
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Demirel: 'Arkama bakmam'
Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 17 Nisan 1993'te "ani" ölümü üzerine dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e Çankaya yolu açıldı.
Demirel, DYP-SHP koalisyonunun başbakanıydı. 1991 seçimlerinden, ANAP'tan bunalmış, "Kurtar bizi Baba!" diyen seçmenlerin oylarıyla birinci parti çıkmış, İnönü'nün SHP'si ile koalisyon kurmuştu. Böylece 12 Eylül öncesinin Türkiye'yi krizden çıkarma formülü olan "merkez sağ-sol" partilerin uzlaşısı da Demirel ve İnönü tarafından hayata geçirilmiş oluyordu.
Hükümet 500 günlük bir programla işbaşı yaptı.
Bozulan ekonomiyi düzeltmek ve "demokratikleşme" başlıca hedefiydi iktidarın. Ancak Özal'ın ölümüyle, "Düşün peşime" diyen "kurtarıcı Baba"nın da siyasi hedefi değişti.
Çankaya adaylığı her şeyin önüne geçti. Süleyman Bey ile yaptığımız son söyleşi Milliyet'in manşetine şöyle yansımıştı: "Arkama bakmam!"
Siyasette "Dün dündür, bugün bugün" ekolünün temsilcisi olan Demirel için artık tek hedef vardı; koalisyon desteğini arkasına alarak cumhurbaşkanı seçilebilmek. Oysa DYP Grubu 180 kişiydi. Demirel'i Köşk'e ancak İnönü çıkarabilirdi. Öyle de oldu:
16 Mayıs 1993'te Meclis'teki üçüncü tur oylamada Süleyman Demirel 244 oyla Cumhurbaşkanı seçildi.
Prof. Hikmet Özdemir, "Atatürk'ten Günümüze Cumhurbaşkanı Seçimleri" kitabında Demirel'e Çankaya yolunu açan SHP'nin tutumunda "koalisyonun bozulmaması" ve "erken seçim" kaygısının rol oynadığını ve Süleyman Bey'in İnönü sayesinde Köşk'e çıktığını yazar.
Çankaya'ya çıktıktan sonra Demirel, "tarafsız" ve başarılı sayılabilecek bir cumhurbaşkanlığı dönemi geçirmesine karşın Türkiye 1990'ları koalisyon iktidarlarıyla kaybetmiş, enflasyon patlamış, döviz kontrolden çıkmış, ağır ekonomik kriz dönemlerine girilmiştir.
Süleyman Bey Köşk'e çıkmasa, dönemin TBMM Başkanı Cindoruk cumhurbaşkanı seçilse, tarih başka türlü yazılabilirdi.
Hikmet Özdemir, kitabına Demirel'in 31 Aralık 2006 tarihli, Tayyip Erdoğan'ın Çankaya adaylığını değerlendiren bir demecini almış:
"Türkiye'nin 83 yılda 11. cumhurbaşkanı seçilecek. Demek ki ortalama 8 senede bir defa cumhurbaşkanlığı çıkıyor. Kendinizi cumhurbaşkanı seçtirecek kadar arkanızda güç varsa, fırsat çıkmış demektir. Bu fırsatı niye kaçırsın? Bütçe konuşmasında "İşte Anayasa" dedi. "101. maddesi, 102. maddesi" dedi. "Okuyun" dedi. "Okuyun" dediği Meclis. 550 üyesi var, onlar nasılsa okumuşlardır. Niye "okuyun" diyor. "Burada tarif edilen adam benim" demek istiyor."
Son Cumhurbaşkanı Sezer nasıl seçilmişti, yarın devam edeceğiz.
dsazak@milliyet.com.tr

