
Fikret BİLA
Yön
Biftek tabağındaki havuç ve bezelyeler
Listelerin açıklanmasından sonra, siyasette -moda deyimle- "merkez-çevre" tartışmalarıyla ilgili sohbet ederken konu AKP'nin yeni vitrinine geldi.
Vitrine taşınan ve kökten AKP'li olmayan isimleri listeye koyan Başbakan Erdoğan'ın partisini "merkez"e taşıyıp taşımadığını tartışıyorduk ki Dr. Nihat Ali Özcan, durumu şöyle özetledi:
- AKP'nin vitrine taşıdığı yeni isimler biftek tabağındaki havuç ve bezelyeler gibi duruyor. Asıl yemek yine biftek. AKP sunduğu yemeği değiştirmiş değil.
Karar mekanizması
AKP'nin transfer ettiği yeni isimlerin işlevi önemli. Belirleyici olan, bu isimlerin karar mekanizmalarında yer alıp almayacağı. AKP'nin temel politikalarını belirleyip belirlemeyecekleri...
Bu ölçüyle bakıldığında vitrine çıkarılan isimlerin AKP'ye asıl rengini vereceklerini düşünmek hayalcilik olur. Kararları yine AKP'nin "çekirdek kadrosu" verecektir.
Milli Görüş
Erdoğan'ın yaptığı listeyi "Milli Görüş"ün tasfiyesi olarak değerlendirenler oldu. Milli Görüş kökenli bazı isimlerin listede yer almayışı böyle yorumlandı.
Böyle bir kanıya varmak için, "Milli Görüş" nedir, sorusunu yanıtlamak gerekir. "Milli Görüş" bir nicelik meselesi değildir. Nitelik meselesidir.
Bu kökten gelen kaç milletvekili olduğu değil, AKP adına karar alanların bu görüşten gelip gelmedikleri, bu görüşü terk edip etmedikleri önemlidir.
Böyle bakınca Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Bülent Arınç, partinin "çekirdeği"ni oluşturduğu sürece bu görüşün tasfiye edildiğini söylemek zordur.
Milli Görüş'ün esasını "din" referansı oluşturur. Siyasetin bu ölçüyle yapılması, bireysel ve toplumsal yaşamın din esaslı olması, giderek devletin de bu yapıya oturtulması temel amaçtır.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Arınç'ın "Dindar biri seçilecek" biçiminde yaptığı tanım, bu görüşün özüdür.
Erdoğan'ın liste tercihleriyle partide liderleşebilecek isimlerin etrafını boşaltması veya zayıflatması başka şeydir, "Milli Görüş" hedefleriyle siyaset yapmaktan vazgeçmesi başka...
Bu ölçü ve hedeflerden vazgeçtiğini söylemek bir yana, cumhurbaşkanlığı seçiminde gösterdiği tutum, parlamenter sistemi değiştirecek kadar inatla sürdürdüğü politika, aksine "din referanslı siyaset"teki ısrarını gösteriyor.
Tercihler
AKP'nin milletvekili, bakan, bürokrat tercihlerindeki öz değişmemiştir. Mevcut milletvekilleri gibi seçilebilir adaylar incelendiğinde ezici çoğunluğun yine aynı görüşe sahip isimler olduğu kolayca görülür. Türban, bürokrat atamalarında olduğu gibi milletvekili adaylığında da temel ölçüdür. Uygulama itibariyle bir "atama koşulu" haline gelmiştir. Bu koşula uymayan küçük bir azınlığın partide veya vitrinde yer bulması durumu değiştirmez.
fbila@milliyet.com.tr

