
Meral TAMER
Türkan Saylan'a 301. madde soruşturması
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, 10 Nisan Laiklik Günü nedeniyle İTÜ Maçka yerleşkesinde düzenlenen "Türkiye'mizin çağdaşlaşma sürecinde laiklik" konulu toplantıda bir konuşma yapar.
Prof. Saylan'ın 3 sayfalık konuşma metninden cımbızla çekilip alınmış birkaç cümle, 2 gün sonra Zaman gazetesinde şu başlıkla yer alır:
"Saylan'dan tuhaf çıkış: Çocukların namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz." Spotta ise aynen şu satırlar yer almaktadır: "Türkler yakıp yıkmış. Gençlik Orkestrası'nı yöneten Muhammed. Çocuklarımızın namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz. Türklere ve dine hakaret içeren bu sözler, Prof. Saylan'a ait."
Hakaret ve tehdit
Haber, Zaman'ın internet sitesinde de yayınlanır ve okur-yorum linki açılarak okurlardan yorum yapmaları istenir. O linke yüzlerce hakaret ve tehdit mesajı gelir; muhtemelen bu mesajların sahiplerinden biri de, savcılığa ihbar dilekçesi gönderir.
Ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Bürosu da, hem Türklüğe hakaret (301. madde) hem de dine hakaretten (216. madde) hazırlık soruşturması başlatır. Ve Prof. Saylan, geçen hafta avukatı Buket Çömlekoğlu ile birlikte mahkemeye giderek ifade verir, savunmasını yapar.
Bu arada Saylan'ın konuşması teypten deşifre edilir ve Zaman'daki habere başlık olan "Çocuklarımızın namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz" diye bir cümle kesinlikle bulunamaz!
Prof. Saylan hakkındaki soruşturmanın dine hakaret kısmına kaynak oluşturan, "Orkestra şefinin isminin Muhammed olması nasıl bir ironi" cümlesidir ve Peygamber'in ismine aşağılama, dine hakaret içerdiği iddia edilmektedir.
Türklüğe hakaret kısmında ise Prof. Saylan'ın, o sıralar gündemde olan AKM'nin yıkılması konusuna itiraz ettiği bölümden, konunun önü ve arkası tıraşlanarak alınmış: "Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız. Başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz."
Adı Muhammed'se...
Oysa Prof. Saylan konuşmasında aynen şöyle diyor:
"Geçen gün AKM'nin önündeki toplantıda birdenbire düşündüm. Demirtaş Ceyhun'un 'Ah Şu Göçebe Türkler' diye bir kitabı vardır. Çok hoştur, oradan da esinlenerek dedim ki: Biz Türkler hep akınlar etmişiz; yakmışız, yıkmışız. Başkalarının yaptıklarını yakıp, yıkmışız. Ama şimdi biz kendi yaptıklarımızı da yakıp yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık sevgili arkadaşlar?"
Saylan, dine hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanmasının istendiği bölümde ise aynen şöyle diyor:
"Çok güzel bir doğaçlama oldu. Bu Gençlik Orkestrası'nı yaratan, yöneten arkadaşımızın adı Muhammed. Düşünebiliyor musunuz ironiyi burada. Demek ki biz çağdaş yaşamı da bu şekilde kapsayabiliyoruz ve geçmişle gelecek arasında köprü olabiliyoruz. Ne güzel, her şeyimizi çağdaş bir şekilde koruyabiliriz. İsimlerimizi de koruyabiliyoruz."
Prof. Saylan'ın bu sözleri, Zaman'daki habere şu cümlelerle yansıyor:
"Konuşmasında, programda bulunan Gençlik Orkestrası'nı yöneten müzisyenin isminin Muhammed olmasından yakınan Saylan 'Gençlik Orkestrası'nı yaratan, yöneten arkadaşımızın adı Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi' yorumunu yaptı."
mtamer@milliyet.com.tr

