
Taha AKYOL
Objektif
Yine orta sınıf
DÜNKÜ Türkiye'de iki kesim vardı: Biri, asker-sivil aydınlar... Bunlar Batılılaşmanın öncüsüydüler, meşrutiyetin, cumhuriyetin sahibiydiler. Her gelişmenin "merkez"inde onlar vardı...
Dünkü Türkiye'de bir de "kenar"da duran yoksul, eğitimsiz, itaatkâr köylü yığınları vardı. "Merkez"deki elitler kendilerini, Sayın Türkân Saylan'ın sözleriyle "biz, asıl, gerçek yurttaşlar" diye gördüler.
"Kenar"daki ahaliye Tek Parti devrinde "Hasolar, Memolar" diye baktılar. Ahalinin hak ve hürriyetlerini değil, "vazife"lerini vurguladılar.
Kenardaki ahali ise "Yeter, söz milletin" diye tepki gösterdi; eşit vatandaşlık istedi.
1950'den itibaren seçim sonuçlarından, darbelere, anayasalara, siyasi yargı kararlarına, edebiyata kadar bu ikili yapının derin izleri vardır.
Sosyoloji dili
Piyasa ekonomisi ve demokrasi bu tabloyu değiştiriyor, güçlü ve dinamik bir "orta sınıf" oluşuyor. Tarihimizin bu en büyük değişimini anlamadan, bunu anlamamıza yarayacak modernleşme teorilerini ve analiz araçlarını bilmeden, bugünkü temel sorunlarımızı anlamak zordur.
Arkadaşımız Devrim Sevimay'ın Prof. Sencer Ayata ile yaptığı mülakat bu bakımdan çok yararlı oldu. Küçük ideolojik sözlüklerde bulunmayan yeni terimler, kavramlar gündeme geldi.
Prof. Ayata ile uzun bir telefon görüşmem de oldu. Ortak ve farklı yönlerimizi sosyolojinin diliyle, bir şiir hazzıyla konuştuk.
Sosyoloji dili deyince, Doç. Dr. Vedat Bilgin'in yeni yayımlanan "Türkiye'de Değişimin Dinamikleri" adlı kitabından bahsetmek isterim. Kitabın alt başlığı, her şeyin anahtarını veriyor:
"Köylülükten Çıkış Yolları"
Onun içindir ki kalkınmayı köyden başlatmak, köylüyü köyünde 'aydınlatmak' gibi süslü politikalar yanlıştı... Köylülükten çıkıp modern orta sınıf toplumu haline gelmenin yolları; köyleri yollarla şehirlere bağlamaktır, barajdır, limandır, havaalanıdır, sanayidir, ticarettir, şehirleşmedir, eğitimdir, teknolojidir... Siyasette demokrasidir.
Merkez'e doğru...
Prof. Ayata, Batı'daki anlamıyla sosyal demokrattır. Vedat Bilgin ise Mümtaz Turhan ve Erol Güngör gibi sosyologların çizgisinde bir milliyetçidir, MHP'den aday oldu bu seçimlerde.
Elbette görüş farkları var ama "sosyoloji dilleri" aynı; ikisi de "orta sınıflaşma"yı vurguluyor!
"Orta sınıf"ın 'orta halli' demek olmadığını belirten Bilgin şu tanımı veriyor:
"Orta sınıflaşma, insanların kendi başarı ve emeklerinin sonucunda, toplumsal statülerini belirlediği bir ilişki biçimidir..."
Sosyal statülerin kader veya tabiat şartları ya da devlet tarafından değil; kendi gayretleriyle belirlenmesi! Asırlarca "kenar"da kalanların artık ekonomi ve eğitim yoluyla "merkez"e gelmesi... Bilgin bunun "ulusun iç entegrasyonu" olduğunu da belirtiyor...
Gerçek modernleşme, Türkiye'nin eski, devletçi, "merkez" egemenliğindeki bürokrasi-halk ikileminden çıkıp çoğulcu bir orta sınıf toplumuna dönüşmesidir.
Sorun, "kenar"dan gelerek orta sınıflaşmakta olan milyonlarca vatandaşa karşı, kendilerini "merkez"in sahibi sayanların ideolojik bir imtiyaz duygusuyla dışlayıcı bir tavır takınmalarıdır.
Hem de "ulusçuluk" diye, "ulusal entegrasyon"a tepki duyarak!
Türkiye bunu da aşarak demokratik bir orta sınıf toplumu olmayı başaracaktır.
t.akyol@milliyet.com.tr

