Orkestra susmamalı
AB'ye uyum sürecinde reformların ritmini müziğe benzeten AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn, "Bu hızlı bir samba da olabilir, yavaş bir vals de... Ancak ne olursa olsun müzik durmamalı" dedi
İpek Yezdani
İstanbul'da düzenlenen "Türkiye ve AB: Avrupa Enerji Politikası İçin Birlikte" konulu üst düzey konferansta konuşan Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn, Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde reformların ritmini sadece ve sadece "Türkiye'nin kendisinin" belirleyeceğini belirterek, "Bu hızlı bir samba da olabilir, yavaş bir vals de olabilir, ancak ne olursa olsun müzik ve orkestra durmamalı" dedi. Rehn, "Türkiye'nin Kemal Atatürk'ün başlatmış olduğu yoldaki modernleşme sürecinde AB'ye entegre olması temel çıkarınadır" diye konuştu.
Avrupa Komisyonu ve Türkiye ortaklığıyla Conrad Oteli'nde düzenlenen konferansa, Olli Rehn, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Avrupa Komisyonu'nun Enerjiden Sorumlu Komiseri Andris Piebalgs, AB Dönem Başkanı Almanya'nın Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Georg Boomgarden ve TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda üst düzey bürokrat ile iş dünyasından önde gelen isimler katıldı.
Rehn, terör saldırıları için Türk halkına başsağlığı dileyerek başladığı konuşmasında, "AB, Türkiye'ye ve onun halkına yöneltilen bu korkunç saldırıları lanetliyor. Terörizme karşı ortak savaşımızda AB kesinlikle sizin tarafınızdadır" dedi.
Demokrasinin üstünlüğü
Türkiye'de son dönemde yaşanan siyasi gelişmeleri yakından izlediğini belirten Rehn, "Daha önce üye olan ülkelerin yaşadıkları süreçlerden de biliyoruz ki AB'ye üyelik süreci, siyasi partileri ve tüm toplumu içine alan geniş bir ulusal fikir birliği gerektirir" diye konuştu. AB'ye üyelik sürecinde teknik müzakereler ve hukuki düzenlemelerin sürecin çatısını oluştururken, hukukun üstünlüğü ve temel özgürlüklerin sağlanmasının da temelini oluşturduğuna dikkat çeken Rehn, şunları söyledi:"Temel demokratik değerler ve insan hakları, hukukun üstünlüğü, azınlıkların korunması, Türkiye'nin hâlâ ilerlemesi gereken konular. Özellikle de ifade özgürlüğü, dini özgürlükler ve sivil-ordu ilişkilerinde demokrasinin üstünlüğü çok önemli."
Kaliforniya aksanı...
Rehn, Türkiye'yi geçen kasım ayında "gözlemci ülke" statüsüyle bulunduğu Avrupa Enerji Topluluğu Anlaşması'na katılmaya da davet etti. Rehn, Devlet Bakanı Ali Babacan'ın konuşmasını Türkçe yapmasıyla ilgili olarak bir espri yaparak, "Ali Babacan normalde Kaliforniya aksanıyla çok iyi İngilizce konuşur, ancak burada Türkçe konuşmayı tercih etti, böylece seçim konuşmalarını da başlatmış oldu" dedi.
Babacan: Kimse kimseyi aldatmasınKonferansta konuşan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'ne uymak mecburiyetinde olduğunu belirterek, "Bize özel durumlar vardır, bizim demokrasimiz bize özeldir, bizim hukukumuz bize özeldir deyip de kimse kimseyi aldatmasın, kandırmasın" dedi.
"Özellikle son bir buçuk aydır yaşadığımız iç olaylara baktığımızda bu AB sürecinin Türkiye için ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyoruz" diyen Babacan, üstü kapalı imalarda bulunduğu konuşmasında şunları söyledi:
"Her ülkenin kendi koşulları özeldir, bizim demokrasimiz bize özel bir demokrasidir, hukukun üstünlüğü bizde de vardır, ama bazen bunun dışında farklı şeyler de yapılabilir gibi yaklaşımlar maalesef Türkiye'yi on yıllarca üçüncü dünya ülkesi olmaya mahkûm edecek yaklaşımlardır. Türkiye'de demokrasinin nasıl işlediği her yıl AB tarafından rapor ediliyor. Üye ülkeler dikkatle Türkiye'deki gelişmeleri izliyorlar, artık bizim iç gündemimiz diye bir şey yok, Türkiye'deki tüm önemli gelişmeler artık AB ülkelerindeki gazetelerde birinci sayfadan manşet oluyor."
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

