
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Aday yelpazesi
CHP-DSP ittifakına büyük destek veren Rahşan Ecevit, güçbirliğini gerçekleştiren liderlere bir seçmen olarak "şükran duygularını" ifade ederken, Zeki Sezer'in milletvekili adayı olmaması halinde "hakkını helal etmeyeceğini" söyledi.
DSP lideri Zeki Sezer, parti yönetimi ve örgütlerindeki adaylık baskısı karşısında örnek bir davranış sergileyerek CHP listelerinden aday olmayacağını ilan etti. Sezer, Ecevit'ten sonra DSP Genel Başkanlığı koltuğunda oturmayı hak edecek dürüstlükte bir siyaset adamı. DSP'deki kimi hesapçı ve aşırı profesyonel kadrolarca, "Baykal'a güvenip partiyi CHP'ye teslim etmekle" suçlansa da bu tür eleştirileri hak etmeyecek ölçüde müzakereci bir üslupla partisini kapatmadan sonuca gitmeyi bildi.
Gerçekçi olarak bakılırsa DSP'nin bu seçimde alacağı oy yüzde 2-3'ü geçemezdi.
Barajı aşma şansı olmayan partinin, mitinglerdeki seçmen kitlesinin "Birleşin" çağrısını dikate almayıp seçime girmesi, Sezer'i "bir bölen", DSP'yi de "vakıf" haline düşürebilirdi.
Sezer, CHP ile ittifak yaparak DSP'ye Meclis'e girme yolunu açıyor.
Gerçi DSP içinde "yetki" krizi çıkararak Sezer'i yıpratmaya çalışanlar var, ancak Rahşan Ecevit'in verdiği destekle parti içi muhalefetin "pişmiş aşa su katması" kolay olmayacak.
Sezer'in temiz duygularla aday olmama kararı, 1983 seçimleri sonrasındaki Halkçı Parti-SODEP birleşmesini andırıyor. SHP'nin kuruluşu aşamasında Erdal İnönü de genel başkanlık koltuğunu Aydın Güven Gürkan'a bırakarak bir süre aktif siyasetten çekilmişti.
Sezer, mütevazı ve saygın kişiliğiyle Meclis'te DSP grubunun başında oturmayı hak ediyor.
Kararını gözden geçirmeli ve milletvekili adayı olmalıdır.
CHP ve DSP seçim ittifakı kararı aldılar ama bir iktidar seçeneği oluşturmaları bundan sonra atacakları adımlara, kadro ve programa bağlı. Rahşan Ecevit'in dünkü istek paketi, bir sol parti vizyonundan çok, aşırı milliyetçi bir siyasetin ürünüydü.
Dünkü yazımızın başlığı olan "Sol nihayet" yorumuna da hayli tepki aldık. CHP-DSP dışındaki sol çevreler bu oluşumu "Neresi sol?" diye eleştiriyorlar.
22 Temmuz seçimleriyle ilgili "aday yelpazesi" ortaya çıktıkça, AKP, CHP ve DP arasındaki "merkez"den oy alma savaşının partileri geleneksel kulvarlarının dışına sürükleyeceği gözleniyor.
AKP ve DP merkez sağda yarışırken CHP'nin sola açılarak yüzde 30'ları aşma şansı daha yüksek olmaz mı? Listelerde ismi geçen MHP-DYP kökenli politikacılar sağ partilerde bunca zaman taban bulmuş olsalar "sol"da ne işleri olacaktı?!
dsazak@milliyet.com.tr

