|
6.6 milyar dolarlık ilaç tüketiyoruz
2006'da 6.6 milyar dolarlık ilaç tükettik. Kişi başına ilaç tüketimimiz yılda 95 dolar. Bu ilaçların yüzde 60'ını çokuluslu şirketler, yüzde 40'ını Türk şirketleri sattı.
Satılan ilaçların sadece yüzde 55'i Türkiye'de üretildi. Yerli olarak üretilen ilaçların içindeki girdinin tamamına yakını ithal girdi.
2006 yılında tüketilen ilaçların parasının yüzde 80'ini devlet (SSK, Emekli Sandığı, Bağ-Kur, MSB, TBMM ve diğer kamu kuruluşları) ödedi. Yüzde 20'si halkın cebinden çıktı.
Referans ilaç denilen orijinal ilaç, 2-10 yıllık bir araştırma geliştirme süresi ve 250 milyon-1 milyar dolar harcamayla elde edilebiliyor. Bu tür ilaçların 20 yıl patent süresi var. 20 yıl sonra bu ilaçları başka firmalar da üretebiliyor. Bu tür ilaçlara (jenerik/eşdeğer ilaç) deniliyor.
Türkiye gibi ülkelerde yerli üreticiler Ar-Ge harcamaları yapamadıklarından genelde eşdeğer ilaç üretiyor. Eşdeğer ilaç referans ilaçla aynı işi görüyor.
İlaç pazarı hızlı büyüyor
Referans ilacın maliyetinde Ar-Ge yükü olmadığı için daha ucuza satılıyor. Bu nedenle dünyada referans ilaç pazarı her yıl yüzde 6-9 oranında büyürken, eşdeğer ilaç pazarı yüzde 14-17 oranında büyüme eğiliminde.
Türkiye'de 2006 yılında satılan 1.2 milyar kutu ilacın yüzde 51'i eşdeğer ilaç ama (kutu olarak yüzde 49 paya sahip referans ilaçların pahalı olması nedeniyle) ilaç harcamalarda eşdeğer ilacın payı sadece yüzde 33 oranında.
1960'lı yıllarda Türkiye'nin ilaç ihtiyacının yüzde 90-95'i yerli üretimle karşılanabiliyor, sadece ülkede üretilemeyen ilaçlar ithal ediliyordu.
Gümrük Birliği'nin getirdiği yeni düzen ve de içeride üretimi caydıran yanlış politikalar sonucu ithalatçı yabancı şirketlerin pazardaki ağırlığı giderek büyüdü.
İlaç sanayiinin öncülerinden Kaya Turgut'tan öğrendiğime göre, 1999 yılında Türkiye'de kişi başı ilaç tüketimi 38 dolar, toplam ilaç pazarı 707 milyon dolar iken 2006 yılında kişi başı tüketim 95 dolara, toplam tüketim (imalatçı satış fiyatıyla) 6.6 milyar dolara yükseldi.
İthal ilaçların pazar payı artıyor
1999 yılından sonra, yerli ilaçların payı kutu olarak yüzde 58, değer olarak yüzde 116 artarken, ithal ilaçların payı kutu olarak yüzde 268, değer olarak yüzde 601 oranında arttı.
Dünyanın başka ülkelerinde olduğu gibi bizde de (nüfusun yaşlanması ve hayat standardının yükselmesi nedeniyle) sağlık harcamaları hızla artıyor. Harcamaların çoğu devletten çıkıyor.
Devlet ilaç dışı sağlık harcamalarındaki (Doktor ve hastane ücretlerindeki) artışı unutarak tüm sınırlamayı ilaç sektörüne getirince, ilaç firmaları kâr edemez, zarar eder hale geldi.
Büyük ilaç firmaları İbrahim Ethem, Fako, Bio Farma, Münir Şahin ve son olarak da sektörün en büyüklerinden Eczacıbaşı ilaç fabrikası yabancılara satıldı.
Satılanlar ve kapananlardan sonra 200 dolayında olan ilaç üretim birimlerinin sayısı günümüzde 50'ye düştü.
| Türkiye ilaç pazarı | | | | Artış % | | 1999 | 2006 | (1999-2006) | | Yerli üretim pazarı | | Miktar (kutu milyon) | 651.5 | 1.029,7 | 58 | | Değer (milyon $) | 1.656,5 | 3.590,4 | 116.7 | | İthal ilaç pazarı | | Miktar (milyon kutu) | 55.5 | 204.6 | 268 | | Değer (milyon $) | 429.3 | 3.000,6 | 601 | | Toplam pazar | | Değer (milyon $) | 2.085,8 | 6.600,0 | 216 | | Kişi başı tüketimi ($) | 38 | 95 | 150 | |
guras@milliyet.com.tr
|
|