
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Ne yapmalı?
Çankaya krizi nedeniyle seçime sürüklenen Türkiye'de 22 Temmuz sonrasına dönük kaygılar, siyasi kadroları bugünden terör başta ülke gündemindeki sorunların demokrasiyi kesintiye uğratmadan nasıl çözüleceği konusunda "konsensüs"e zorluyor.
Kilitlenmenin nedenleri belli:
1- Cumhurbaşkanlığı seçimi,
2- Terörle mücadele ve Kuzey Irak,
3- 27 Nisan tarihli "muhtıra-darbe" sarmalı
AKP, 2007'nin ilk aylarında cumhurbaşkanlığı konusunda uzlaşma aramayarak tarihi bir hata yaptı. Krizi yönetemeyen iktidar seçime mecbur kalmanın ötesinde, zamanında karar üretemediği pek çok konuda sivil alanı askerlere bıraktı. Bugün gelinen noktada hükümet, Genelkurmay ile ters düşmüş, Kuzey Irak'ta müdahaleden kaçınan, altı ayda 55 askerimizi kaybettiğimiz terörle mücadelede zafiyet içinde bir görünüm çiziyor.
İktidarın cumhurbaşkanı adayı, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, hükümet ile ordu arasında sorun bulunmadığına kamuoyunu ikna etmek için Genelkurmay'a yaptığı "kayıt dışı" ziyaretleri basına sızdırma gereği duydu.
Elbette bunlar inandırıcı değil.
Hükümet ile Silahlı Kuvvetler arasında Kuzey Irak'a müdahaleye ilişkin uçurum var.
Başbakan Erdoğan, güvenlik zirvesi öncesinde, "Türkiye'deki 5 bin teröristle ilgili mücadele bitti mi ki, Kuzey Irak'taki 500 kişiyle uğraşma safahatına gelinecek?" diye konuştu. Bu sözler askere de göndermedir!
AKP liderinin asıl mesajı, "olmazsa olmaz" bir noktada atılması gereken bir adım konusunda Kuzey Irak'a girmeye mecbur bırakılmaya ilişkindir. "Niçin seçim sürecimizi sıkıntıya düşürecek bu tür adımları atalım?" diye sormaktadır. Erdoğan'ın şifrelerini çözecek bir başka cümlesi de şudur: "Acaba AKP'nin ikinci bir dönem iktidarını nasıl engelleriz diye planlar mı yapılıyor?" Erdoğan şehit cenazelerindeki protestoları da bu kampanyaya bağlamaktadır.
"Çankaya krizi, artan terör ve AKP'siz bir iktidar!"
Erdoğan'ın "plan" dediği budur. Seçimi erteletme, hatta "müdahale" senaryoları Ankara kulislerinde "AKP geleceğine, asker gelsin!" noktasına taşınmaktadır.
Bu son derece tehlikeli ve CHP başta iktidara gelme iddiasıyla seçime giren tüm partilerce şimdiden reddedilmesi gereken bir yaklaşımdır.
Seçim sonuçları ne olursa olsun Türkiye'de "darbe" savunulamaz. Olamaz!
AKP'ye düşen de Çankaya'da uzlaşmaya gitmektir.
Türkiye "terör"ün iç politika malzemesi olarak kullanılmasının faturasını 12 Eylül'e sürüklenerek ödedi. 1980'lere dönmek istemiyoruz!
22 Temmuz'da sandığa güvenelim.
dsazak@milliyet.com.tr

