61 saat
Oyuncular ulusal maçlardan yorgun döneceği için pazartesiye alınan Erciyes-Trabzon maçına baktığımızda sahada 3 milli vardı yalnızca. Oysa tam 15 millinin sahaya çıktığı Liverpool-Arsenal maçı Andorra-İngiltere müsabakasının bitiminden sadece 61 saat sonra, cumartesi 14:45'te başladı
Cumartesi gündüz televizyon başına oturduğumuzda izleyebileceğimiz herhangi bir Süper Lig maçı yoktu ve biz de mecburen peş peşe Liverpool-Arsenal, Bayern Münih-Schalke ve Roma-Milan gibi maçlar izledik. Onların yeterince milli oyuncuları yoktu demek ki, cumartesi günü lig maçı yapabildiler.
Burada Ankara takımlarının aynı haftada üç İstanbul takımıyla karşılaşması ve Ankara'daki muhtemel güvenlik sorunu nedeniyle Gençlerbirliği-Beşiktaş maçının pazartesiye alınmasını anladık. Ama Erciyesspor-Trabzonspor'un pazartesi oynanması ve diğer bütün Süper Lig maçlarının pazara alınması garibimize gitti doğrusu. Eğer oyuncularımız milli maçlardan yorgun döndüğü için bu uygulama yapıldıysa (ki başka mantıklı bir sebep ortaya konmadı), hafta içinde ulusal müsabaka oynayan kalan 49 Avrupa ülkesinin aklına gelmeyen bir icat yaptık Türkiye'de... Çünkü Avrupa'da Cumartesiyi futbolsuz geçiren başka bir ülke yoktu.
Türkiye Kupası
Üstelik 4 Nisan'da yapılacağı çok önceden açıklanan Türkiye Kupası maçlarını da erteledik, Milan, Liverpool, Bayern ve Roma gibi takımlar hafta içi Şampiyonlar Ligi maçı oynayabiliyorken!.. Bizim Avrupa kupalarında maçımız olmadığı için Türkiye Kupası fikstürünü sıkıştırmaya ihtiyacımız yok, tamam... Ama, anlamakta güçlük çektiğimiz şey şu: "Milli maçların tarihleri 1 yıl öncesinden belli... Lig takvimi de öyle... Türkiye Kupası yarı final fikstürü açıklandığı sırada Avrupa kupalarında da takımımız yoktu. Öyleyse neden bu maçları en baştan 11-25 Nisan'a koymadınız? Neden sürekli fikstürde değişiklik yapılıyor?" Bir gün bu maçları yabancı bir televizyon kanalı yayınlamak isterse ne yapacaksınız? O zaman da böyle sık sık fikstür değiştirebilecek miyiz? Bu ciddiyetsizliğin sebebi dünyada hiç kimsenin bizim Türkiye'de oynanan futbolla ilgilenmiyor olması mı? Acaba onların ilgilenmeme nedenlerinden biri de bu ciddiyetsizliğin ta kendisi olabilir mi?Kupanın kıymeti
Bu arada, fikstürü bile net olmayacak kadar kontrolsüz idare ettiğimiz Türkiye Kupası'yla ilgili, daha doğrusu tüm yerel kupalarla ilgili bir tartışma var halihazırda... Platini seçim vaadi olarak kullandığı "büyük ülkelerin Şampiyonlar Ligi bilet sayısını azaltma" işinin o kadar kolay olmadığını görünce, yeni bir alternatif koydu ortaya: "Kupa galiplerine Şampiyonlar Ligi bileti vermek"
Kupa Galipleri Kupası'nın kaldırılmasının ardından kupaların azalan itibarını iade anlamı taşıyacak bir adım tabii ki... Bizim şu anda sadece 2 Şampiyonlar Ligi biletimiz olduğu için birini kupa galibine belki şimdilik veremeyiz, ama UEFA'da biraz daha puan toplayıp Romanya, Yunanistan, Belçika gibi dönem dönem üstümüze çıkan ülkeleri geride bırakabilirsek, 3-4 yıl içinde pekâlâ bizim de bir ekstra biletimiz olabilir.
...
Fransa, Almanya gibi ülkelerde uygulanan "Lig Kupası" düzeneğinin de bize çok fayda sağlayacağına değinmiştik daha önce. Lig sıralamalarına göre daha üst turlardan başlanacak bir kupayla (yani mesela 5'le 8'inci sıra arasında yer alan takımların çeyrek finalden, 9'la 12 arasındakilerin üçüncü turdan başlayacağı bir düzenle) ligde orta sıralardaki hedefsiz takımların sayısı da azaltılabilir. Tabii bu da bir Avrupa biletiyle ödüllendirildiğinde çok daha kıymetli olacak.
Tabii milli oyuncularımızı fazla yormadan bu kupalara fikstürde yer bulmak da ayrı bir mesele! Bunun da çaresi Süper Lig'deki takım sayısını azaltmaktan geçiyor.
3-0 veya 13-0 ne fark eder?
Biz Avrupa kupalarında takımımız olmamasına ve tek bir yerel kupa organize etmemize rağmen fikstürde yer bulamazken, Şampiyonlar Ligi'nde/UEFA'da 5'er 6'şar takımları mücadele eden ve iki ayrı kupa oynatan ülkeler var çevremizde... Onlar da, ulusal maçların dengesizliğinden şikayet ediyorlar.
Liverpool menajeri Benitez ve Arsenal'in teknik patronu Wenger'in hafta sonundaki açıklamaları paralel: "Dünya Kupası ve Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde San Marino'yla/Andorra'yla İngiltere'yi/Almanya'yı karşılaştırmak anlamsız... Onlar için 3-0 veya 13-0 ne fark edecek ki? Bu maçlar yüzünden yıldız oyuncular çok daha fazla maç oynamış ve sakatlık riski ile karşılaşmış oluyorlar. Elemelerde grupları oluşturmadan önce ön eleme sistemi olmalı. En zayıf 15-20 ülke birbiriyle eşleşerek gruplardaki takım sayısı azaltılmalı"...
Tabii FIFA'nın da federasyonlara cevabı şu: "Eğer yıldız oyuncuların yıpranmasından bu kadar rahatsızsanız, liglerdeki takım sayısını azaltın!"
İkisi de mantıklı geliyor bana... Liglerdeki takım sayısının azaltılması zaten futbolun kurtuluşu için bir adım... Büyük ligler 16 takımdan oluşmalı bence... Yani FIFA haklı... Ama Wenger'le Benitez de haksız değil, zira Andorra, San Marino, Liechtenstein gibi ülkelerin ön eleme oynaması da mantıklı görünüyor... Andorra-İngiltere maçının iki ülke futboluna da çok büyük katkı yaptığını zannetmiyorum.
umeleke@milliyet.com.tr

