
Bizim kuşak erkeklerinin genelde problemli b...
Hurşit GÜNEŞ
Cinsel eşitlik
Kadın hakları kavramıyla anlaşılması gereken,...
Doğan HEPER
Kim Çankaya'ya çıkamaz?
CUMHURBAŞKANLIĞI anayasal bir mevkidir.
Semih İDİZ
Ermeni tasarısı görüşümü revize ediyorum
"Bu kez kesin geçer" diye düşündüğüm, ABD Tem...
Sami KOHEN
Kamuoyu neden böyle?..
BBC'nin GlobeScan adlı araştırma kurumu aracı...
Hasan PULUR
Turancılık, Ziya Gökalp
GEÇEN gün biri "Türkçülük, ırkçılık, Turancıl...
Derya SAZAK
Kadın ve temsil
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle kız çocu...
Meral TAMER
AB'nin oyuncağını elinden aldık
Avrupa Parlamentosu (AP) Sosyalist Grubu, Tür...
Ece TEMELKURAN
'Küçük' Gültepe direnişi!
"Din dersi alıyorum Şadi'den. O beni hacı yap...
Yaman TÖRÜNER
Erzurum
1973 yılıydı. Merkez Bankası Müfettiş Yardımc...
Güngör URAS
Tekstilciler inşaatçı oldu (ve de oluyor)
Zorlu grubu Zincirlikuyu'da üzerinde Karayoll...
Serpil YILMAZ
Siyasetin arka bahçesi: Kadınlar
Bu yıl kutlanan Dünya Kadınlar Günü, 8 Mart e...
M. Ali BİRAND
Erdoğan'a önemli bir mesaj var...
TÜSİAD'ın geçen haftaki açıklaması son derece...

© 2006 Milliyet