
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
İki sandık
Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk tur sonucunu "367 aranması" gerektiği görüşünden hareketle iptal etmesi üzerine, AKP grubu erken seçimle birlikte cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi önerisini de tartışmaya açtı.
Erdoğan, halkın önüne "iki sandık" konulması için gerekirse referanduma da gidilebileceğini savunuyor.
TBMM'nin bundan sonraki turlarda cumhurbaşkanı seçememesi halinde en yakın tarihte "parlamenter sistem"in özünü bozmadan, doğrudan halka gitmesi gerekirken "yarı başkanlık" rejiminin yolunu açacak şekilde Anayasa değişikliğini önermesi yeni tartışmaları gündeme taşıyor.
AKP lideri bu ihtiyacı "Cumhurbaşkanı'nın Meclis'te seçilmesinin önü bloke edilmiştir" görüşüne dayandırdı. Anayasa Mahkemesi kararını ağır şekilde eleştirerek, "Bu, demokrasiye sıkılmış bir kurşundur" diye konuştu.
Oysa Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa ile güvence altına alınmış olan "millet egemenliği" bu hakkın aynı zamanda "Anayasa'nın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanılmasını" zorunlu kılmaktadır.
Bu yetki, "yasama, yürütme ve yargı" arasında paylaştırılmıştır.
TBMM, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu, bağımsız mahkemeler, "millet egemenliğini" Anayasa'nın koyduğu esaslara göre kullanmaktadırlar.
12 Eylül askeri darbesinin gerekçelerinden biri sayılan "altı ay süreyle cumhurbaşkanını seçemeyen" Meclis oturumlarını 1980 Mart-Eylül döneminde izlemiş bir parlamento muhabiri olarak 1982 Anayasası'nın "4 tur ve fesih" yöntemiyle seçimi kolaylaştırmayı amaçladığını ben de savunuyorum. Ancak mahkemenin kararından sonra yapılan "itirazlar"ın bunalımdan çıkışa bir faydası yok.
AKP liderinin, "2'ye karşı 9 oyla" çıkan karar hoşuna gitmese de "Demokrasiye kurşun sıkılmıştır!" tarzı çıkışların gerilimi artırmaktan başka işlevi olmayacaktır. Kaldı ki bu karardan önce Genelkurmay'ın da "muhtıra" niteliğinde bir açıklaması olmuştur. Demokrasi üzerine düşen bu "gölge"yi kaldırmanın yolu seçimden geçmektedir.
Hükümet, Anayasa değişikliği ve "120 günlük" referandum takvimi gerektiren ve "kriz"i eylüle taşıyacak siyasi manevralardan kaçınmalıdır.
Yeni seçilecek Meclis cumhurbaşkanını seçer. Çünkü seçimden çıkan parlamentonun feshedilmesini hiçbir milletvekili göze almaz. 3. turda 276 ile cumhurbaşkanı seçtirme yolu açıktır!
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı Sezer'in yerine Çankaya'ya "vekâlet" etmeye yönlendirmek de "bunalım"ı artırmaktan başka sonuç doğurmayacaktır.
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini yönetemeyen AKP, dileriz en kısa yoldan seçime gitmeyi başarır.
dsazak@milliyet.com.tr

