Al işte, reçete!
Yönetici ağzı, hakem düdüğü ve medya gazıyla kirlenip tutuşan futbol, nihayet tribünlerdeki korkunç Vandalizm gösterisiyle cayır cayır yanmaya başladı.
Şimdi o alevlerin karşısında gözyaşı dökerek birilerini suçlamak yangını söndürmeye yeter mi ? Asla! Herkes kendi vicdanında biliyor ne yaptığını, kimsenin de aynaya bakacak cesareti yok!... Önce aynaya cesaretle bakabilmeliyiz. Belki pişmanlık duyar, daha akıllı çareler arayabiliriz... Çarelerin en önemlisi herhalde özeleştiriyi dürüstçe yapmak, bir tür yüzleşme hamlesi için ayağa kalkmak olmalıdır.
Turkcell Super Lig'in hasta olduğunu yazdım geçen hafta. İlk tanıyı koyan da ben değilim elbet. Ama bu hastalığı görmek istemeyen, yok sayan, kafasını kuma gömenlere inat gerçeği bağırmalıydık. Üstüme düşeni yapmak istedim sadece.
Bu hastalık nereden kaynaklandı, hangi yanlışlarla, hangi duygularla, kin ve ihtirasla beslendi, uzun boylu tartışacak değilim.
Hastanın ayağa kalkması için yalansız, riyasız, adil ve akil bir ortam hazırlamalıyız.
Sorunlar ortaya çıktığında köşe bucak saklanarak, sinerek, uykuya yatarak kurtulmak mümkün değildir. Böyle yapanların her şeyden önce yönetim erkinden söz etmeye hakları yoktur. Ne federasyon kurulu ve başkanının, ne de kulüp başkanı ve arkadaşlarının saklanmaya hakkı vardır.
Bu genel kurulla olmaz!
Türkiye Futbol Federasyonu'nun özerkliği, özde değil, sözdedir! Orada kulüplere verilecek tavizlerle denge kurup işbaşına gelerek eyyam yapmaktan başka hiçbir çaresi yoktur federasyon yönetim kurulunun. Yüzde 85'i kulüp delegelerinden oluşan, bilime üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına kapalı, zoraki kurulmuş dernek delegelerinden oluşan genel kurul, Türk futbolunun iyileşmesi, ilerlemesi için hiçbir şey yapamaz, üretemez. Bu kurtlar sofrasından başka bir şey beklemeyin... Daha katılımcı, farklı seslerin, kulüp çıkarlarına ters düşse de futbolu kurtaracak önerilerin düşüncelerin gündeme geleceği genel kurullar oluşturun... Hayır, bunları yapamıyor, yasayı değiştiremiyorsanız, susun! O yetersiz özerkliği bile şikayet konusu yapacak kadar siyaset cambazlıklarına kalkışmayın...Vakıf değil, şirket kurun
Sadece Süper Lig kulüplerine açık sözüm ona Kulüpler Birliği Vakfı gibi dünyada eşi görülmemiş garip yapılanmaları terk edin. Profesyonel liglerin tümünde yer alan her kulübün hisse sahibi olduğu şirketler kurun. Ligin düzenlenmesini, yayın haklarının devrini ve paylaşımını bu şirket eliyle uzlaşarak, ortaklaşa yürütün... Kendi siyasetinize futbolu alet edecek kurnazlıkların ve iktidar çatışmalarının dışına çıkıp ekonominin sağlam kriterlerine ayak uydurun...İnsafsız yönetmelikler yapın
Yasaları, kuralları ve yönetmelikleri kendi çıkarınıza ve esen rüzgâra göre yorumlayıp uygulama kurnazlığından vazgeçin... Kurulların aldığı kararları yap boza çeviren komikliklerden kurtulun. 6 aydan fazla ceza alan yöneticinin yöneticiliğini otomatik bitiren insafsız maddeler koyun yönetmeliklere... Koyun ki yapanın yanına kar kalmasın... Koyun ki o yönetmelikleri çiğneyen kendi taraftarlarının gözünde kahramanlık mertebesine yükselmesin. Yöneticiliklerini bitirin ki, bir daha kimse onlara özenmesin! Saha kapatma ve seyircisiz oynama cezalarını ödüle dönüştüren siyaset cambazlıklarını da terk edin...Güvenlik yalanları söylemeyin
