
Faik ÖZTRAK
Artık hemen seçim şart
Bu köşede sizlere uygulanan yanlış politikalar nedeniyle Türkiye'nin yitirdiği fırsatlardan sık sık bahsettim. İçerideki performansı gizleyen dışarıdaki coşku
Küresel sermayenin son beş yıldaki coşkusu ekonomik politikaların başarısını ölçmeyi önemli ölçüde güçleştirdi. Geçmişle karşılaştırıldığında her şey çok iyi gidiyordu. Hiçbirimizin aklına bize benzeyen ekonomilerde neler olduğuna bakmak gelmiyordu.
Şimdi dönüp baktığımızda o çok övündüğümüz en uzun kesintisiz büyüme sürecinin aynısını onların da gerçekleştirdiğini görüyoruz. Hatta onların büyük bir bölümünün fert başına gelirini son dönemde bizden çok daha hızlı artırdığı ortaya çıkıyor.
Bizde enflasyon hızla düştü. Onlarda da. Ama benzerlerimiz arasında hâlâ enflasyonu en yüksek ülke biziz.
Bu örnekleri daha da uzatmak mümkün. Cari açığı en yüksek ekonomi biziz. Faizleri en yüksek ülke biziz. En az istihdam yaratan biziz. Sonuçta küresel dalgalanmalardan en fazla etkilenen ekonomi de biziz.
Benzerlerimizden daha kötü yönetildik
İşte böyle baktığımızda, küresel risk iştahının ekonominin performansı üzerine örttüğü şalı aralamak ve gerçekleri görmek mümkün oluyor. Türkiye son dönemde benzerlerinden daha kötü yönetilmiş. Benzerlerinden çok daha düşük bir performans gösterebilmiş. Önüne gelen fırsatları değerlendirememiş.
Her kritik süreç krizle noktalandı
Aslında geri dönüp baktığımızda mevcut iktidarın her kritik süreci krize dönüştürmekte büyük bir başarı sağladığını göreceğiz. Zina yasası, Merkez Bankası'na başkan ataması ve son olarak da cumhurbaşkanlığı seçimi süreci bunun oldukça çarpıcı örnekleridir.
Başbakan, cumhurbaşkanlığı sürecini bu güne kadar en iyi yöneten iktidar olduklarını iddia etmekteydi. Buna örnek olarak da piyasalardaki coşkuyu gösteriyordu. Oysa geçen hafta, cuma günü gelen ABD verileri nedeniyle yaşanan tedirginlik dışında, her yerde piyasalar coşmuştu.
Dolayısıyla piyasalarda yaşananların hükümetin yönetim başarısıyla bir ilgisi olmadığı açıktı. Milyonları sokağa döken, Meclis iradesini mahkemeye götüren bir sürecin başarılı olduğunu iddia etmek gerçekten gülünçtü.
Ama hükümetin gerçek başarısı cuma günü saat 11:30 da ortaya çıktı. 21. yüzyılda, hem de AB ile tam üyelik masasına oturmuş bir ülkede hükümet askerlerden gelen bir muhtıraya muhatap oldu.
Kendi referansını kitleselleştirme dayatması
Bunun arkasında hükümetin uzlaşmaz tavrı ve küresel piyasalardaki coşkunun ardına sığınıp kendi azınlık referanslarını geniş kitlelere dayatma ısrarı yatmaktadır. Bundan sonra gelen dik durma çabaları boşunadır. Hükümetin çok ciddi bir yönetme zaafı olduğu bir defa daha ortaya çıkmıştır.
Bu hafta bu yanlış tutumun piyasalara etkisini göreceğiz. Ancak ben küresel iklimde bir değişiklik olmadıkça yaşanacak dalganın büyük ve uzun ömürlü olacağını sanmıyorum. Yine de bu durum ileride yaşanan iklim bozulmaları karşısında bizim ekonomimizi herkesinkinden daha kırılgan hale getirmiştir.
Ülke giderek yönetim zaafı bataklığına gömülmektedir. Buna son vermek için bir an önce sandık milletin önüne gelmelidir.
foztrak@yahoo.com

