
Taha AKYOL
Objektif
Mitingler ve emperyalizm
MİTİNG meydanlarındaki milyonlar ve kürsüdeki 'mutat zevat' aynı görüşleri mi paylaşıyor?! Milyonlar CHP ile DSP'nin birleşmesini istiyor. Ama kürsüdeki hatipler Ecevit'in "uluslararası tahkim"i Anayasa'ya koymasına ne diyorlar?! Ekonomi çevrelerine yaptığı açıklamalarda Baykal'ın "küresel sermaye"yi Türkiye'ye çekecekleri yolundaki sözlerini nasıl karşılıyorlar?
Milyonlar ve kürsü hatipleri aynı görüşteler mi?
İzmir mitinginde Sayın Alpaslan Işıklı'nın konuşmasını hayretler içinde dinlerken aklıma bu sorular takıldı!
"İzmir limanı satıldı. Liman artık İzmir'e de Türkiye'ye de kapatıldı!"
Limanın özelleştirilmesini bu sözlerle eleştiriyor ulusalcı 'Sosyalist' Işıklı!
Işıklı'nın bu sözleri muhakkak ki yüksek dozlu bir "ajitasyon" değerine sahiptir. Ama bu çağda Türkiye'yi dünya ekonomisine kapatmayı, izolasyonu, devletçiliği "antiemperyalizm" zanneden bu Üçüncü Dünya ideolojisi modern Türkiye'ye yakışıyor mu?!
Dünyayı görmek!
Mersin limanının özelleştirilmesinde de bu tartışmalar yaşandı. Nasıl bir çağda yaşadığımıza ilişkin birkaç 'liman' rakamı vereceğim.
Özelleştirilmiş ve uluslararası ticarete sonuna kadar açık Singapur limanının işletme cirosu 14 milyar dolar! Devlet ona göre vergi alıyor, ona göre üretim ve ticaret! Ona göre transit liman hizmetlerinin bıraktığı katma değer!
İzmir limanının cirosu ise 103 milyon dolar!
İzmir limanı artık 'dar' geliyor. Kriz yılı 2001'de İzmir limanındaki yükleme boşaltma miktarı 8.5 milyon tonu bulmuyordu, geçen yıl 12 milyon tonu aştı! Yolcu sayısı on kat arttı!
Başka bir sorun, İzmir limanı çamur yığılması sebebiyle 9 metre derinliğe sahip, bu yüzden ağır tonajlı transit gemileri Yunanistan'ın Pire limanına gidiyor; malı, parayı, katma değeri oraya bırakıyor!
Niye özelleştirme vasıtasıyla İzmir limanı Ege'nin en büyük, en kârlı limanlarından biri olmasın?!
Yapma ve işletme!
Sayın Işıklı'nın "İzmir limanı İzmir'e ve Türkiye'ye kapatılacak" sözü tamamen gerçek dışıdır; aksine daha fazla açılacaktır!
49 yıllığına 1.274 milyar dolara iki Türk ve bir yabancı şirketin oluşturduğu konsorsiyuma yapılan özelleştirme ihalesinin şartnamesinde limanın yaklaşık iki misline çıkarılması şartı var... "Tarama" çalışmasıyla milyonlarca ton çamuru temizleyip liman derinliğini 9 metreden 14 metreye çıkarma şartı var! Bunun için 7 yılda yapacakları yatırım kalemleri 560 milyon dolardan fazla!
Liman işletmesini devralıp bu yatırımı yapmazlarsa?! O zaman İzmir'i kârlı bir liman haline getiremezler, kâr da edemezler!
Bu özelleştirme ve yaptırımlarla Türkiye Yunanistan'a, İzmir de Pire'ye karşı rekabet gücü kazanacak! Kapanmayacak, aksine en az iki misli daha fazla açılacak!
Bu bir "yap-işlet-devret" modelidir. "Yapılmasın" ve "işletilmesin" modeli ise koca Sovyet imparatorluğunu batırdı!
Özelleştirmelere teknik eleştiriler elbette yapılmalı. 'Sosyalist' reddiyeler de mümkün ama bu reddiyeleri "Atatürkçülük" diye pazarlamak sadece Atatürk'ün özelleştirmeyi teşvik eden sözlerini görmemek değildir, daha kötüsü, yaşadığımız çağı görmemektir! Türkiye'yi çağın gerisine çekmektir! Hayır, Türkiye Kuzey Kore gibi olmayacaktır; Avrupalı bir ülke gibi olacaktır.
t.akyol@milliyet.com.tr

