
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Partisiz cumhurbaşkanı
Deniz Baykal'la çarşamba öğle yemeğini Ankara Çiftlik lokantasında yedik.
Baykal, Milliyet ekibinin konuğuydu; Fikret Bila, Serpil Çevikcan ve Mustafa İstemi... Baykal'ın morali yerindeydi.
İlk kez 22 Temmuz'da sandıklardan CHP'nin 1. parti olarak çıkmasından söz etti. Soru şöyleydi:
"22 Temmuz'da çok farklı bir Meclis aritmetiğinin ortaya çıkması büyük olasılık. Bu durumda cumhurbaşkanını yeni Meclis seçecek.
Çankaya için adaylığınızı koymayı düşünür müsünüz?
Bu soru, 5+5/cumhurbaşkanını halkın seçmesi halinde de geçerlidir." İşte Baykal'ın cevabı:
"22 Temmuz'da CHP 1. parti olursa, cumhurbaşkanı adayı için Meclis'teki ve Meclis dışındaki bütün partilerle görüşürüm. Uzlaşı ararım. Bütün partilerin üzerinde anlaşacakları bir ortak aday bulmaya çalışırım."
Soru havada kalmıştı. Netleşmesi için üsteleyince "CHP'nin 22 Temmuz sonrası olası tavrının" işaretini verdi:
"Bütün partilerin üzerinde anlaşabileceği bir cumhurbaşkanı adayı herhalde sıcak siyasetin içinden olmayacak."
Doğru bir yaklaşım.
İtalya örneği
Siyasi parti başkanlığından ya da çok önde gelen yöneticiliğinden Çankaya'ya çıkanlar, Anayasa'nın "tarafsızlık" ilkesine rağmen partileriyle ilişkilerini koparamıyorlar. Tarafsız kalamıyorlar.
Siyasete bir süre ara vermiş olan deneyimli ve tarafsız kalabilecek kişiler, Anayasa'nın ruhu ile uyumlu olabiliyorlar.
İtalya da cumhurbaşkanını böyle bir yaklaşımla seçti. Belki de siyaset dışından bir isim olabilir.
Bakınız Türkiye birkaç haftada nereden nereye geldi. Meclis Başkanı Bülent Arınç ne diyordu?..
"Yeni cumhurbaşkanını bu Meclis seçecek. Yeni cumhurbaşkanı bu Meclis'ten olacak. Yeni cumhurbaşkanı dindar olacak..."
Hiçbiri olmadı.
Sadece o mu?
Hani erken seçim olmayacaktı?
........................
Süleyman Demirel'in "Siyasette 24 saat bile uzun süredir. Her şey değişebilir" sözü bir kez daha kanıtlanıyor. Ve çoğunluğa güvenerek dayatmaların demokraside geçerli olmadığını da...
Birayı çok severim ama Halil Tunç'un sırtındaki nasırı öğrendikten sonra Çiftlik lokantasında bira içmek içimden gelmedi.
Taran da vazgeçmiş. DP'nin kampanyasını almış. Öyküsü yarın... CHP de İstanbul reklam dünyasının kurtlarıyla görüşmelerini sürdürüyor.
Onlardan Galatasaraylı olanı ağır basıyor. Kiminle anlaşırsa anlaşsın kullanmak üzere vereceği "mal" iyi:
"Sıfır açlık.
Milleti ezdirmeyeceğiz.
Ülkeyi soydurmayacağız.
Devleti böldürmeyeceğiz."
.....................
Bu sloganların adresi belli.
Sosyal demokrat ilkelerle de örtüşüyor.
Baykal, terör konusunda kaygılı.
Terörün önlenmesi için güvenlik güçlerinin yanı sıra ekonomik, kültürel, demokratik açılımlar için hazırladıkları programı açıklayacak.
Ancak... Terörün arkasındaki uluslararası güçlerin de devreden çıkmaları/çıkarılmaları için Ankara'da bileği bükülmemiş, ciddi, kararlı ve ağırlıklı bir iktidarın gerekli olduğunu söylüyor.
Ne demek istediğinin şifresi, dün 6 şehit verdiğimiz katil mayının sicilindedir.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