Statların 95 güvenlik kamerası ile kontrol edeceğinizi açıkladıysanız, görüntülü sonuçlarını da açıklayın. Sahaya atılan bıçağın, tribünde adam yaralayan bıçağın sahiplerini bulun... Kabloları kimin kestiğini araştırıp "kayda değer bir şey yok" diye gözümüzün içine baka baka yalan söylemeyin. Can güvenliğini ciddiye alın...Güvenlik şantajıyla bazı taleplerde bulunup, bunlar karşılanmadığında da abartılı ve ölçüsüz güç kullanarak insanları doğduğuna pişman etmeyin!Popülizmi bırakın
Taraftar yağcılığı, şakşakçılık, bazı tribün liderlerinin karakoldan kurtarılması ve bir tehdit unsuru olarak kullanılmasına dayalı popülist politikalardan vazgeçin. Beslediğiniz grupların sonunda sizi boğacağını da akıldan uzak tutmayın. Siyasetçi, spor adamı, antrenör, futbolcu ve medya mensubu olarak önce kendi işinizi doğru yapın, nabza göre şerbet verme kolaycılığından kurtulun... Popülizmi bırakın sporun erdemlerine, olimpizmin felsefesine sarılın!...Hayır, doktor değilim... Gazetecilik dışında hiçbir uzmanlığım yok. Yarım asırdan beri bu güzel ülkenin sportif yaşamına tanıklık eden bir gazeteci olarak reçetemi böyle yazdım. Daha akıllı , daha çağdaş, daha adil daha sağlıklı önerileri olan varsa, "e mail " adresim yukarıda yazılı... Görüşlerinizi gönderin, paylaşalım...
Taraftar BaşbakanRecep Tayyip Erdoğan'ı Vefa Stadı'nın toprak zemininde top kovaladığı günlerden tanıyorum...
Ne yalan söyleyeyim, iyi futbolcuydu...
Çok sıkı bir Fenerbahçeli'ydi, bunu da biliyordum...
Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta Hürriyet Genel Yayın Müdürü Ertuğrul Özkök'e verdiği mülakatta, "Bu yıl Fenerbahçe'nin şampiyonluğu kolay olmadı" sorusuna yanıt veriyor : "Bu federasyonla daha fazlası zor!"
Koyu Fenerbahçeli, eski futbolcu Recep Tayyip Erdoğan'ın elbette tuttuğu takım ve federasyon hakkında böyle bir kanaati olabilir.
Ama Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın böyle bir yorum yapması kesinlikle yanlıştır. Devlet adamı sorumluluğuyla bağdaşmıyor... Siyasetçi olarak özerk TFF ile kavgalı durumda olduğunu, buna tahammül edemediğini ele veriyor. Federasyon Fenerbahçe çatışmasında durduğu safı beyan ediyor. Bir başbakana yakışmayan bu ifadeyi, tanıdığım Recep Tayyip Erdoğan'a hiç yakıştıramadım.
Milletvekili ErzikFİFA İcra Kurulu üyesi, UEFA Asbaşkanı dostuma sordum : "Mesela milletvekili seçilip TBMM'de bir sandalye sahibi olsan, uluslar arası görevlerin aksar mı? Böyle bir durum FİFA ve UEFA'da sana güç kaybettirir mi ? "
Şenes Erzik güldü, "Güç kaybettirmez... Tam aksine bana güç kazandırır. Üstelik, doğru bildiklerimi ve birikimimi, yasama organında doğrudan insanlara anlatıp hayatın içine katma şansım da doğar!"
Erzik'e, "Ah, şimdi senato olsaydı, seni kontenjan senatörü olarak parlamentoda görebilirdik! " dedim.
Yine de küçük bir umut ışığı yandı kafamda...
Aday listelerini hazırlarken, kendi alanında uzmanlaşmış popüler kişileri partilerine davet eden liderler, belki Erzik'i de hatırlar, diye düşündüm...
Kimbilir, belki!
agokce@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

